نَّ
191ayette
241kez geçiyor
51/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %70 · Medenî %30
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 17
2. inen sure
En çok geçtiği sure
A’râf
18 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kesinlikle söyleyecekler 10
Kesinlikle olma 9
Kesinlikle hesap etme 5
Kesinlikle söyleyecek 5
Kesinlikle olacağız 5
Kesinlikle size gelecek 4
Kesinlikle dolduracağım 4
Kesinlikle sana göstereceğiz 4
Kesinlikle hesap edecek 3
Kesinlikle keseceğim 3
Kesinlikle seni vefat ettireceğiz 3
Kesinlikle size sorulacak 3
Ve kesinlikle onlara karşılık vereceğiz 3
Kesinlikle öleceksiniz 2
Diğer 159 anlam
Kesinlikle örteceğim 2
Kesinlikle sizi toplayacak 2
Ve kesinlikle onlara emredeceğim 2
Kesinlikle size suç işletmesin 2
Kesinlikle artıracak 2
Kesinlikle geri döneceksiniz 2
Kesinlikle seni kışkırtır 2
Kesinlikle uzatma 2
Kesinlikle onları yerleştireceğiz 2
Kesinlikle götüreceğiz 2
Ve kesinlikle sizi astıracağım 2
Ve kesinlikle bileceksiniz 2
Kesinlikle olacaklar 2
Kesinlikle olacaksın 2
Kesinlikle bilecek 2
Ve kesinlikle bilecek 2
Kesinlikle sizi aldatacak 2
Kesinlikle sizi aldatmasın 2
Kesinlikle bırakmayın 2
Ve kesinlikle onları bulacaksın 1
Hemen kesinlikle seni döndüreceğiz 1
Kesinlikle sizi deneyeceğiz 1
Kesinlikle inanacaksınız 1
Ve kesinlikle ona yardım edeceksiniz 1
Kesinlikle deneneceksiniz 1
Ve kesinlikle işiteceksiniz 1
Kesinlikle onu açıklayacaksınız 1
Kesinlikle onları hesap etme 1
Ve kesinlikle onları girdireceğim 1
Kesinlikle seni aldatmasın 1
Kesinlikle ağırdan alacaktır 1
Elbette edineceğim 1
Ve kesinlikle onları saptıracağım 1
Ve kesinlikle onları kuruntulandıracağım 1
Kesinlikle koparacaklar 1
Hemen kesinlikle başkalaştıracaklar 1
Kesinlikle inanacak 1
Kesinlikle size suç işletecek 1
Ve kesinlikle sizi girdireceğim 1
Kesinlikle seni öldüreceğim 1
Kesinlikle dokunacak 1
Kesinlikle bulacaksın 1
Ve kesinlikle bulacaksın 1
Kesinlikle sizi deneyecek 1
Kesinlikle sana unutturacak 1
Kesinlikle olacağım 1
Kesinlikle inanacaklar 1
Kesinlikle soracağız 1
Ve kesinlikle soracağız 1
Hemen kesinlikle anlatacağız 1
Kesinlikle oturacağım 1
Kesinlikle sizi fitnelemesin 1
Kesinlikle seni çıkaracağız 1
Kesinlikle sizi astıracağım 1
Kesinlikle güveneceğiz 1
Ve kesinlikle göndereceğiz 1
Kesinlikle gönderecek 1
Kesinlikle isabet edecek 1
Kesinlikle onları ele geçireceksin 1
Kesinlikle korkacaksın 1
Kesinlikle sadaka vereceğiz 1
Ve kesinlikle olacağız 1
Ve kesinlikle yemin edecekler 1
