ن و س
225ayette
241kez geçiyor
53/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %49 · Medenî %51
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Nâs 1
21. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
39 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
النَّاسِ
6 yazım
|
İsim | الْفَعَلِ | İnsanlar | 241 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“İnsanlar” ✕ Süzgeci kaldır
165 ayet
يَٓا اَيُّهَا
النَّاسُ
اذْكُرُوا
نِعْمَتَ
اللّٰهِ
عَلَيْكُمْۜ
هَلْ
مِنْ
خَالِقٍ
غَيْرُ
اللّٰهِ
يَرْزُقُكُمْ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
وَالْاَرْضِۜ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَۘ
فَاَنّٰى
تُؤْفَكُونَ
Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini anın; sizi gökten ve yerden rızıklandıran Allah’tan başka bir yaratan var mıdır? O’ndan başka tanrı yoktur. Nasıl aldatılıp da döndürülürsünüz?[3]
يَٓا اَيُّهَا
النَّاسُ
اِنَّ
وَعْدَ
اللّٰهِ
حَقٌّ
فَلَا
تَغُرَّنَّكُمُ
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَا۠
وَلَا
يَغُرَّنَّكُمْ
بِاللّٰهِ
الْغَرُورُ
Ey insanlar! Allah’ın verdiği söz şüphesiz gerçektir; dünya hayatı sizi aldatmasın. Allah’ın affına güvendirerek şeytan sizi ayartmasın.[5]
يَٓا اَيُّهَا
النَّاسُ
اَنْتُمُ
الْفُقَـرَٓاءُ
اِلَى
اللّٰهِۚ
وَاللّٰهُ
هُوَ
الْغَنِيُّ
الْحَم۪يدُ
Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaçsınız, Allah ise müstağnidir, övülmeğe layık olandır.[15]
وَمِنَ
النَّاسِ
وَالدَّوَٓابِّ
وَالْاَنْعَامِ
مُخْتَلِفٌ
اَلْوَانُهُ
كَذٰلِكَۜ
اِنَّمَا
يَخْشَى
اللّٰهَ
مِنْ
عِبَادِهِ
الْعُلَمٰٓؤُ۬اۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
عَز۪يزٌ
غَفُورٌ
İnsanlar, yerde yürüyenler ve davarlar da böyle türlü türlü renktedirler. Allah’ın kulları arasında O’ndan korkan, ancak bilginlerdir. Doğrusu Allah güçlüdür, bağışlayandır.[28]
وَلَوْ
يُؤَاخِذُ
اللّٰهُ
النَّاسَ
بِمَا
كَسَبُوا
مَا
تَرَكَ
عَلٰى
ظَهْرِهَا
مِنْ
دَٓابَّةٍ
وَلٰكِنْ
يُؤَخِّرُهُمْ
اِلٰٓى
اَجَلٍ
مُسَمًّىۚ
فَاِذَا
جَٓاءَ
اَجَلُهُمْ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
بِعِبَادِه۪
بَص۪يراً
Allah insanları işlediklerine karşılık hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde bir canlı bırakmaması gerekirdi. Ama onları belli bir süreye kadar erteler. Süreleri gelince gereğini yapar. Doğrusu Allah kullarını görmektedir.[45]
يَا دَاوُ۫دُ
اِنَّا
جَعَلْنَاكَ
خَل۪يفَةً
فِي
الْاَرْضِ
فَاحْكُمْ
بَيْنَ
النَّاسِ
بِالْحَقِّ
وَلَا
تَتَّبِعِ
الْهَوٰى
فَيُضِلَّكَ
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِۜ
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يَضِلُّونَ
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
لَهُمْ
عَذَابٌ
شَد۪يدٌ
بِمَا
نَسُوا
يَوْمَ
الْحِسَابِ۟
Ey Davud! Seni şüphesiz yeryüzünde hükümran kıldık, o halde insanlar arasında adaletle hükmet, hevese uyma yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Doğrusu, Allah’ın yolundan sapanlara, onlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin azap vardır.[26]
لَخَلْقُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
اَكْبَرُ
مِنْ
خَلْقِ
النَّاسِ
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَ
النَّاسِ
لَا
يَعْلَمُونَ
Göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Fakat insanların çoğu bilmezler.[57]
اِنَّ
السَّاعَةَ
لَاٰتِيَةٌ
لَا
رَيْبَ
ف۪يهَا
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَ
النَّاسِ
لَا
يُؤْمِنُونَ
Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Bunda şüphe yoktur, fakat, insanların çoğu inanmıyor.[59]
اَللّٰهُ
الَّذ۪ي
جَعَلَ
لَكُمُ
الَّيْلَ
لِتَسْكُنُوا
ف۪يهِ
وَالنَّهَارَ
مُبْصِراًۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَذُو
فَضْلٍ
عَلَى
النَّاسِ
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَ
النَّاسِ
لَا
يَشْكُرُونَ
Size, geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü aydınlık olarak yaratan Allah’tır. Doğrusu Allah insanlara karşı lütufkardır, ama insanların çoğu şükretmezler.[61]
اِنَّمَا
السَّب۪يلُ
عَلَى
الَّذ۪ينَ
يَظْلِمُونَ
