ك ف ر

465ayette
525kez geçiyor
77/114surede
38farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %46 · Medenî %54
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 51 2. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 47 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
كَفَرُوا
16 yazım
Feale-Yefilu فَعَلُوا Örttüler 226
الْكَافِر۪ينَ
10 yazım
İsim الْفَاعِلِينَ Örtenler 83
كَافِرُونَ
7 yazım
İsim الْفَاعِلُونَ Örtenler 36
يَكْفُرُونَ
9 yazım
Feale-Yefilu يَفْعُلُونَ Örterler 32
الْكُفْرَ
12 yazım
İsim الْفُعْلَ Küfür 29
تَكْفُرُونَ
9 yazım
Feale-Yefilu تَفْعُلُونَ Örtersiniz 20
الْكُفَّارَ
7 yazım
İsim الْفُعَّالَ Örtenler 20
الْكَافِر۪ينَ
3 yazım
Sıfat الْفَاعِلِينَ Örtenler 10
كُفْراً
2 yazım
İsim فُعْلًا Küfür 8
يُكَفِّرْ
6 yazım
Tef'il Babı يُفَعِّلْ Örter 7
كَافِرٌ
4 yazım
İsim فَاعِلٌ Örten 5
كَفُورٌ
3 yazım
Sıfat فَعُولٍ Örten 5
وَاكْفُرُٓوا
4 yazım
Feale-Yefilu وَافْعُلُوا Ve örtün 4
كَفَّارَةٌ
2 yazım
İsim فَعَّالَةٌ Kefaret 3
كَفَّارٌ۟
3 yazım
Sıfat فَعَّالٌ Örten 3
كَفُوراً İsim فَعُولًا Örten 3
كُفُوراً İsim فُعُولًا Örtmek 3
لَكَفُورٌ
2 yazım
İsim لَفَعُولٌ Örten 3
يُكْفَرُوهُۜ
2 yazım
Feale-Yefilu يُفْعَلُوهُ Onlara o örtülür 2
نُكَفِّرْ
2 yazım
Tef'il Babı نُفَعِّلْ Örteriz 2
وَنَكْفُرُ
2 yazım
Feale-Yefilu وَنَفْعُلُ Ve örteriz 2
لَكَفَّرْنَا
2 yazım
Tef'il Babı لَفَعَّلْنَا Öyleyse örttük 2
فَكَفَرَتْ
2 yazım
Feale-Yefilu فَفَعَلَتْ Hemen örttü 2
كُفَّاراًۚ İsim فُعَّالًا Örtenler 1
كَفَّارٍ İsim فَعَّالٍ Örten 1
كَافِرَةٌ Sıfat فَاعِلَةٌ Örten 1
وَكَفِّرْ Tef'il Babı وَفَعِّلْ Ve ört 1
لَاُكَفِّرَنَّ Tef'il Babı لَأُفَعِّلَنَّ Kesinlikle örteceğim 1
لَاُكَفِّرَنَّ Tef'il Babı لَأُفَعِّلَنَّ Kesinlikle örteceğim 1
فَكَفَّارَتُهُٓ İsim فَكَفَّارَتُهُ Onun kefareti 1
كَفُوراً Sıfat فَعُولًا Örten 1
كُفْرَانَ İsim فُعْلَانَ Örtmek 1
كُفِرَ Feale-Yefilu فُعِلَ Örtüldü 1
الْكَوَافِرِ İsim الْفَوَاعِلِ Örtenler 1
كَفَّاراً Sıfat فَعَّالًا Örten 1
كَافُوراًۚ İsim فَاعُولًا Kâfur 1
اَكْفَرَهُۜ İfal Babı أَفْعَلَهُ Onu ne kötü örttü 1
الْكَفَرَةُ İsim الْفَعَلَةُ Örtenler 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 56 anlam

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 1 kez (binde 3.3) 3. inen: Müzzemmil — 1 kez (binde 5) 4. inen: Müddessir — 3 kez (binde 11.8) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 0 kez (binde 0) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 1 kez (binde 38.5) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 0 kez (binde 0) 24. inen: Abese — 2 kez (binde 15) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 1 kez (binde 9.2) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 0 kez (binde 0) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 0 kez (binde 0) 34. inen: Kâf — 2 kez (binde 5.4) 35. inen: Beled — 1 kez (binde 12.2) 36. inen: Târık — 1 kez (binde 16.4) 37. inen: Kamer — 3 kez (binde 8.8) 38. inen: Sâd — 5 kez (binde 6.8) 39. inen: A’râf — 8 kez (binde 2.4) 40. inen: Cin — 0 kez (binde 0) 41. inen: Yâsîn — 3 kez (binde 4.1) 42. inen: Furkân — 6 kez (binde 6.7) 43. inen: Fâtır — 11 kez (binde 14.2) 44. inen: Meryem — 5 kez (binde 5.2) 45. inen: Tâ-Hâ — 0 kez (binde 0) 46. inen: Vâkı’a — 0 kez (binde 0) 47. inen: Şu’arâ — 1 kez (binde 0.8) 48. inen: Neml — 4 kez (binde 3.5) 49. inen: Kasas — 4 kez (binde 2.8) 50. inen: İsrâ — 7 kez (binde 4.5) 51. inen: Yûnus — 5 kez (binde 2.7) 52. inen: Hûd — 8 kez (binde 4.2) 53. inen: Yûsuf — 2 kez (binde 1.1) 54. inen: Hicr — 1 kez (binde 1.5) 55. inen: En’âm — 9 kez (binde 3) 56. inen: Sâffât — 1 kez (binde 1.2) 57. inen: Lokman — 4 kez (binde 7.3) 58. inen: Sebe’ — 10 kez (binde 11.3) 