Kesinlikle ikiniz kendiliğinizden uymayın 1
Kesinlikle onlara karşılığını tam verecek 1
Kesinlikle onlara haber vereceksin 1
Kesinlikle zindana atılacak 1
Kesinlikle onu zindana atacaklar 1
Kesinlikle bana getireceksiniz 1
Kesinlikle sizi artıracağım 1
Kesinlikle sabredeceğiz 1
Kesinlikle sizi çıkaracağız 1
Kesinlikle helak edeceğiz 1
Kesinlikle sizi yerleştireceğiz 1
Kesinlikle süsleyeceğim 1
Ve kesinlikle onları azdıracağım 1
Kesinlikle onlara soracağız 1
Ve kesinlikle açıklayacak 1
Kesinlikle karşılık vereceğiz 1
Hemenkesinlikle ona hayat vereceğiz 1
Kesinlikle bozacaksınız 1
Ve kesinlikle üste çıkacaksınız 1
Kesinlikle ulaşacak 1
Kesinlikle ilgilenmezsin 1
Kesinlikle yular takacağım 1
Kesinlikle şuurlandıracak 1
Elbette edineceğiz 1
Kesinlikle söyleme 1
Kesinlikle bulacağım 1
Kesinlikle göreceksin 1
Kesinlikle seni taşlayacağım 1
Kesinlikle onları toplantı yerine getireceğiz 1
Kesinlikle onları hazırlayacağız 1
Kesinlikle sökeceğiz 1
Kesinlikle bana verilecek 1
Kesinlikle seni alıkoymasın 1
Kesinlikle sana getireceğiz 1
Kesinlikle onu yakacağız 1
Kesinlikle onu toz halinde savuracağız 1
Kesinlikle ikinizi çıkaracak 1
Kesinlikle tuzak kuracağım 1
Kesinlikle giderecek 1
Kesinlikle yardım edecek 1
Kesinlikle onlara rızık verecek 1
Kesinlikle onları girdirecek 1
Kesinlikle ona yardım edecek 1
Kesinlikle seninle çekişirler 1
Kesinlikle bana göstereceksin 1
Kesinlikle çıkacaklar 1
Kesinlikle onları halef kılacak 1
Ve kesinlikle yerleştirecek 1
Ve onları kesinlikle değiştirecek 1
Kesinlikle seni kılacağım 1
Kesinlikle sizi ufalayacak 1
Kesinlikle ona azap edeceğim 1
Kesinlikle onu boğazlayacağım 1
Kesinlikle bana getirecek 1
Kesinlikle onlara getireceğiz 1
Ve kesinlikle onları çıkaracağız 1
Kesinlikle onu geceleyin yapacağız 1
Kesinlikle söyleyeceğiz 1
Kesinlikle seni alıkoymasınlar 1
Kesinlikle örteceğiz 1
Kesinlikle onları girdireceğiz 1
Kesinlikle taşıyacaklar 1
Ve kesinlikle onlara sorulacak 1
Kesinlikle onu kurtaracağız 1
Ve kesinlikle onlara gelecek 1
Kesinlikle onlara yol göstereceğiz 1
Kesinlikle seni hafife almasın 1
Kesinlikle onlara tattıracağız 1
Kesinlikle seni bulaştıracağız 1
Kesinlikle sizi taşlayacağız 1
Ve kesinlikle size dokunacak 1
Kesinlikle onları azdıracağım 1
Kesinlikle boşa gidecek 1
Ve kesinlikle olacaksın 1
Kesinlikle tattıracağız 1
Kesinlikle haber vereceğiz 1
Ve kesinlikle onlara tattıracağız 1
Kesinlikle şüphelenirsiniz 1
Kesinlikle sizi alıkoymasın 1
Ve kesinlikle onları tanıyacaksın 1
Ve kesinlikle sizi deneyeceğiz 1
Kesinlikle gireceksiniz 1