النَّاسَ
وَيَبْغُونَ
فِي
الْاَرْضِ
بِغَيْرِ
الْحَقِّۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
لَهُمْ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
İnsanlara zulmedenlere, yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere karşı durulmalıdır. İşte, can yakıcı azap bunlaradır.[42]
وَلَوْلَٓا
اَنْ
يَكُونَ
النَّاسُ
اُمَّةً
وَاحِدَةً
لَجَعَلْنَا
لِمَنْ
يَكْفُرُ
بِالرَّحْمٰنِ
لِبُيُوتِهِمْ
سُقُفاً
مِنْ
فِضَّةٍ
وَمَعَارِجَ
عَلَيْهَا
يَظْهَرُونَۙ
Eğer bütün insanlar tek ümmet olma durumuna gelmeyecek olsaydı, Rahman olan Allah’ı inkar edenlerin evlerinin tavanlarını, üzerinde yükseldikleri merdivenleri, evlerinin kapılarını, üzerine yaslanacakları kerevetleri gümüşten yapar ve altın bezeklerle işlerdik. Bunların hepsi ancak dünya hayatının geçimliğidir. Ahiret, Rabbinin katında O’na karşı gelmekten sakınanlaradır.[33-35]
يَغْشَى
النَّاسَۜ
هٰذَا
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.[10-11]
قُلِ
اللّٰهُ
يُحْي۪يكُمْ
ثُمَّ
يُم۪يتُكُمْ
ثُمَّ
يَجْمَعُكُمْ
اِلٰى
يَوْمِ
الْقِيٰمَةِ
لَا
رَيْبَ
ف۪يهِ
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَ
النَّاسِ
لَا
يَعْلَمُونَ۟
De ki: «Sizi Allah diriltir, sonra öldürür, sonra sizi şüphe götürmeyen kıyamet gününde toplar. Ama insanların çoğu bilmezler.»[26]
وَاِذَا
حُشِرَ
النَّاسُ
كَانُوا
لَهُمْ
اَعْدَٓاءً
وَكَانُوا
بِعِبَادَتِهِمْ
كَافِر۪ينَ
Ama, insanlar kıyamet günü toplatılınca, putları onlara düşman olurlar ve tapınmalarını inkar ederler.[6]
وَعَدَكُمُ
اللّٰهُ
مَغَانِمَ
كَث۪يرَةً
تَأْخُذُونَهَا
فَعَجَّلَ
لَكُمْ
هٰذِه۪
وَكَفَّ
اَيْدِيَ
النَّاسِ
عَنْكُمْۚ
وَلِتَكُونَ
اٰيَةً
لِلْمُؤْمِن۪ينَ
وَيَهْدِيَكُمْ
صِرَاطاً
مُسْتَق۪يماًۙ
Allah size, ele geçireceğiniz bol bol ganimetler vadetmiştir. İnananlar için bir belge olması, sizi doğru yola eriştirmesi için bunları size hemen vermiş ve insanların size uzanan ellerini önlemiştir.[20]
يَٓا اَيُّهَا
النَّاسُ
اِنَّا
خَلَقْنَاكُمْ
مِنْ
ذَكَرٍ
وَاُنْثٰى
وَجَعَلْنَاكُمْ
شُعُوباً
وَقَـبَٓائِلَ
لِتَعَارَفُواۜ
اِنَّ
اَكْرَمَكُمْ
عِنْدَ
اللّٰهِ
اَتْقٰيكُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
عَل۪يمٌ
خَب۪يرٌ
Ey insanlar! Doğrusu Biz sizleri bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi milletler ve kabileler haline koyduk ki birbirinizi kolayca tanıyasınız. Şüphesiz, Allah katında en değerliniz, O’na karşı gelmekten en çok sakınanızdır. Allah bilendir, haberdardır.[13]
تَنْزِعُ
النَّاسَۙ
كَاَنَّهُمْ
اَعْجَازُ
نَخْلٍ
مُنْقَعِرٍ
Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.[19-20]
اَلَّذ۪ينَ
يَبْخَلُونَ
وَيَأْمُرُونَ
النَّاسَ
بِالْبُخْلِۜ
وَمَنْ
يَتَوَلَّ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
هُوَ
الْغَنِيُّ
الْحَم۪يدُ
Bunlar cimrilik ederler ve insanlara da cimrilik yapmalarını söylerler. Allah’ın buyruğundan kim yüz çevirirse bilsin ki, Allah şüphesiz müstağni ve övülmeğe layık olandır.[24]
لَقَدْ
اَرْسَلْنَا
رُسُلَنَا
بِالْبَيِّنَاتِ
وَاَنْزَلْنَا
مَعَهُمُ
الْكِتَابَ
وَالْم۪يزَانَ
لِيَقُومَ
النَّاسُ
بِالْقِسْطِۚ
وَاَنْزَلْنَا
الْحَد۪يدَ
ف۪يهِ
بَأْسٌ
شَد۪يدٌ
وَمَنَافِعُ
لِلنَّاسِ
وَلِيَعْلَمَ
اللّٰهُ
مَنْ
يَنْصُرُهُ
وَرُسُلَهُ
بِالْغَيْبِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
قَوِيٌّ
عَز۪يزٌ۟
And olsun ki peygamberlerimizi belgelerle gönderdik; insanların doğru (adaletli) hareket etmeleri için peygamberlere kitap ve ölçü indirdik; pek sert olan ve insanlara birçok faydası bulunan demiri de indirdik. Bu, Allah’ın dinine ve peygamberlerine görmeksizin yardım edenleri meydana çıkarması içindir. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür.[25]
قُلْ
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
هَادُٓوا
اِنْ
زَعَمْتُمْ
اَنَّكُمْ
اَوْلِيَٓاءُ
لِلّٰهِ
مِنْ
دُونِ
النَّاسِ
فَتَمَنَّوُا
الْمَوْتَ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
De ki: «Ey Yahudiler! Bütün insanlar bir yana, yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız ve bunda samimi iseniz, ölümü dilesenize!»[6]
Yükleniyor...