59. inen: Zümer — 10 kez (binde 8.5) 60. inen: Mü’min — 13 kez (binde 10.7) 61. inen: Fussilet — 9 kez (binde 11.3) 62. inen: Şûrâ — 2 kez (binde 2.3) 63. inen: Zuhruf — 4 kez (binde 4.8) 64. inen: Duhân — 0 kez (binde 0) 65. inen: Câsiye — 2 kez (binde 4.1) 66. inen: Ahkâf — 8 kez (binde 12.4) 67. inen: Zâriyât — 1 kez (binde 2.8) 68. inen: Gâşiye — 1 kez (binde 10.9) 69. inen: Kehf — 9 kez (binde 5.7) 70. inen: Nahl — 11 kez (binde 6) 71. inen: Nûh — 2 kez (binde 8.8) 72. inen: İbrahim — 9 kez (binde 10.8) 73. inen: Enbiyâ — 6 kez (binde 5.1) 74. inen: Mü’minûn — 3 kez (binde 2.9) 75. inen: Secde — 2 kez (binde 5.4) 76. inen: Tûr — 1 kez (binde 3.2) 77. inen: Mülk — 4 kez (binde 12) 78. inen: Hâkka — 1 kez (binde 3.9) 79. inen: Me’âric — 2 kez (binde 9.2) 80. inen: Nebe’ — 1 kez (binde 5.8) 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez (binde 0) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 1 kez (binde 9.3) 84. inen: Rûm — 9 kez (binde 11) 85. inen: Ankebût — 10 kez (binde 10.2) 86. inen: Mutaffifîn — 2 kez (binde 11.8) 87. inen: Bakara — 47 kez (binde 7.7) 88. inen: Enfâl — 17 kez (binde 13.8) 89. inen: Âl-i İmrân — 43 kez (binde 12.4) 90. inen: Ahzâb — 5 kez (binde 3.9) 91. inen: Mümtehine — 8 kez (binde 23) 92. inen: Nisâ — 38 kez (binde 10.1) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 3 kez (binde 5.2) 95. inen: Muhammed — 11 kez (binde 20.4) 96. inen: Ra’d — 11 kez (binde 12.9) 97. inen: Rahmân — 0 kez (binde 0) 98. inen: İnsan — 4 kez (binde 16.5) 99. inen: Talâk — 1 kez (binde 3.5) 100. inen: Beyyine — 2 kez (binde 21.3) 101. inen: Haşr — 4 kez (binde 9) 102. inen: Nûr — 3 kez (binde 2.3) 103. inen: Hac — 9 kez (binde 7.1) 104. inen: Münâfikûn — 1 kez (binde 5.6) 105. inen: Mücâdele — 2 kez (binde 4.2) 106. inen: Hucurât — 1 kez (binde 2.9) 107. inen: Tahrîm — 4 kez (binde 16.1) 108. inen: Teğâbun — 6 kez (binde 24.9) 109. inen: Saff — 2 kez (binde 9) 110. inen: Cum’a — 0 kez (binde 0) 111. inen: Fetih — 8 kez (binde 14.3) 112. inen: Mâide — 31 kez (binde 11.1) 113. inen: Tevbe — 31 kez (binde 12.4) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

“Örtenler” ✕ Süzgeci kaldır

112 ayet

بَلٰى قَدْ جَٓاءَتْكَ اٰيَات۪ي فَكَذَّبْتَ بِهَا وَاسْتَكْبَرْتَ وَكُنْتَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ
Ey insanoğlu! Evet; ayetlerim sana gelmişti de onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştun.[59]
وَس۪يقَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ زُمَراًۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫هَا فُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُـهَٓا اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَتْلُونَ عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ رَبِّكُمْ وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۜ قَالُوا بَلٰى وَلٰكِنْ حَقَّتْ كَلِمَةُ الْعَذَابِ عَلَى الْكَافِر۪ينَ
İnkar edenler, bölük bölük cehenneme sürülür. Oraya vardıklarında kapıları açılır; bekçileri onlara: «Size içinizden Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden peygamberler gelmedi mi» derler. «Evet geldi» derler. Lakin azap sözü inkarcıların aleyhine gerçekleşir.[71]
فَادْعُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ
Ey inananlar! İnkarcılar istemese de, dini yalnız Allah’a has kılarak O’na yalvarın.[14]
فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِالْحَقِّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُوا اقْتُلُٓوا اَبْنَٓاءَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ وَاسْتَحْيُوا نِسَٓاءَهُمْۜ وَمَا كَيْدُ الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ
Musa katımızdan onlara gerçeği getirince: «Onunla beraber iman etmiş kimselerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın» dediler. Ama inkarcıların hilesi elbette boşa gider.[25]
قَالُٓوا اَوَلَمْ تَكُ تَأْت۪يكُمْ رُسُلُكُمْ بِالْبَيِّنَاتِۜ قَالُوا بَلٰىۜ قَالُوا فَادْعُواۚ وَمَا دُعٰٓـؤُا الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ۟
Bekçiler: «Size, belgelerle peygamberleriniz gelmiş miydi?» derler. Onlar da: «Evet, gelmişti» derler. Bekçiler: «O halde kendiniz yalvarın» derler. İnkarcıların yalvarışı şüphesiz boşunadır.[50]
مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالُوا ضَلُّوا عَنَّا بَلْ لَمْ نَكُنْ نَدْعُوا مِنْ قَبْلُ شَيْـٔاًۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ الْكَافِر۪ينَ
Sonra onlara: «Allah’ı bırakıp da koştuğunuz ortaklar nerededir?» denir. «Bizden uzaklaştılar; hayır, biz zaten önceleri hiçbir şeye kulluk etmiyorduk» derler. İşte Allah inkarcıları böyle saptırır.[73-74]
فَلَمْ يَكُ يَنْفَعُهُمْ ا۪يمَانُهُمْ لَمَّا رَاَوْا بَأْسَنَاۜ سُنَّتَ اللّٰهِ الَّت۪ي قَدْ خَلَتْ ف۪ي عِبَادِه۪ۚ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْكَافِرُونَ
Ama, Bizim şiddetli azabımızı görüp de öyle inanmaları kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah’ın kulları hakkında, öteden beri yürürlükte olan yasasıdır. İşte inkarcılar o zaman hüsranda kaldılar.[85]
اَلَّذ۪ينَ لَا يُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ
Onlar zekat vermezler; ahireti inkar edenler de yalnız onlardır.[7]
اِذْ جَٓاءَتْهُمُ الرُّسُلُ مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ قَالُوا لَوْ شَٓاءَ رَبُّنَا لَاَنْزَلَ مَلٰٓئِكَةً فَاِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ
Onlara, önlerinden, artlarından, her yönden: «Allah’tan başkasına kulluk etmeyin» diyen peygamberler gelmişti: «Eğer Rabbimiz böyle bir şey dileseydi melekler indirirdi. Doğrusu sizinle gönderileni inkar ederiz» demişlerdi.[14]
وَيَسْتَج۪يبُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَيَز۪يدُهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَالْكَافِرُونَ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌ
Kullarının tevbesini kabul eden, kötülükleri affeden, yaptıklarınızı bilen, inanıp yararlı işler işleyenlerin duasını kabul eden, lütfuyla onların ecrini arttıran O’dur. Ama, inkarcılar için çetin azap vardır.[25-26]
قَالَ اَوَلَوْ جِئْتُكُمْ بِاَهْدٰى مِمَّا وَجَدْتُمْ عَلَيْهِ اٰبَٓاءَكُمْۜ قَالُٓوا اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ
Gönderilen uyarıcı: «Eğer size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş isem de mi bana uymazsınız?» dedi. Onlar: «Doğrusu sizinle gönderilen şeyi inkar ediyoruz» dediler.[24]
وَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ وَاِنَّا بِه۪ كَافِرُونَ
Gerçek kendilerine geldiği zaman: «Bu bir büyüdür. Doğrusu biz onu inkar ediyoruz» dediler.[30]
وَاِذَا حُشِرَ النَّاسُ كَانُوا لَهُمْ اَعْدَٓاءً وَكَانُوا بِعِبَادَتِهِمْ كَافِر۪ينَ
Ama, insanlar kıyamet günü toplatılınca, putları onlara düşman olurlar ve tapınmalarını inkar ederler.[6]
ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ مَوْلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاَنَّ الْكَافِر۪ينَ لَا مَوْلٰى لَهُمْ۟
Çünkü Allah inananların sahibidir. Kafirlerin ise sahibi yoktur.[11]
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ مَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْ
İnkar edip Allah yolundan alıkoyanları, sonra da inkarcı olarak ölenleri Allah şüphesiz ki bağışlamayacaktır.[34]
مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُٓ اَشِدَّٓاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَٓاءُ بَيْنَهُمْ تَرٰيهُمْ رُكَّعاً سُجَّداً يَبْتَغُونَ فَضْلاً مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَاناًۘ س۪يمَاهُمْ ف۪ي وُجُوهِهِمْ مِنْ اَثَرِ السُّجُودِۜ ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرٰيةِۚۛ وَمَثَلُهُمْ فِي الْاِنْج۪يلِ۠ۛ كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْـَٔهُ۫ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِه۪ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغ۪يظَ بِهِمُ الْكُفَّارَۜ وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْراً عَظ۪يماً
Muhammed Allah’ın elçisidir. Onun beraberinde bulunanlar, inkarcılara karşı sert, birbirlerine merhametlidirler. Onları rükua varırken, secde ederken, Allah’tan lütuf ve hoşnudluk dilerken görürsün. Onlar, yüzlerindeki secde izi ile tanınırlar. İşte bu, onların Tevrat’ta anlatılan vasıflarıdır. İncil’de de şöyle vasıflandırılmışlardı: Filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ekincilerin hoşuna giden ekin gibidirler. Allah böylece bunları çoğaltıp kuvvetlendirmekle inkarcıları öfkelendirir. Allah, inanıp yararlı işler işleyenlere, bağışlama ve büyük ecir vadetmiştir.[29]
بَلْ عَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْ فَقَالَ الْـكَافِرُونَ هٰذَا شَيْءٌ عَج۪يبٌ
Kafirler, Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da: «Bu şaşılacak bir şey; öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman dirilecek miyiz? Bu, ihtimali olmayan bir dönüştür» dediler.[2-3]
مُهْطِع۪ينَ اِلَى الدَّاعِۜ يَقُولُ الْـكَافِرُونَ هٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ
Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar. İnkarcılar: «Bu, zorlu bir gündür» derler.[7-8]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا جَٓاءَكُمُ الْمُؤْمِنَاتُ مُهَاجِرَاتٍ فَامْتَحِنُوهُنَّۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِا۪يمَانِهِنَّۚ فَاِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَاتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ اِلَى الْكُفَّارِۜ لَا هُنَّ حِلٌّ لَهُمْ وَلَا هُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّۜ وَاٰتُوهُمْ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ اِذَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۜ وَلَا تُمْسِكُوا بِعِصَمِ الْكَوَافِرِ وَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقْتُمْ وَلْيَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقُواۜ ذٰلِكُمْ حُكْمُ اللّٰهِۜ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ
Ey inananlar! İnanmış kadınlar hicret ederek size gelirlerse onları deneyin, hicretlerinin sebebini inceleyin. Allah onların imanlarını çok iyi bilir. Onların mümin kadınlar olduklarını öğrenirseniz, inkarcılara geri çevirmeyin. Bu kadınlar, o inkarcılara helal değildir Onlar da bunlara helal olmazlar. İnkarcıların bu kadınlara verdikleri mehirleri iade edin: Bu kadınların mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman, onlarla evlenmenizde bir engel yoktur. İnkarcı kadınları nikahınızda tutmayın; onlara verdiğiniz mehri isteyin; inkarcı erkekler de hicret eden mümin kadınlara verdikleri mehirleri istesinler. Allah’ın hükmü budur; aranızda O hükmeder. Allah bilendir, Hakim’dir.[10]
وَاِنْ فَاتَكُمْ شَيْءٌ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ اِلَى الْـكُفَّارِ فَعَاقَبْتُمْ فَاٰتُوا الَّذ۪ينَ ذَهَبَتْ اَزْوَاجُهُمْ مِثْلَ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّـذ۪ٓي اَنْتُمْ بِه۪ مُؤْمِنُونَ
Ey mümin erkekler! Eğer inkar eden (kafir olan) eşlerinize sarfettiklerinizden inkarcılara bir şey geçecek olursa ganimetten, eşleri giden mümin erkeklere sarfettikleri miktar kadarını verin. İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının.[11]
Yükleniyor...