Kesinlikle yeneceğim 1
Kesinlikle çıkacağız 1
Kesinlikle sana yardım edeceğiz 1
Kesinlikle döndürecekler 1
Kesinlikle bağışlanma isteyeceğim 1
Kesinlikle çıkaracak 1
Kesinlikle gönderileceksiniz 1
Kesinlikle haber verileceksiniz 1
Kesinlikle onu devşirecekler 1
Kesinlikle ona girmesin 1
Kesinlikle bineceksiniz 1
Kesinlikle göreceksiniz 1
Kesinlikle onu göreceksiniz 1
Kesinlikle fırlatılacak 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ق و ل ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
75 ayet
Renkler türü, ton kökü gösterir — نَّ: koyu (isim, fiil) · ق و ل: açık (isim, fiil)
قَالَ
اٰمَنْتُمْ
لَهُ
قَبْلَ
اَنْ
اٰذَنَ
لَكُمْۜ
اِنَّهُ
لَكَب۪يرُكُمُ
الَّذ۪ي
عَلَّمَكُمُ
السِّحْرَۚ
فَلَاُقَطِّعَنَّ
اَيْدِيَكُمْ
وَاَرْجُلَكُمْ
مِنْ
خِلَافٍ
وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ
ف۪ي
جُذُوعِ
النَّخْلِۘ
وَلَتَعْلَمُنَّ
اَيُّـنَٓا
اَشَدُّ
عَذَاباً
وَاَبْقٰى
Firavun «Ben size izin vermeden mi O’na inandınız? Doğrusu size sihri öğreten, büyüğünüz odur. And olsun ki, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sizi hurma kütüklerine asacağım. Hangimizin azabının daha çetin ve daha devamlı olduğunu bileceksiniz» dedi.[71]
قَالَ
فَاذْهَبْ
فَاِنَّ
لَكَ
فِي
الْحَيٰوةِ
اَنْ
تَقُولَ
لَا
مِسَاسَۖ
وَاِنَّ
لَكَ
مَوْعِداً
لَنْ
تُخْلَفَهُۚ
وَانْظُرْ
اِلٰٓى
اِلٰهِكَ
الَّذ۪ي
ظَلْتَ
عَلَيْهِ
عَاكِفاًۜ
لَنُحَرِّقَنَّهُ
ثُمَّ
لَنَنْسِفَنَّهُ
فِي
الْيَمِّ
نَسْفاً
Musa: «Defol! Doğrusu artık hayatta, «Bana dokunmayın!» demenden başka yapacağın yoktur. Senin için asla kaçamayacağın bir ceza daha vardır. Durup üzerinde titrediğin tanrına bak, onu yakacağız, sonra denize dökeceğiz» dedi.[97]
فَقُلْنَا
يَٓا اٰدَمُ
اِنَّ
هٰذَا
عَدُوٌّ
لَكَ
وَلِزَوْجِكَ
فَلَا
يُخْرِجَنَّكُمَا
مِنَ
الْجَنَّةِ
فَتَشْقٰى
«Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın» dedik.[117-119]
قَالَ
اهْبِطَا
مِنْهَا
جَم۪يعاً
بَعْضُكُمْ
لِبَعْضٍ
عَدُوٌّۚ
فَاِمَّا
يَأْتِيَنَّكُمْ
مِنّ۪ي
هُدًى
فَمَنِ
اتَّـبَعَ
هُدَايَ
فَلَا
يَضِلُّ
وَلَا
يَشْقٰى
Onlara şöyle dedi: «Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Elbet size Benden bir yol gösteren gelir; Benim yoluma uyan ne sapar ve ne de bedbaht olur.»[123]
وَلَئِنْ
مَسَّتْهُمْ
نَفْحَةٌ
مِنْ
عَذَابِ
رَبِّكَ
لَيَقُولُنَّ
يَا وَيْلَنَٓا
اِنَّا
كُنَّا
ظَالِم۪ينَ
Rabbinin azabından onlara bir esinti dokunsa: «Vah bize! Doğrusu biz haksızdık» derler.[46]
اَلَّذ۪ينَ
اُخْرِجُوا
مِنْ
دِيَارِهِمْ
بِغَيْرِ
حَقٍّ
اِلَّٓا
اَنْ
يَقُولُوا
رَبُّنَا
اللّٰهُۜ
وَلَوْلَا
دَفْعُ
اللّٰهِ
النَّاسَ
بَعْضَهُمْ
