ن ف ع
49ayette
50kez geçiyor
31/114surede
7farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %68 · Medenî %32
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müddessir 48
4. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
5 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| يَنْفَعُ | Feale-Yefalu | يَفْعَلُ | Fayda eder | 22 |
| نَفْعاً | İsim | فَعْلًا | Fayda | 9 |
مَنَافِـعُ
5 yazım |
İsim | مَفَاعِلُ | Faydalar | 8 |
تَنْفَعُ
5 yazım |
Feale-Yefalu | تَفْعَلُ | Fayda eder | 7 |
نَفْعِهِمَاۜ
2 yazım |
İsim | فَعْلِهِمَا | İkisinin faydası | 2 |
| فَنَفَعَهَٓا | Feale-Yefalu | فَفَعَلَهَا | Hemen ona fayda etti | 1 |
| نَفَعَتِ | Feale-Yefalu | فَعَلَتْ | Fayda etti | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Fayda eder 11
Fayda 9
Onlara fayda eder 5
Size fayda eder 5
Faydalar 5
Ve faydalar 3
Bize fayda eder 3
Ona fayda eder 2
İkisinin faydası 1
Hemen ona fayda etti 1
Sana fayda eder 1
Onun faydası 1
Size fayda ederler 1
Ona fayda etmesi sebebiyle 1
Diğer 1 anlam
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
تَنْفَعُ ✕ Süzgeci kaldır
7 ayet
وَاتَّقُوا
يَوْماً
لَا
تَجْز۪ي
نَفْسٌ
عَنْ
نَفْسٍ
شَيْـٔاً
وَلَا
يُقْبَلُ
مِنْهَا
عَدْلٌ
وَلَا
تَنْفَعُهَا
شَفَاعَةٌ
وَلَا
هُمْ
يُنْصَرُونَ
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların yardım görmeyeceği günden korunun.[123]
يَوْمَئِذٍ
لَا
تَنْفَعُ
الشَّفَاعَةُ
اِلَّا
مَنْ
اَذِنَ
لَهُ
الرَّحْمٰنُ
وَرَضِيَ
لَهُ
قَوْلاً
O gün Rahman’ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez.[109]
وَلَا
تَنْفَعُ
الشَّفَاعَةُ
عِنْدَهُٓ
اِلَّا
لِمَنْ
اَذِنَ
لَهُۜ
حَتّٰٓى
اِذَا
فُزِّعَ
عَنْ
قُلُوبِهِمْ
قَالُوا
مَاذَاۙ
قَالَ
رَبُّكُمْۜ
قَالُوا
الْحَقَّۚ
وَهُوَ
الْعَلِيُّ
الْكَب۪يرُ
Allah’ın katında, kendisine izin verilenden başka kimse şefaat edemez. Sonunda, gönüllerindeki korku giderilince birbirlerine «Rabbiniz ne söyledi?» diye sorarlar; «Hak söyledi» derler. O, yücedir, büyüktür.[23]
وَذَكِّرْ
فَاِنَّ
الذِّكْرٰى
تَنْفَعُ
الْمُؤْمِن۪ينَ
Öğüt ver; doğrusu öğüt inananlara fayda verir.[55]
لَنْ
تَنْفَعَكُمْ
اَرْحَامُكُمْ
وَلَٓا
اَوْلَادُكُمْۚۛ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۚۛ
يَفْصِلُ
بَيْنَكُمْۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَص۪يرٌ
Yakınlarınız ve çocuklarınız size kıyamet gününde bir fayda veremezler. Allah onlarla sizi ayırır. Allah işlediklerinizi görendir.[3]
فَمَا
تَنْفَعُهُمْ
شَفَاعَةُ
الشَّافِع۪ينَۜ
Artık onlara, şefaatçilerin şefaati fayda vermez.[48]
اَوْ
يَذَّكَّرُ
فَتَنْفَعَهُ
الذِّكْرٰىۜ
Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.[4]
Yükleniyor...