م ن

2.558ayette
4.061kez geçiyor
100/114surede
4farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Alak 2 1. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 350 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
مِنْ
44 yazım
Harfi Cer مِنْ -den 3190
مَنْ
23 yazım
İsmi Mevsul مَنْ Kimse 650
وَمَنْ
7 yazım
Harfi Şart وَمَنْ Her kim 184
وَمَنْ
6 yazım
Harfi İstfiham مَنْ Kim 37

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 55 anlam

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 1 kez (binde 13.9) 2. inen: Kalem — 8 kez (binde 26.7) 3. inen: Müzzemmil — 9 kez (binde 45.2) 4. inen: Müddessir — 9 kez (binde 35.3) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 1 kez (binde 43.5) 7. inen: Tekvîr — 2 kez (binde 19.2) 8. inen: A’lâ — 2 kez (binde 27.8) 9. inen: Leyl — 3 kez (binde 42.3) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 1 kez (binde 25) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 1 kez (binde 43.5) 20. inen: Felâk — 4 kez (binde 173.9) 21. inen: Nâs — 2 kez (binde 100) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 19 kez (binde 52.8) 24. inen: Abese — 7 kez (binde 52.6) 25. inen: Kadr — 2 kez (binde 66.7) 26. inen: Şems — 2 kez (binde 37) 27. inen: Bürûc — 3 kez (binde 27.5) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 2 kez (binde 117.6) 30. inen: Kâri’a — 2 kez (binde 55.6) 31. inen: Kıyâme — 3 kez (binde 18.3) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 3 kez (binde 16.6) 34. inen: Kâf — 20 kez (binde 53.6) 35. inen: Beled — 1 kez (binde 12.2) 36. inen: Târık — 4 kez (binde 65.6) 37. inen: Kamer — 15 kez (binde 43.9) 38. inen: Sâd — 36 kez (binde 49.2) 39. inen: A’râf — 172 kez (binde 51.8) 40. inen: Cin — 22 kez (binde 76.9) 41. inen: Yâsîn — 45 kez (binde 62.1) 42. inen: Furkân — 28 kez (binde 31.4) 43. inen: Fâtır — 53 kez (binde 68.4) 44. inen: Meryem — 50 kez (binde 52) 45. inen: Tâ-Hâ — 69 kez (binde 51.7) 46. inen: Vâkı’a — 20 kez (binde 52.8) 47. inen: Şu’arâ — 54 kez (binde 41) 48. inen: Neml — 63 kez (binde 54.7) 49. inen: Kasas — 97 kez (binde 67.8) 50. inen: İsrâ — 63 kez (binde 40.5) 51. inen: Yûnus — 105 kez (binde 57.3) 52. inen: Hûd — 109 kez (binde 56.9) 53. inen: Yûsuf — 89 kez (binde 50.1) 54. inen: Hicr — 43 kez (binde 65.6) 55. inen: En’âm — 140 kez (binde 45.9) 56. inen: Sâffât — 35 kez (binde 40.7) 57. inen: Lokman — 23 kez (binde 42.1) 58. inen: Sebe’ — 46 kez (binde 52.1) 59. inen: Zümer — 69 kez (binde 58.9) 60. inen: Mü’min — 64 kez (binde 52.5) 61. inen: Fussilet — 49 kez (binde 61.7) 62. inen: Şûrâ — 68 kez (binde 79.1) 63. inen: Zuhruf — 43 kez (binde 51.8) 64. inen: Duhân — 12 kez (binde 34.7) 65. inen: Câsiye — 23 kez (binde 47.1) 66. inen: Ahkâf — 33 kez (binde 51.3) 67. inen: Zâriyât — 18 kez (binde 50) 68. inen: Gâşiye — 4 kez (binde 43.5) 69. inen: Kehf — 74 kez (binde 47) 70. inen: Nahl — 107 kez (binde 58) 71. inen: Nûh — 9 kez (binde 39.8) 72. inen: İbrahim — 49 kez (binde 59) 73. inen: Enbiyâ — 64 kez (binde 54.8) 74. inen: Mü’minûn — 49 kez (binde 46.7) 75. inen: Secde — 28 kez (binde 75.3) 76. inen: Tûr — 10 kez (binde 32.1) 77. inen: Mülk — 19 kez (binde 57.1) 78. inen: Hâkka — 12 kez (binde 46.5) 79. inen: Me’âric — 10 kez (binde 46.1) 80. inen: Nebe’ — 5 kez (binde 28.9) 81. inen: Nâzi’ât — 7 kez (binde 39.1) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 2 kez (binde 18.7) 84. inen: Rûm — 63 kez (binde 77.1) 85. inen: Ankebût — 61 kez (binde 62.5) 86. inen: Mutaffifîn — 4 kez (binde 23.7) 87. inen: Bakara — 350 kez (binde 57.2) 88. inen: Enfâl — 53 kez (binde 43) 89. inen: Âl-i İmrân — 199 kez (binde 57.2) 90. inen: Ahzâb — 67 kez (binde 52.1) 91. inen: Mümtehine — 17 kez (binde 48.9) 92. inen: Nisâ — 220 kez (binde 58.7) 93. inen: Zilzâl — 2 kez (binde 55.6) 94. inen: Hadîd — 33 kez (binde 57.5) 95. inen: Muhammed — 27 kez (binde 50.1) 96. inen: Ra’d — 54 kez (binde 63.3) 97. inen: Rahmân — 12 kez (binde 34.2) 98. inen: İnsan — 12 kez (binde 49.4) 99. inen: Talâk — 22 kez (binde 76.7) 100. inen: Beyyine — 6 kez (binde 63.8) 101. inen: Haşr — 24 kez (binde 53.9) 102. inen: Nûr — 75 kez (binde 57) 103. inen: Hac — 76 kez (binde 59.7) 104. inen: Münâfikûn — 6 kez (binde 33.5) 105. inen: Mücâdele — 19 kez (binde 40.3) 106. inen: Hucurât — 12 kez (binde 34.6) 107. inen: Tahrîm — 9 kez (binde 36.1) 108. inen: Teğâbun — 9 kez (binde 37.3) 109. inen: Saff — 9 kez (binde 40.7) 110. inen: Cum’a — 10 kez (binde 57.1) 111. inen: Fetih — 25 kez (binde 44.6) 112. inen: Mâide — 163 kez (binde 58.1) 113. inen: Tevbe — 106 kez (binde 42.4) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

