ن ز ل

257ayette
293kez geçiyor
60/114surede
32farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %59 · Medenî %41
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Necm 13 23. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 26 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
اَنْزَلَ
16 yazım
İfal Babı أَفْعَلَ İndirdi 124
اُنْزِلَ
6 yazım
İfal Babı أُفْعِلَ İndirildi 52
نَزَّلَ
7 yazım
Tef'il Babı فَعَّلَ İndirdi 25
وَيُنَزِّلُ
4 yazım
Tef'il Babı وَيُفَعِّلُ İndirir 17
تَنْز۪يلُ
4 yazım
İsim تَفْعِيلُ İndirmek 11
نُزِّلَ
3 yazım
Tef'il Babı فُعِّلَ İndirildi 7
اُنْزِلَتْ
2 yazım
İfal Babı أُفْعِلَتْ İndirildi 6
نُزُلاً İsim فُعُلًا Konukluk 6
نُنَزِّلُ
4 yazım
Tef'il Babı نُفَعِّلُ İndiririz 4
نَزَلَ Feale-Yefilu فَعَلَ İndi 4
تَنْز۪يلاً İsim تَفْعِيلًا İndirmek 4
يُنَزَّلَ
2 yazım
Tef'il Babı يُفَعَّلَ İndirilir 3
الْمُنْزِل۪ينَ
2 yazım
İsim الْمُفْعِلِينَ İndirenler 3
تَنَزَّلُ Tefe'ale Babı تَتَفَعَّلُ İner 3
تُنَزَّلَ Tef'il Babı تُفَعَّلَ İndirilir 2
تُنَزِّلَ Tef'il Babı تُفَعِّلَ İndirirsin 2
مَنَازِلَ İsim مَفَاعِلَ Konak yerleri 2
مُنْزِلُونَ
2 yazım
İsim مُفْعِلُونَ İndirenler 2
يَنْزِلُ Feale-Yefilu يَفْعِلُ İner 2
نُزُلُهُمْ
2 yazım
İsim فُعُلُهُمْ Onların konukluğu 2
مُنْزَل۪ينَۜ İsim مُفْعَلِينَ İndirilenler 1
مُنَزِّلُهَا İsim مُفَعِّلُهَا Onu indiren 1
نَزَّلْـنَٓا Tef'il Babı فَعَّلْنَا İndirdik 1
مُنَزَّلٌ İsim مُفَعَّلٌ İndirilen 1
نَتَنَزَّلُ Tefe'ale Babı نَتَفَعَّلُ İneriz 1
مُنْزَلاً İsim مُفْعَلًا İndirilen 1
تَنَزَّلَتْ Tefe'ale Babı تَفَعَّلَتْ İndi 1
تَـتَنَزَّلُ Tefe'ale Babı تَتَفَعَّلُ İner 1
اَنْزَلْنَاهُ İfal Babı أَفْعَلْنَاهُ Onu indirdik 1
نُزِّلَتْ Tef'il Babı فُعِّلَتْ İndirildi 1
نَزْلَةً İsim فَعْلَةً İnmek 1
يَتَنَزَّلُ Tefe'ale Babı يَتَفَعَّلُ İner 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 26 anlam

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 0 kez (binde 0) 3. inen: Müzzemmil — 0 kez (binde 0) 4. inen: Müddessir — 0 kez (binde 0) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 0 kez (binde 0) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 2 kez (binde 5.6) 24. inen: Abese — 0 kez (binde 0) 25. inen: Kadr — 2 kez (binde 66.7) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 0 kez (binde 0) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 0 kez (binde 0) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 0 kez (binde 0) 34. inen: Kâf — 1 kez (binde 2.7) 35. inen: Beled — 0 kez (binde 0) 36. inen: Târık — 0 kez (binde 0) 37. inen: Kamer — 0 kez (binde 0) 38. inen: Sâd — 2 kez (binde 2.7) 39. inen: A’râf — 9 kez (binde 2.7) 40. inen: Cin — 0 kez (binde 0) 41. inen: Yâsîn — 5 kez (binde 6.9) 42. inen: Furkân — 8 kez (binde 9) 43. inen: Fâtır — 1 kez (binde 1.3) 44. inen: Meryem — 1 kez (binde 1) 45. inen: Tâ-Hâ — 5 kez (binde 3.7) 46. inen: Vâkı’a — 5 kez (binde 13.2) 47. inen: Şu’arâ — 7 kez (binde 5.3) 48. inen: Neml — 1 kez (binde 0.9) 49. inen: Kasas — 2 kez (binde 1.4) 50. inen: İsrâ — 8 kez (binde 5.1) 51. inen: Yûnus — 5 kez (binde 2.7) 52. inen: Hûd — 2 kez (binde 1) 53. inen: Yûsuf — 3 kez (binde 1.7) 54. inen: Hicr — 6 kez (binde 9.2) 55. inen: En’âm — 18 kez (binde 5.9) 56. inen: Sâffât — 2 kez (binde 2.3) 57. inen: Lokman — 3 kez (binde 5.5) 58. inen: Sebe’ — 2 kez (binde 2.3) 59. inen: Zümer — 7 kez (binde 6) 60. inen: Mü’min — 2 kez (binde 1.6) 61. inen: Fussilet — 6 kez (binde 7.6) 62. inen: Şûrâ — 4 kez (binde 4.7) 63. inen: Zuhruf — 2 kez (binde 2.4) 64. inen: Duhân — 1 kez (binde 2.9) 65. inen: Câsiye — 2 kez (binde 4.1) 66. inen: Ahkâf — 2 kez (binde 3.1) 67. inen: Zâriyât — 0 kez (binde 0) 68. inen: Gâşiye — 0 kez (binde 0) 69. inen: Kehf — 4 kez (binde 2.5) 70. inen: Nahl — 11 kez (binde 6) 71. inen: Nûh — 0 kez (binde 0) 72. inen: İbrahim — 2 kez (binde 2.4) 73. inen: Enbiyâ — 2 kez (binde 1.7) 74. inen: Mü’minûn — 5 kez (binde 4.8) 