و ذ ر
43ayette
45kez geçiyor
29/114surede
5farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %80 · Medenî %20
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 44
2. inen sure
En çok geçtiği sure
En’âm
6 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| فَذَرْهُمْ | Feile-Yefalu | فَافْعَلْهُمْ | Onları bırak | 22 |
وَتَذَرُونَ
8 yazım |
Feile-Yefalu | وَتَفْعَلُونَ | Ve bırakırsınız | 11 |
وَيَذَرُونَ
5 yazım |
Feile-Yefalu | وَيَفْعَلُونَ | Ve bırakırlar | 7 |
وَنَذَرُهُمْ
4 yazım |
Feile-Yefalu | وَنَفْعَلُهُمْ | Ve bırakırız | 4 |
| تَذَرُنَّ | Feile-Yefalu | تَفْعَلُنَّ | Kesinlikle bırakmayın | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
وَتَذَرُونَ ✕ Süzgeci kaldır
11 ayet
وَلَنْ
تَسْتَط۪يعُٓوا
اَنْ
تَعْدِلُوا
بَيْنَ
النِّسَٓاءِ
وَلَوْ
حَرَصْتُمْ
فَلَا
تَم۪يلُوا
كُلَّ
الْمَيْلِ
فَتَذَرُوهَا
كَالْمُعَلَّقَةِۜ
وَاِنْ
تُصْلِحُوا
وَتَتَّقُوا
فَاِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
غَفُوراً
رَح۪يماً
Adil hareket etmeye ne kadar uğraşsanız, kadınlar arasında eşitlik yapamayacaksınız, bari bir tarafa kalben tamamen meyletmeyin ki diğerini askıdaymış gibi bırakmış olmayasınız. İşleri düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız bilin ki Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.[129]
وَقَالَ
الْمَلَأُ
مِنْ
قَوْمِ
فِرْعَوْنَ
اَتَذَرُ
مُوسٰى
وَقَوْمَهُ
لِيُفْسِدُوا
فِي
الْاَرْضِ
وَيَذَرَكَ
وَاٰلِهَتَكَۜ
قَالَ
سَنُقَتِّلُ
اَبْنَٓاءَهُمْ
وَنَسْتَحْـي۪
نِسَٓاءَهُمْۚ
وَاِنَّا
فَوْقَهُمْ
قَاهِرُونَ
Firavun milletinin ileri gelenleri: «Musa’yı ve milletini yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve tanrılarını bıraksınlar diye mi koyveriyorsun?» dediler. Firavun: «Onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz» dedi.[127]
وَزَكَرِيَّٓا
اِذْ
نَادٰى
رَبَّهُ
رَبِّ
لَا
تَذَرْن۪ي
فَرْداً
وَاَنْتَ
خَيْرُ
الْوَارِث۪ينَۚ
Zekeriya da: «Rabbim! Beni tek Başıma bırakma, Sen varislerin en hayırlısısın» diye nida etmişti.[89]
وَتَذَرُونَ
مَا
خَلَقَ
لَكُمْ
رَبُّكُمْ
مِنْ
اَزْوَاجِكُمْۜ
بَلْ
اَنْتُمْ
قَوْمٌ
عَادُونَ
Kardeşleri Lut, onlara: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz» dedi.[161-166]
اَتَدْعُونَ
بَعْلاً
وَتَذَرُونَ
اَحْسَنَ
الْخَالِق۪ينَۙ
Milletine: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah’ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?» demişti.[124-126]
مَا
تَذَرُ
مِنْ
شَيْءٍ
اَتَتْ
عَلَيْهِ
اِلَّا
جَعَلَتْهُ
كَالرَّم۪يمِۜ
Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.[41-42]
وَقَالُوا
لَا
تَذَرُنَّ
اٰلِهَتَكُمْ
وَلَا
تَذَرُنَّ
وَداًّ
وَلَا
سُوَاعاًۙ
وَلَا
يَغُوثَ
وَيَعُوقَ
وَنَسْراًۚ
İnsanlara: «Sakın tanrılarınızı bırakmayın, Ved, Suva, Yağus,Yeuk ve Nesr putlarından asla vazgeçmeyin» dediler.[23]
وَقَالَ
نُوحٌ
رَبِّ
لَا
تَذَرْ
عَلَى
الْاَرْضِ
مِنَ
الْكَافِر۪ينَ
دَيَّاراً
Nuh dedi ki: «Rabbim! Yeryüzünde hiçbir inkarcı bırakma.»[26]
اِنَّكَ
اِنْ
تَذَرْهُمْ
يُضِلُّوا
عِبَادَكَ
وَلَا
يَلِدُٓوا
اِلَّا
فَاجِراً
كَفَّاراً
«Doğrusu Sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; sadece ahlaksız ve çok inkarcıdan başkasını doğurup yetiştirmezler.»[27]
لَا
تُبْق۪ي
وَلَا
تَذَرُۚ
O, ne geri bırakır ne de azabdan vazgeçer.[28]
Yükleniyor...