Nahl suresi ✕ Süzgeci kaldır

64 ayet

اَفَاَمِنَ الَّذ۪ينَ مَكَرُوا السَّيِّـَٔاتِ اَنْ يَخْسِفَ اللّٰهُ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَۙ
Kötü işler düzenleyenler Allah’ın kendilerini yere batırmasından yahut farketmedikleri bir yerden onlara azabın gelmesinden güvende midirler?[45]
اَوَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا خَلَقَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍ يَتَفَيَّؤُ۬ا ظِلَالُهُ عَنِ الْيَم۪ينِ وَالشَّمَٓائِلِ سُجَّداً لِلّٰهِ وَهُمْ دَاخِرُونَ
Allah’ın yarattığı şeylerin, gölgeleri sağa sola vurarak, Allah’a boyun eğerek secde etmekte olduklarını görmüyorlar mı?[48]
وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ مِنْ دَٓابَّةٍ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ۩
Göklerde ve yerde bulunan her canlı ve melekler, büyüklük taslamaksızın Allah’a secde ederler.[49]
يَخَافُونَ رَبَّهُمْ مِنْ فَوْقِهِمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ۟
Üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.[50]
وَمَا بِكُمْ مِنْ نِعْمَةٍ فَمِنَ اللّٰهِ ثُمَّ اِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فَاِلَيْهِ تَجْـَٔرُونَۚ
Size gelen her nimet Allah’tandır. Sonra, bir sıkıntıya uğradığınızda yalnız O’na sığınırsınız.[53]
ثُمَّ اِذَا كَشَفَ الضُّرَّ عَنْكُمْ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْكُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَۙ
Sıkıntılarınızı giderince de, içinizden bazıları kendilerine verdiğimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Geçinin bakalım, yakında öğreneceksiniz.[54-55]
وَيَجْعَلُونَ لِمَا لَا يَعْلَمُونَ نَص۪يباً مِمَّا رَزَقْنَاهُمْۜ تَاللّٰهِ لَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنْتُمْ تَفْتَرُونَ
Kendilerine verdiğimiz rızıktan, onların ne olduğunu bilmeyen putlara pay ayırırlar. Allah’a and olsun ki, uydurup durduğunuz şeylerden elbette sorguya çekileceksiniz.[56]
يَتَوَارٰى مِنَ الْقَوْمِ مِنْ سُٓوءِ مَا بُشِّرَ بِه۪ۜ اَيُمْسِكُهُ عَلٰى هُونٍ اَمْ يَدُسُّهُ فِي التُّرَابِۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ
Kendisine verilen kötü müjde yüzünden, halktan gizlenmeye çalışır; onu utana utana tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Ne kötü hükmediyorlar![59]
وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللّٰهُ النَّاسَ بِظُلْمِهِمْ مَا تَرَكَ عَلَيْهَا مِنْ دَٓابَّةٍ وَلٰكِنْ يُؤَخِّرُهُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ
Allah insanları haksızlıklarından ötürü yakalayacak olsaydı, yeryüzünde canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Süreleri dolunca onu ne bir saat geciktirebilirler ne de öne alabilirler.[61]
تَاللّٰهِ لَقَدْ اَرْسَلْـنَٓا اِلٰٓى اُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ الْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
Allah’a and olsun ki, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Şeytan yaptıklarını onlara hep güzel gösterdi. Bugün de dostları odur. Onlara can yakıcı azap vardır.[63]
وَاللّٰهُ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ۟
Allah gökten su indirir ve ölümünden sonra yeryüzünü diriltir. Kulak veren kimseler için bunda ibret vardır.[65]
وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِه۪ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَبَناً خَالِصاً سَٓائِغاً لِلشَّارِب۪ينَ
Hayvanlarda da size ibretler vardır. Bağırsaklarındakiler ile kan arasından, içenlere halis ve içimi kolay süt içiririz.[66]
