ه ذ ا
207ayette
225kez geçiyor
59/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %87 · Medenî %13
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 44
2. inen sure
En çok geçtiği sure
En’âm
17 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ب ي ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
27 ayet
Renkler türü, ton kökü gösterir — ه ذ ا: koyu (isim, fiil) · ب ي ن: açık (isim, fiil)
وَقَالَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لَنْ
نُؤْمِنَ
بِهٰذَا
الْقُرْاٰنِ
وَلَا
بِالَّذ۪ي
بَيْنَ
يَدَيْهِۜ
وَلَوْ
تَرٰٓى
اِذِ
الظَّالِمُونَ
مَوْقُوفُونَ
عِنْدَ
رَبِّهِمْۚ
يَرْجِعُ
بَعْضُهُمْ
اِلٰى
بَعْضٍۨ
الْقَوْلَۚ
يَقُولُ
الَّذ۪ينَ
اسْتُضْعِفُوا
لِلَّذ۪ينَ
اسْتَكْبَرُوا
لَوْلَٓا
اَنْتُمْ
لَكُنَّا
مُؤْمِن۪ينَ
İnkar edenler: «Bu Kuran’a ve ondan öncekilere inanmayacağız» dediler. Sen bu zalimleri, Rablerinin huzurunda dikilmiş oldukları zaman, suçu birbirine atıp dururken bir görsen! Güçsüz sayılanlar, büyüklük taslayanlara: «Siz olmasaydınız biz inanmış olacaktık» derler.[31]
وَاِذَا
تُتْلٰى
عَلَيْهِمْ
اٰيَاتُنَا
بَيِّنَاتٍ
قَالُوا
مَا
هٰذَٓا
اِلَّا
رَجُلٌ
يُر۪يدُ
اَنْ
يَصُدَّكُمْ
عَمَّا
كَانَ
يَعْبُدُ
اٰبَٓاؤُ۬كُمْۚ
وَقَالُوا
مَا
هٰذَٓا
اِلَّٓا
اِفْكٌ
مُفْتَرًىۜ
وَقَالَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لِلْحَقِّ
لَمَّا
جَٓاءَهُمْۙ
اِنْ
هٰذَٓا
اِلَّا
سِحْرٌ
مُب۪ينٌ
Ayetlerimiz onlara apaçık olarak okunduğu zaman: «Bu adam sizi babalarınızın taptıklarından alıkoymaktan başka bir şey istemiyor» derlerdi. «Bu Kuran düpedüz bir uydurmadan başka bir şey değildir» derlerdi. Hak, inkar edenlere geldiğinde, onun için: «Bu apaçık bir büyüdür» demişlerdi.[43]
وَقَالُٓوا
اِنْ
هٰذَٓا
اِلَّا
سِحْرٌ
مُب۪ينٌۚ
«Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?» derler.[15-17]
اِنَّ
هٰذَا
لَهُوَ
الْبَلٰٓؤُا
الْمُب۪ينُ
Doğrusu bu apaçık bir deneme idi.[106]
اَمْ
اَنَا۬
خَيْرٌ
مِنْ
هٰذَا
الَّذ۪ي
هُوَ
مَه۪ينٌ
وَلَا
يَكَادُ
يُب۪ينُ
«Yahut, ben zavallı ve nerdeyse konuşamayan bu kimseden daha üstün değil miyim?»[52]
وَاِذَا
تُتْلٰى
عَلَيْهِمْ
اٰيَاتُنَا
بَيِّنَاتٍ
قَالَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لِلْحَقِّ
لَمَّا
جَٓاءَهُمْۙ
هٰذَا
سِحْرٌ
مُب۪ينٌۜ
Ayetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman inkar edenler, kendilerine gelen gerçek için: «Bu, apaçık bir büyüdür» derler.[7]
وَاِذْ
قَالَ
ع۪يسَى
ابْنُ
مَرْيَمَ
يَا بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
اِنّ۪ي
رَسُولُ
اللّٰهِ
اِلَيْكُمْ
مُصَدِّقاً
لِمَا
بَـيْنَ
يَدَيَّ
مِنَ
التَّوْرٰيةِ
وَمُبَشِّراً
بِرَسُولٍ
يَأْت۪ي
مِنْ
بَعْدِي
اسْمُهُٓ
اَحْمَدُۜ
فَلَمَّا
جَٓاءَهُمْ
بِالْبَـيِّنَاتِ
قَالُوا
هٰذَا
سِحْرٌ
مُب۪ينٌ
Meryem oğlu İsa: «Ey İsrailoğulları! Doğrusu ben, benden önce gelmiş olan Tevrat’ı doğrulayan, benden sonra gelecek ve adı Ahmet olacak bir peygamberi müjdeleyen, Allah’ın size gönderilmiş bir peygamberiyim» demişti. Ama o elçi, kendilerine belgelerle geldiği zaman: «Bu, apaçık bir sihirdir» demişlerdi.[6]
Yükleniyor...