ه ا ر و ن
20ayette
20kez geçiyor
13/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %90 · Medenî %10
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
A’râf 122
39. inen sure
En çok geçtiği sure
Tâ-Hâ
4 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
هٰرُونَ
4 yazım |
İsmi Alem | فَاعُولَ | Harun | 20 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ أ خ و ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
7 ayet
Renkler türü, ton kökü gösterir — ه ا ر و ن: koyu (isim, fiil) · أ خ و: açık (isim, fiil)
وَوٰعَدْنَا
مُوسٰى
ثَلٰث۪ينَ
لَيْلَةً
وَاَتْمَمْنَاهَا
بِعَشْرٍ
فَتَمَّ
م۪يقَاتُ
رَبِّه۪ٓ
اَرْبَع۪ينَ
لَيْلَةًۚ
وَقَالَ
مُوسٰى
لِاَخ۪يهِ
هٰرُونَ
اخْلُفْن۪ي
ف۪ي
قَوْم۪ي
وَاَصْلِحْ
وَلَا
تَتَّبِـعْ
سَب۪يلَ
الْمُفْسِد۪ينَ
Musa’ya otuz gece vade verip sonra buna on gece daha kattık; böylece Rabbinin tayin ettiği müddet kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun’a, «Milletim içinde benim yerime geç, onları ıslah et, bozguncuların yoluna gitme» dedi.[142]
يَٓا اُخْتَ
هٰرُونَ
مَا
كَانَ
اَبُوكِ
امْرَاَ
سَوْءٍ
وَمَا
كَانَتْ
اُمُّكِ
بَغِياًّۚ
Çocuğu alıp kavmine getirdi, onlar: «Meryem! Utanılacak bir şey yaptın. Ey Harun’un kızkardeşi! Baban kötü bir kimse değildi, annen de iffetsiz değildi» dediler.[27-28]
وَوَهَبْنَا
لَهُ
مِنْ
رَحْمَتِنَٓا
اَخَاهُ
هٰرُونَ
نَبِياًّ
Rahmetimizden, kardeşi Harun’u bir peygamber olarak ona bağışladık.[53]
هٰرُونَ
اَخ۪يۚ
Musa: «Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun’u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin» dedi.[25-35]
ثُمَّ
اَرْسَلْنَا
مُوسٰى
وَاَخَاهُ
هٰرُونَ
بِاٰيَاتِنَا
وَسُلْطَانٍ
مُب۪ينٍۙ
Sonra Musa ve kardeşi Harun’u, Firavun ve erkanına mucizelerimiz ve apaçık delille gönderdik. Büyüklük tasladılar. Zaten mağrur bir topluluktular.[45-46]
وَلَقَدْ
اٰتَيْنَا
مُوسَى
الْكِتَابَ
وَجَعَلْنَا
مَعَهُٓ
اَخَاهُ
هٰرُونَ
وَز۪يراًۚ
And olsun ki Musa’ya Kitap verdik, kardeşi Harun’u da kendisine vezir yaptık.[35]
وَاَخ۪ي
هٰرُونُ
هُوَ
اَفْصَحُ
مِنّ۪ي
لِسَاناً
فَاَرْسِلْهُ
مَعِيَ
رِدْءاً
يُصَدِّقُن۪يۘ
اِنّ۪ٓي
اَخَافُ
اَنْ
يُكَذِّبُونِ
Musa: «Rabbim! Doğrusu ben onlardan bir cana kıydım. Beni öldürmelerinden korkarım. Kardeşim Harun’un dili benimkinden daha düzgündür. Onu, beni destekleyen bir yardımcı olarak benimle gönder, çünkü beni yalanlamalarından korkarım» dedi.[33-34]
Yükleniyor...