بِبَعْضٍ
لَهُدِّمَتْ
صَوَامِــعُ
وَبِيَعٌ
وَصَلَوَاتٌ
وَمَسَاجِدُ
يُذْكَرُ
ف۪يهَا
اسْمُ
اللّٰهِ
كَث۪يراًۜ
وَلَيَنْصُرَنَّ
اللّٰهُ
مَنْ
يَنْصُرُهُۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَقَوِيٌّ
عَز۪يزٌ
Onlar haksız yere ve «Rabbimiz Allah’tır» dediler diye yurtlarından çıkarılmışlardır. Allah insanların bir kısmını diğeriyle savmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın adı çok anılan camiler yıkılıp giderdi. And olsun ki, Allah’a yardım edenlere O da yardım eder. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür.[40]
قَالَ
عَمَّا
قَل۪يلٍ
لَيُصْبِحُنَّ
نَادِم۪ينَۚ
Allah da: «Az sonra pişman olacaklar» buyurdu.[40]
قُلْ
رَبِّ
اِمَّا
تُرِيَنّ۪ي
مَا
يُوعَدُونَۙ
De ki: «Rabbim! Onların tehdit olundukları şeyi bana mutlaka göstereceksen, o zaman beni zalim milletin içinde bulundurma Yarabbi.»[93-94]
وَاَقْسَمُوا
بِاللّٰهِ
جَهْدَ
اَيْمَانِهِمْ
لَئِنْ
اَمَرْتَهُمْ
لَيَخْرُجُنَّۜ
قُلْ
لَا
تُقْسِمُواۚ
طَاعَةٌ
مَعْرُوفَةٌۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
خَب۪يرٌ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
Eğer kendilerine emredersen, o iki yüzlüler, savaşa çıkacaklarına bütün güçleriyle yemin ederler. De ki: «Yemin etmeyin; itaatiniz malumdur. Allah yaptıklarınızdan şüphesiz haberdardır.»[53]
قَالَ
لَئِنِ
اتَّخَذْتَ
اِلٰهاً
غَيْر۪ي
لَاَجْعَلَنَّكَ
مِنَ
الْمَسْجُون۪ينَ
Firavun: «Benden başkasını tanrı edinirsen, and olsun ki seni zindanlık ederim» dedi.[29]
قَالَ
اٰمَنْتُمْ
لَهُ
قَبْلَ
اَنْ
اٰذَنَ
لَكُمْۚ
اِنَّهُ
لَكَب۪يرُكُمُ
الَّذ۪ي
عَلَّمَكُمُ
السِّحْرَۚ
فَلَسَوْفَ
تَعْلَمُونَۜ
لَاُقَطِّعَنَّ
اَيْدِيَكُمْ
وَاَرْجُلَكُمْ
مِنْ
خِلَافٍ
وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ
اَجْمَع۪ينَ
Firavun: «Ben size izin vermeden ona iman mı ettiniz? Muhakkak ki o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi bileceksiniz; ellerinizi ayaklarınızı, and olsun, çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım» dedi.[49]
قَالُوا
لَئِنْ
لَمْ
تَنْتَهِ۬
يَا نُوحُ
لَتَكُونَنَّ
مِنَ
الْمَرْجُوم۪ينَۜ
«Ey Nuh! Eğer bu işe son vermezsen, şüphesiz taşlanacaklardan olacaksın» dediler.[116]
قَالُوا
لَئِنْ
لَمْ
تَنْتَهِ۬
يَا لُوطُ
لَتَكُونَنَّ
مِنَ
الْمُخْرَج۪ينَ
«Ey Lut! Bu sözlerinden vazgeçmezsen, mutlaka kovulacaksın» dediler.[167]
حَتّٰٓى
اِذَٓا
اَتَوْا
عَلٰى
وَادِ
النَّمْلِۙ
قَالَتْ
نَمْلَةٌ
يَٓا اَيُّهَا
النَّمْلُ
ادْخُلُوا
مَسَاكِنَكُمْۚ
لَا
يَحْطِمَنَّكُمْ
سُلَيْمٰنُ
وَجُنُودُهُۙ
وَهُمْ
لَا
يَشْعُرُونَ
