م ل ك
191ayette
206kez geçiyor
63/114surede
24farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %60 · Medenî %40
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müddessir 31
4. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
20 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| الْمَلٰٓئِكَةُ | İsim | الْفَعَائِلَةُ | Melekler | 68 |
مُلْكُ
10 yazım |
İsim | فُعْلُ | Mülk | 45 |
يَمْلِكُونَ
2 yazım |
Feale-Yefilu | يَفْعِلُونَ | Malik olurlar | 18 |
| مَلَكَتْ | Feale-Yefilu | فَعَلَتْ | Malik oldu | 15 |
مَلَكٌ
4 yazım |
İsim | فَعَلٌ | Melek | 10 |
| الْمَلِكُ | İsim | الْفَعِلُ | Melik | 9 |
وَمَلٰٓئِكَتِه۪
3 yazım |
İsim | وَفَعَائِلَتِهِ | Ve onun melekleri | 5 |
| اَمْلِكُ | Feale-Yefilu | أَفْعِلُ | Güç yetiririm | 5 |
تَمْلِكُونَ
4 yazım |
Feale-Yefilu | تَفْعِلُونَ | Malik olursunuz | 5 |
| مَلَكُوتُ | İsim | فَعَلُوتُ | Yönetim | 4 |
مُلْكاً
2 yazım |
İsim | فُعْلًا | Mülk | 3 |
| مَلَكاً | İsim | فَعَلًا | Melek | 3 |
| مَالِكِ | İsim | فَاعِلِ | Maliki | 2 |
الْمَلَكَيْنِ
2 yazım |
İsim | الْفَعَلَيْنِ | İki melek | 2 |
| مَلِكاً | İsim | فَعِلًا | Melik | 2 |
اَلْمَلِكُ
2 yazım |
Sıfat | الْفَعِلُ | Melik | 2 |
| مُلُوكاًۗ | İsim | فُعُولًا | Melikler | 1 |
| مَمْلُوكاً | İsim | مَفْعُولًا | Mülk olan | 1 |
| بِمَلْكِنَا | İsim | بِفَعْلِنَا | Bizim gücümüzle | 1 |
| مَلَكْتُمْ | Feale-Yefilu | فَعَلْتُمْ | Malik oldunuz | 1 |
| الْمُلُوكَ | İsim | الْفُعُولَ | Melikler | 1 |
| مَالِكُونَ | İsim | فَاعِلُونَ | Malikler | 1 |
| يَا مَالِكُ | İsmi Alem | يَافَاعِلُ | Ey malik | 1 |
| مَل۪يكٍ | İsim | فَعِيلٍ | Melik | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
A’râf suresi ✕ Süzgeci kaldır
5 ayet
وَلَقَدْ
خَلَقْنَاكُمْ
ثُمَّ
صَوَّرْنَاكُمْ
ثُمَّ
قُلْنَا
لِلْمَلٰٓئِكَةِ
اسْجُدُوا
لِاٰدَمَۗ
فَسَجَدُٓوا
اِلَّٓا
اِبْل۪يسَۜ
لَمْ
يَكُنْ
مِنَ
السَّاجِد۪ينَ
And olsun ki, sizi yarattık, sonra şekil verdik, sonra meleklere, «Adem’e secde edin» dedik; İblis’ten başka hepsi secde etti, o secde edenlerden olmadı.[11]
فَوَسْوَسَ
لَهُمَا
الشَّيْطَانُ
لِيُبْدِيَ
لَهُمَا
مَا
وُ۫رِيَ
عَنْهُمَا
مِنْ
سَوْاٰتِهِمَا
وَقَالَ
مَا
نَهٰيكُمَا
رَبُّكُمَا
عَنْ
هٰذِهِ
الشَّجَرَةِ
اِلَّٓا
اَنْ
تَكُونَا
مَلَكَيْنِ
اَوْ
تَكُونَا
مِنَ
الْخَالِد۪ينَ
Şeytan, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: «Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesi melek olmanız veya burada temelli kalmanızı önlemek içindir.»[20]
قُلْ
يَٓا اَيُّهَا
النَّاسُ
اِنّ۪ي
رَسُولُ
اللّٰهِ
اِلَيْكُمْ
جَم۪يعاًۨ
الَّذ۪ي
لَهُ
مُلْكُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۚ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَ
يُحْـي۪
وَيُم۪يتُۖ
فَاٰمِنُوا
بِاللّٰهِ
وَرَسُولِهِ
النَّبِيِّ
الْاُمِّيِّ
الَّذ۪ي
يُؤْمِنُ
بِاللّٰهِ
وَكَلِمَاتِه۪
وَاتَّبِعُوهُ
لَعَلَّكُمْ
تَهْتَدُونَ
De ki: «Ey insanlar! Doğrusu ben, göklerin ve yerin hükümranı, O’ndan başka tanrı bulunmayan, dirilten ve öldüren Allah’ın, hepiniz için gönderdiği peygamberiyim. Allah’a ve okuyup yazması olmayan, haber getiren peygamberine -ki o da Allah’a ve sözlerine inanmıştır- inanın; ona uyun ki doğru yolu bulasınız.»[158]
اَوَلَمْ
يَنْظُرُوا
ف۪ي
مَلَكُوتِ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَمَا
خَلَقَ
اللّٰهُ
مِنْ
شَيْءٍۙ
وَاَنْ
عَسٰٓى
اَنْ
يَكُونَ
قَدِ
اقْتَرَبَ
اَجَلُهُمْۚ
فَبِاَيِّ
حَد۪يثٍ
بَعْدَهُ
يُؤْمِنُونَ
Göklerin ve yerin hükümranlığını, Allah’ın yarattığı her şeyi ve ecellerinin yaklaşmış olması ihtimalini düşünmüyorlar mı? Bundan sonra hangi söze inanacaklar?[185]
قُلْ
لَٓا
اَمْلِكُ
لِنَفْس۪ي
نَفْعاً
وَلَا
ضَراًّ
اِلَّا
مَا
شَٓاءَ
اللّٰهُۜ
وَلَوْ
كُنْتُ
اَعْلَمُ
الْغَيْبَ
لَاسْتَكْثَرْتُ
مِنَ
الْخَيْرِۚ
وَمَا
مَسَّنِيَ
السُّٓوءُ
اِنْ
اَنَا۬
اِلَّا
نَذ۪يرٌ
وَبَش۪يرٌ
لِقَوْمٍ
يُؤْمِنُونَ۟
De ki: «Allah’ın dilemesi dışında ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda değilim. Görülmeyeni bileydim, daha çok iyilik yapardım ve bana kötülük de gelmezdi. Ben sadece, inanan bir milleti uyaran ve müjdeleyen bir peygamberim.»[188]
Yükleniyor...