وَمِنْ ثَمَرَاتِ النَّخ۪يلِ وَالْاَعْنَابِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَراً وَرِزْقاً حَسَناًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden şerbet, şıra (içecek) ve güzel rızık elde edersiniz. Düşünen millet için bunda ibret vardır.[67]
وَاَوْحٰى رَبُّكَ اِلَى النَّحْلِ اَنِ اتَّخِذ۪ي مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتاً وَمِنَ الشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَۙ
Rabbin bal arısına: «Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin; sonra her çeşit üründen ye; sonra da Rabbinin işlemen için gösterdiği yollardan yürü» diye öğretti. Karınlarından insanlara şifa olan çeşitli renklerde bal çıkar. Düşünen bir millet için bunda ibret vardır.[68-69]
ثُمَّ كُل۪ي مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ فَاسْلُك۪ي سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلاًۜ يَخْرُجُ مِنْ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ ف۪يهِ شِفَٓاءٌ لِلنَّاسِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
Rabbin bal arısına: «Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin; sonra her çeşit üründen ye; sonra da Rabbinin işlemen için gösterdiği yollardan yürü» diye öğretti. Karınlarından insanlara şifa olan çeşitli renklerde bal çıkar. Düşünen bir millet için bunda ibret vardır.[68-69]
وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ ثُمَّ يَتَوَفّٰيكُمْ وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْ لَا يَعْلَمَ بَعْدَ عِلْمٍ شَيْـٔاًۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ قَد۪يرٌ۟
Allah sizi yaratmıştır, sonra öldürecektir, içinizden bir kısmı da ömrünün en fena zamanına ulaştırılır ki, bilirken bilmez olurlar. Doğrusu Allah bilendir, her şeye Kadir’dir.[70]
وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجاً وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ بَن۪ينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۜ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ اللّٰهِ هُمْ يَكْفُرُونَۙ
Allah size kendinizden eşler var eder. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar var eder. Size temiz şeylerden rızık verir. Öyleyken batıla inanıyorlar ve Allah’ın nimetini inkar mı ediyorlar?[72]
وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَمْلِكُ لَهُمْ رِزْقاً مِنَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ شَيْـٔاً وَلَا يَسْتَط۪يعُونَۚ
Allah’ı bırakıp, göklerden ve yerden kendilerine verecek rızıkları olmayan ve vermeye güç yetiremeyen şeylere mi tapıyorlar?[73]
ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً عَبْداً مَمْلُوكاً لَا يَقْدِرُ عَلٰى شَيْءٍ وَمَنْ رَزَقْنَاهُ مِنَّا رِزْقاً حَسَناً فَهُوَ يُنْفِقُ مِنْهُ سِراًّ وَجَهْراًۜ هَلْ يَسْتَوُ۫نَۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel nimetlerden gizlice ve açıkça sarfeden kimseyi misal gösterir: Hiç bunlar eşit olur mu? Övülmeğe layık olan Allah’tır, fakat çoğu bilmezler.[75]
وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً رَجُلَيْنِ اَحَدُهُمَٓا اَبْكَمُ لَا يَقْدِرُ عَلٰى شَيْءٍ وَهُوَ كَلٌّ عَلٰى مَوْلٰيهُۙ اَيْنَمَا يُوَجِّهْهُ لَا يَأْتِ بِخَيْرٍۜ هَلْ يَسْتَو۪ي هُوَۙ وَمَنْ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِۙ وَهُوَ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ۟
Allah iki adamı misal veriyor: Biri hiçbir şeye gücü yetmeyen bir dilsiz ki efendisine yüktür, nereye gönderse bir hayır çıkmaz; bu, doğru yolda olan, adaletle emreden kimse ile bir olabilir mi?[76]
Yükleniyor...