Sonunda, karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde bir dişi (kraliçe) karınca: «Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman’ın ordusu farkına varmadan sizi ezmesin» dedi.[18]
قَالُوا
تَقَاسَمُوا
بِاللّٰهِ
لَنُبَيِّتَنَّهُ
وَاَهْلَهُ
ثُمَّ
لَنَقُولَنَّ
لِوَلِيِّه۪
مَا
شَهِدْنَا
مَهْلِكَ
اَهْلِه۪
وَاِنَّا
لَصَادِقُونَ
«Biz gece ona ve ailesine baskın verelim, sonra da onun dostuna, ailesinin yok edilişinde bulunmadık, şüphesiz biz doğru söylüyoruz, diyelim» diye aralarında Allah’a yemin ettiler.[49]
وَمِنَ
النَّاسِ
مَنْ
يَقُولُ
اٰمَنَّا
بِاللّٰهِ
فَاِذَٓا
اُو۫ذِيَ
فِي
اللّٰهِ
جَعَلَ
فِتْنَةَ
النَّاسِ
كَعَذَابِ
اللّٰهِۜ
وَلَئِنْ
جَٓاءَ
نَصْرٌ
مِنْ
رَبِّكَ
لَيَقُولُنَّ
اِنَّا
كُنَّا
مَعَكُمْۜ
اَوَلَيْسَ
اللّٰهُ
بِاَعْلَمَ
بِمَا
ف۪ي
صُدُورِ
الْعَالَم۪ينَ
İnsanlardan: «Allah’a inandık» diyenler vardır; ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanların ezasını Allah’ın azabı gibi tutarlar. Rabbinizden bir yardım gelecek olursa, and olsun ki, «Doğrusu biz sizinle beraberdik» derler. Allah, herkesin kalbinde olanları en iyi bilen değil midir?[10]
قَالَ
اِنَّ
ف۪يهَا
لُـوطاًۜ
قَالُوا
نَحْنُ
اَعْلَمُ
بِمَنْ
ف۪يهَاۘ
لَنُنَجِّيَنَّهُ
وَاَهْلَـهُٓ
اِلَّا
امْرَاَتَهُۘ
كَانَتْ
مِنَ
الْغَابِر۪ينَ
İbrahim: «Ama Lut oradadır» dedi, elçiler: «Biz orada olanları daha iyi biliriz; onu ve geride kalanlardan olacak karısı dışında ailesini kurtaracağız» dediler.[32]
وَلَئِنْ
سَاَلْتَهُمْ
مَنْ
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
وَسَخَّرَ
الشَّمْسَ
وَالْقَمَرَ
لَيَقُولُنَّ
اللّٰهُۚ
فَاَنّٰى
يُؤْفَكُونَ
And olsun ki onlara: «Gökleri ve yeri yaratan, güneşi, ayı buyruğu altında tutan kimdir?» diye sorarsan, şüphesiz «Allah’tır» derler.Öyleyse niçin döndürülüyorlar?[61]
وَلَئِنْ
سَاَلْتَهُمْ
مَنْ
نَزَّلَ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مَٓاءً
فَاَحْيَا
بِهِ
الْاَرْضَ
مِنْ
بَعْدِ
مَوْتِهَا
لَيَقُولُنَّ
اللّٰهُۜ
قُلِ
الْحَمْدُ
لِلّٰهِۜ
بَلْ
اَكْثَرُهُمْ
لَا
يَعْقِلُونَ۟
And olsun ki onlara: «Gökten su indirip onunla, ölümünden sonra yeri dirilten kimdir?» diye sorarsan, şüphesiz, «Allah’tır» derler. De ki: «Övülmek Allah içindir», fakat çoğu bunu akletmezler.[63]
وَلَقَدْ
ضَرَبْنَا
لِلنَّاسِ
ف۪ي
هٰذَا
الْقُرْاٰنِ
مِنْ
كُلِّ
مَثَلٍۜ
وَلَئِنْ
جِئْتَهُمْ
بِاٰيَةٍ
لَيَقُولَنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُٓوا
اِنْ
اَنْتُمْ
اِلَّا
مُبْطِلُونَ
And olsun ki bu Kuran’da insanlar için her türlü misali vermişizdir. Bununla beraber, eğer sen onlara bir mucize getirmiş olsan, inkar edenler: «Siz ancak batıl şeyler ortaya atanlarsınız» derler.[58]
Yükleniyor...