75. inen: Secde — 2 kez (binde 5.4) 76. inen: Tûr — 0 kez (binde 0) 77. inen: Mülk — 1 kez (binde 3) 78. inen: Hâkka — 1 kez (binde 3.9) 79. inen: Me’âric — 0 kez (binde 0) 80. inen: Nebe’ — 1 kez (binde 5.8) 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez (binde 0) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 0 kez (binde 0) 84. inen: Rûm — 3 kez (binde 3.7) 85. inen: Ankebût — 7 kez (binde 7.2) 86. inen: Mutaffifîn — 0 kez (binde 0) 87. inen: Bakara — 26 kez (binde 4.3) 88. inen: Enfâl — 2 kez (binde 1.6) 89. inen: Âl-i İmrân — 16 kez (binde 4.6) 90. inen: Ahzâb — 1 kez (binde 0.8) 91. inen: Mümtehine — 0 kez (binde 0) 92. inen: Nisâ — 15 kez (binde 4) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 5 kez (binde 8.7) 95. inen: Muhammed — 5 kez (binde 9.3) 96. inen: Ra’d — 7 kez (binde 8.2) 97. inen: Rahmân — 0 kez (binde 0) 98. inen: İnsan — 2 kez (binde 8.2) 99. inen: Talâk — 3 kez (binde 10.5) 100. inen: Beyyine — 0 kez (binde 0) 101. inen: Haşr — 1 kez (binde 2.2) 102. inen: Nûr — 5 kez (binde 3.8) 103. inen: Hac — 4 kez (binde 3.1) 104. inen: Münâfikûn — 0 kez (binde 0) 105. inen: Mücâdele — 1 kez (binde 2.1) 106. inen: Hucurât — 0 kez (binde 0) 107. inen: Tahrîm — 0 kez (binde 0) 108. inen: Teğâbun — 1 kez (binde 4.1) 109. inen: Saff — 0 kez (binde 0) 110. inen: Cum’a — 0 kez (binde 0) 111. inen: Fetih — 3 kez (binde 5.4) 112. inen: Mâide — 23 kez (binde 8.2) 113. inen: Tevbe — 8 kez (binde 3.2) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ أ ل ه ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

126 ayet

Renkler türü, ton kökü gösterir — ن ز ل: koyu (isim, fiil) · أ ل ه: açık (isim, fiil)

يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّـغْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۜ وَاِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُۜ وَاللّٰهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ
Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan O’nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Doğrusu Allah kafirlere yol göstermez.[67]
وَلَوْ كَانُوا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالنَّبِيِّ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَا اتَّخَذُوهُمْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنَّ كَث۪يراً مِنْهُمْ فَاسِقُونَ
Eğer Allah’a, Peygambere ve ona indirilen Kuran’a inanmış olsalardı, onları dost edinmezlerdi, fakat onların çoğu fasıktır.[81]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَسْـَٔلُوا عَنْ اَشْيَٓاءَ اِنْ تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْۚ وَاِنْ تَسْـَٔلُوا عَنْهَا ح۪ينَ يُنَزَّلُ الْقُرْاٰنُ تُبْدَ لَكُمْۜ عَفَا اللّٰهُ عَنْهَاۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌ
Ey İnananlar! Size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kuran indirilirken onları sorarsanız size açıklanır (ama üzülürsünüz). Allah sorduğunuz şeyleri affetmiştir. Allah Bağışlayan’dır, Halim’dir.[101]
وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا اِلٰى مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَاِلَى الرَّسُولِ قَالُوا حَسْبُنَا مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ لَا يَعْلَمُونَ شَيْـٔاً وَلَا يَهْتَدُونَ
Onlara, «Gelin Allah’ın indirdiği Kitap’a ve peygambere uyun» dendiğinde, «Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter» derler; ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyseler?[104]
اِذْ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ هَلْ يَسْتَط۪يعُ رَبُّكَ اَنْ يُنَزِّلَ عَلَيْنَا مَٓائِدَةً مِنَ السَّمَٓاءِۜ قَالَ اتَّقُوا اللّٰهَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ
Havariler, «Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?» demişlerdi de, «İnanıyorsanız Allah’tan sakının» demişti.[112]
قَالَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ اللّٰهُمَّ رَبَّنَٓا اَنْزِلْ عَلَيْنَا مَٓائِدَةً مِنَ السَّمَٓاءِ تَكُونُ لَنَا ع۪يداً لِاَوَّلِنَا وَاٰخِرِنَا وَاٰيَةً مِنْكَۚ وَارْزُقْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ
Meryem oğlu İsa, «Allahım! Rabbimiz! Bize ve bizden sonra geleceklere bayram ve Sen’den bir delil olarak gökten bir sofra indir, bizi rızıklandır, Sen rızık verenlerin en hayırlısısın» dedi.[114]
قَالَ اللّٰهُ اِنّ۪ي مُنَزِّلُهَا عَلَيْكُمْۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بَعْدُ مِنْكُمْ فَاِنّ۪ٓي اُعَذِّبُهُ عَذَاباً لَٓا اُعَذِّبُهُٓ اَحَداً مِنَ الْعَالَم۪ينَ۟
Allah, «Ben onu size indireceğim; bundan sonra içinizden kim inkar ederse, dünyalarda kimseye azabetmiyeceğim şekilde ona azabedeceğim» dedi.[115]
وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ قَادِرٌ عَلٰٓى اَنْ يُنَزِّلَ اٰيَةً وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
«Rabbinden ona (Muhammed’e) bir belge indirilseydi ya» dediler. De ki: «Doğrusu Allah bir belge indirmeye Kadir’dir, fakat çoğu bilmezler.»[37]
وَكَيْفَ اَخَافُ مَٓا اَشْرَكْتُمْ وَلَا تَخَافُونَ اَنَّكُمْ اَشْرَكْتُمْ بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ عَلَيْكُمْ سُلْطَاناًۜ فَاَيُّ الْفَر۪يقَيْنِ اَحَقُّ بِالْاَمْنِۚ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَۢ
«Allah’a koştuğunuz ortaklardan nasıl korkarım? Oysa siz, Allah’ın hakkında size bir delil indirmediği bir şeyi O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz. İki taraftan hangisine güvenmek daha gereklidir, bir bilseniz.»[81]
وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ٓ اِذْ قَالُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى بَشَرٍ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ مَنْ اَنْزَلَ الْكِتَابَ الَّذ۪ي جَٓاءَ بِه۪ مُوسٰى نُوراً وَهُدًى لِلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاط۪يسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَث۪يراًۚ وَعُلِّمْتُمْ مَا لَمْ تَعْلَمُٓوا اَنْتُمْ وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬كُمْۜ قُلِ اللّٰهُۙ ثُمَّ ذَرْهُمْ ف۪ي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ
«Allah hiçbir insana bir şey indirmemiştir» demekle Allah’ı gereği gibi değerlendiremediler. De ki: «Musa’nın insanlara nur ve yol gösterici olarak getirdiği Kitap’ı kim indirdi? Ki siz onu kağıtlara yazıp bir kısmını gösterip çoğunu gizlersiniz, atalarınızın ve sizin bilmediğiniz size onunla öğretilmiştir.» «Allah» de, sonra da onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynasınlar.[91]
وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِباً اَوْ قَالَ اُو۫حِيَ اِلَيَّ وَلَمْ يُوحَ اِلَيْهِ شَيْءٌ وَمَنْ قَالَ سَاُنْزِلُ مِثْلَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُۜ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ ف۪ي غَمَرَاتِ الْمَوْتِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَاسِطُٓوا اَيْد۪يهِمْۚ اَخْرِجُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ وَكُنْتُمْ عَنْ اٰيَاتِه۪ تَسْتَكْبِرُونَ
Allah’a karşı yalan uydurandan veya kendisine bir şey vahyedilmemişken «Bana vahyolundu, Allah’ın indirdiği gibi ben de indireceğim» diyenden daha zalim kim olabilir? Bu zalimleri can çekişirlerken melekler ellerini uzatmış, «Canlarınızı verin, bugün Allah’a karşı haksız yere söylediklerinizden, O’nun ayetlerine büyüklük taslamanızdan ötürü alçaltıcı azabla cezalandırılacaksınız» derken bir görsen![93]
وَلَوْ اَنَّـنَا نَزَّلْـنَٓا اِلَيْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةَ وَكَلَّمَهُمُ الْمَوْتٰى وَحَشَرْنَا عَلَيْهِمْ كُلَّ شَيْءٍ قُبُلاً مَا كَانُوا لِيُؤْمِنُٓوا اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ يَجْهَلُونَ
Eğer biz onlara melekleri indirsek, ölüler onlarla konuşsa ve her şeyi karşılarına toplasaydık, Allah dilemedikçe, yine de inanmazlardı; fakat onların çoğu bunu bilmiyorlar.[111]
اَفَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْتَغ۪ي حَكَماً وَهُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ اِلَيْكُمُ الْكِتَابَ مُفَصَّلاًۜ وَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْلَمُونَ اَنَّهُ مُنَزَّلٌ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ
«Allah size Kitap’ı açık açık indirmişken O’ndan başka bir hakem mi isteyeyim?» Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onun gerçekten Rableri katından indirilmiş olduğunu bilirler. Öyleyse, sen şüpheye düşenlerden olma![114]
اَوْ تَقُولُوا لَوْ اَنَّٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا الْكِتَابُ لَكُنَّٓا اَهْدٰى مِنْهُمْۚ فَقَدْ جَٓاءَكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌۚ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَصَدَفَ عَنْهَاۜ سَنَجْزِي الَّذ۪ينَ يَصْدِفُونَ عَنْ اٰيَاتِنَا سُٓوءَ الْعَذَابِ بِمَا كَانُوا يَصْدِفُونَ
Bu, indirdiğimiz kutsal Kitap’dır, ona uyun. «Bizden önce iki topluluğa kitap indirildi, bizim onların okuduklarından haberimiz yok» demekten veya «Bize kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk» demekten sakının ki merhamet olunasınız. Şüphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmiştir. Allah’ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azabla cezalandıracağız.[155-157]
يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ قَدْ اَنْزَلْنَا عَلَيْكُمْ لِبَاساً يُوَار۪ي سَوْاٰتِكُمْ وَر۪يشاً۠ وَلِبَاسُ التَّقْوٰى ذٰلِكَ خَيْرٌۜ ذٰلِكَ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ
Ey İnsanoğulları! Ayıp yerlerinizi örtecek giyimlikle sizi süsleyecek elbiseler gönderdik. Takva örtüsü ise bunlardan daha hayırlıdır. Allah’ın bu ayetleri öğüt almanız içindir.[26]
قُلْ اِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّيَ الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَالْاِثْمَ وَالْبَغْيَ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَاَنْ تُشْرِكُوا بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَاناً وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ
De ki: «Rabbim sadece, açık ve gizli fenalıkları, günahı, haksız yere tecavüzü, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi Allah’a ortak koşmanızı, Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.»[33]
قَالَ قَدْ وَقَعَ عَلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ رِجْسٌ وَغَضَبٌۜ اَتُجَادِلُونَن۪ي ف۪ٓي اَسْمَٓاءٍ سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَا نَزَّلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ فَانْتَظِرُٓوا اِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِر۪ينَ
«Hiç şüphesiz artık Rabbinizin azab ve öfkesini hakettiniz. Allah’ın hiçbir delil indirmediği, isimlerini de siz ve babalarınızın koyduğu putlar hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Bekleyin, doğrusu ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim» dedi.[71]
اِنَّ وَلِـِّيَ اللّٰهُ الَّذ۪ي نَزَّلَ الْكِتَابَۘ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِح۪ينَ
«Çünkü benim dostum, Kitap’ı indiren Allah’tır. O, iyileri dost edinir.»[196]
وَاعْلَمُٓوا اَنَّمَا غَنِمْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَاَنَّ لِلّٰهِ خُمُسَهُ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا يَوْمَ الْفُرْقَانِ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Eğer Allah’a ve hakkı batıldan ayıran o günde, iki topluluğun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız, bilin ki, ele geçirdiğiniz ganimetin beşte biri Allah’ın, Peygamber’in ve yakınlarının, yetimlerin, düşkünlerin ve yolcularındır. Allah her şeye Kadir’dir.[41]
ثُمَّ اَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلٰى رَسُولِه۪ وَعَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَاَنْزَلَ جُنُوداً لَمْ تَرَوْهَا وَعَذَّبَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ
Bozgundan sonra Allah, Peygamberine, müminlere güvenlik verdi ve görmediğiniz askerler indirdi; inkar edenleri azaba uğrattı. İnkarcıların cezası budur.[26]
Yükleniyor...