و ض ع
24ayette
26kez geçiyor
18/114surede
10farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %42 · Medenî %58
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
İnşirâh 2
12. inen sure
En çok geçtiği sure
Âl-i İmrân
4 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| تَضَعُ | Feale-Yefalu | تَفْعَلُ | Koyar | 6 |
| يَضَعْنَ | Feale-Yefalu | يَفْعَلْنَ | Koyarlar | 4 |
وَضَعَتْهَا
3 yazım |
Feale-Yefalu | فَعَلَتْهَا | Onu koydu | 3 |
| وَوُضِعَ | Feale-Yefalu | وَفُعِلَ | Konuldu | 3 |
| مَوَاضِعِه۪ | İsim | مَفَاعِلِهِ | Onun konulduğu yerler | 3 |
وَوَضَعَ
3 yazım |
Feale-Yefalu | وَفَعَلَ | Ve koydu | 3 |
| وَضَعْتُهَٓا | Feale-Yefalu | فَعَلْتُهَا | Onu koydum | 1 |
| وَلَا۬اَوْضَعُوا | İfal Babı | وَلَأَفْعَلُوا | Ve kesinlikle koydurdular | 1 |
| وَنَضَعُ | Feale-Yefalu | وَنَفْعَلُ | Koyarız | 1 |
| مَوْضُوعَةٌۙ | Sıfat | مَفْعُولَةٌ | Konulan | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Koyarlar 3
Koyar 3
Onu koydu 2
Konuldu 2
Onun konulduğu yerler 2
Koyarsınız 2
Onu koydum 1
Koydu 1
Onun konmaları 1
Ve kaldırır 1
Ve kesinlikle koydurdular 1
Koyarız 1
Ve koyar 1
Ve konuldu 1
Diğer 4 anlam
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
A’râf suresi ✕ Süzgeci kaldır
1 ayet
اَلَّذ۪ينَ
يَتَّبِعُونَ
الرَّسُولَ
النَّبِيَّ
الْاُمِّيَّ
الَّذ۪ي
يَجِدُونَهُ
مَكْتُوباً
عِنْدَهُمْ
فِي
التَّوْرٰيةِ
وَالْاِنْج۪يلِۘ
يَأْمُرُهُمْ
بِالْمَعْرُوفِ
وَيَنْهٰيهُمْ
عَنِ
الْمُنْكَرِ
وَيُحِلُّ
لَهُمُ
الطَّيِّبَاتِ
وَيُحَرِّمُ
عَلَيْهِمُ
الْخَبَٓائِثَ
وَيَضَعُ
عَنْهُمْ
اِصْرَهُمْ
وَالْاَغْلَالَ
الَّت۪ي
كَانَتْ
عَلَيْهِمْۜ
فَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
بِه۪
وَعَزَّرُوهُ
وَنَصَرُوهُ
وَاتَّبَعُوا
النُّورَ
الَّـذ۪ٓي
اُنْزِلَ
مَعَهُٓۙ
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْمُفْلِحُونَ۟
«Bu dünyada ve ahirette bizim için güzel olanı yaz; biz Sana yöneldik» dedi. Allah: «Azabıma dilediğim kimseyi uğratırım, rahmetim herşeyi kaplamıştır; bunu Allah’a karşı gelmekten sakınanlara, zekat verenlere, ayetlerimize inanıp, yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılı buldukları, okuyup yazması olmayan peygambere uyanlara yazacağız. O peygamber, onlara, uygun olanı emreder ve fenalıktan meneder, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılar, onların ağır yüklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir. Bu peygambere inanan, hürmet eden, yardım eden, onunla gönderilen nura uyanlar yok mu? İşte onlar saadete erenlerdir» dedi.[156-157]
Yükleniyor...