ق و م

597ayette
660kez geçiyor
79/114surede
58farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %70 · Medenî %30
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 39 2. inen sure En çok geçtiği sure A’râf 55 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
لِقَوْمٍ
50 yazım
İsim لِفَعْلٍ Kavim 342
الْقِيٰمَةِ İsim الْفِعَالَةِ Kıyamet 70
قَوْماً
2 yazım
İsim فَعْلًا Kavim 40
مُسْتَق۪يمٍ
4 yazım
İsim مُسْتَفْعِلٍ DOĞRU 19
وَاَق۪يمُوا
3 yazım
İfal Babı وَأَفْعِلُوا Ve doğru uygulayın 16
وَاَقَامُوا
4 yazım
İfal Babı وَأَفْعَلُوا Ve doğru uyguladılar 13
تَقُومُ
3 yazım
Feale-Yefulu تَفْعُلُ Ayakta durursun 13
مُسْتَق۪يمٍ
4 yazım
Sıfat مُسْتَفْعِلٍ Doğru 12
يُق۪يمُونَ
6 yazım
İfal Babı يُفْعِلُونَ Doğru uygularlar 12
مَقَام۪ي
9 yazım
İsim مَفْعَلِي Makam 12
يَقُومُ
4 yazım
Feale-Yefulu يَفْعُلُ Ayakta durur 8
وَاَقِمِ
4 yazım
İfal Babı أَفْعِلْ Doğru uygula 8
مُق۪يمٌۙ
3 yazım
İsim مُفْعِلٌ Yerleşik 6
قَامُوا
3 yazım
Feale-Yefulu فَعَلُوا Ayakta durdular 5
قِيَاماً
2 yazım
İsim فِعَالًا Ayakta duranlar 5
وَاَقْوَمُ
3 yazım
İsim وَأَفْعَلُ Ve daha doğru 4
مُسْتَق۪يماًۙ İsim مُسْتَفْعِلًا DOĞRU 4
اسْتَقَامُوا İstifal اسْتَفْعَلُوا Doğru oldular 4
الْقَيِّمُ
2 yazım
Sıfat الْفَيْعِلُ Dosdoğru 4
الْقَيُّومُۚ
2 yazım
Sıfat الْفَيْعُولُ Yönetici 3
قَٓائِماً İsim فَاعِلًا Ayakta duran 3
تَقُمْ
2 yazım
Feale-Yefulu تَفْعُلْ Ayakta durma 3
قُمْتُمْ
3 yazım
Feale-Yefulu افْعُلْ Ayakta dur 3
فَاسْتَق۪يمُوا
3 yazım
İstifal فَاسْتَفْعِلُوا Öyleyse doğru olun 3
قَٓائِمٌ
2 yazım
İsim فَاعِلٌ Ayakta duran 3
قَٓائِمَةًۙ İsim فَاعِلَةً Ayakta duran 3
مُسْتَق۪يماً Sıfat مُسْتَفْعِلًا DOĞRU 2
فَاَقَمْتَ
2 yazım
İfal Babı فَأَفْعَلْتَ Hemen doğru uyguladın 2
قَوَّام۪ينَ İsim فَعَّالِينَ Yöneticiler 2
مُق۪يمٌ
2 yazım
Sıfat مُفْعِلٌ Yerleşik 2
فَاسْتَقِمْ
2 yazım
İstifal فَاسْتَفْعِلْ Doğru ol 2
مَقَاماً İsim مَفْعَلًا Makam 2
وَاِقَامَ
2 yazım
İsim وَإِفْعَالَ Ve doğru uygulamak 2
وَمُقَاماً İsim وَمُفْعَلًا Ve ikametgah 2
وَقَٓائِماً
2 yazım
İsim وَفَاعِلًا Ve ayakta duran 2
قِيَامٌ
2 yazım
İsim فِعَالٌ Ayakta duranlar 2
وَقُومُوا Feale-Yefulu وَافْعُلُوا Ve ayakta durun 1
قَٓائِمٌ İsim فَاعِلٌ Ayakta duran 1
قَٓائِمَةٌ Sıfat فَاعِلَةٌ Ayakta duran 1
قَوَّامُونَ İsim فَعَّالُونَ Yöneticiler 1
وَالْمُق۪يم۪ينَ İsim وَالْمُفْعِلِينَ Ve doğru uygulayanlar 1
تُق۪يمُوا İfal Babı تُفْعِلُوا Doğru uygularsınız 1
قِيَماً Sıfat فِيعَلًا Dosdoğru 1
قَوْمَكَ İsim فَعْلَكَ Kavmin 1
اِقَامَتِكُمْۙ İsim إِفْعَالَتِكُمْ Sizin ikametiniz 1
قَيِّماً Sıfat فَيْعِلًا Dosdoğru 1
نُق۪يمُ İfal Babı نُفْعِلُ Yerleştiririz 1
وَالْقَٓائِم۪ينَ İsim وَالْفَاعِلِينَ Ve ayakta duranlar 1
وَالْمُق۪يمِي İsim وَالْمُفْعِلِي Ve doğru uygulayanlar 1
قَوَاماً İsim فَعَالًا Oranlarda dengeli olmak 1
مُقَامَ İsim مُفْعَلَ Doğru uygulama yeri 1
وَاَقِمْنَ İfal Babı وَأَفْعِلْنَ Ve doğru uygulayın 1
الْمُقَامَةِ İsim الْمُفْعَلَةِ İkametgah 1
قَٓائِمُونَۖ İsim فَاعِلُونَ Ayakta duranlar 1
يَسْتَق۪يمَ İstifal يَسْتَفْعِلَ Doğru olur 1
تَقْو۪يمٍۘ İsim تَفْعِيلٍ Doğru uygulama 1
قَيِّمَةٌۜ Sıfat فَيْعِلَةٌ Dosdoğru 1
الْقَيِّمَةِۜ İsim الْفَيْعِلَةِ Dosdoğru 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 80 anlam

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 1 kez (binde 3.3) 3. inen: Müzzemmil — 4 kez (binde 20.1) 4. inen: Müddessir — 1 kez (binde 3.9) 5. inen: Fâtiha — 1 kez (binde 34.5) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 1 kez (binde 9.6) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 1 kez (binde 2.8) 24. inen: Abese — 0 kez (binde 0) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 0 kez (binde 0) 28. inen: Tîn — 1 kez (binde 29.4) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 2 kez (binde 12.2) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 0 kez (binde 0) 34. inen: Kâf — 2 kez (binde 5.4) 35. inen: Beled — 0 kez (binde 0) 36. inen: Târık — 0 kez (binde 0) 37. inen: Kamer — 2 kez (binde 5.8) 38. inen: Sâd — 2 kez (binde 2.7) 39. inen: A’râf — 55 kez (binde 16.6) 40. inen: Cin — 2 kez (binde 7) 41. inen: Yâsîn — 7 kez (binde 9.7) 42. inen: Furkân — 10 kez (binde 11.2) 43. inen: Fâtır — 4 kez (binde 5.2) 44. inen: Meryem — 6 kez (binde 6.2) 45. inen: Tâ-Hâ — 12 kez (binde 9) 46. inen: Vâkı’a — 0 kez (binde 0) 47. inen: Şu’arâ — 10 kez (binde 7.6) 48. inen: Neml — 16 kez (binde 13.9) 49. inen: Kasas — 14 kez (binde 9.8) 50. inen: İsrâ — 8 kez (binde 5.1) 51. inen: Yûnus — 24 kez (binde 13.1) 52. inen: Hûd — 42 kez (binde 21.9) 53. inen: Yûsuf — 6 kez (binde 3.4) 54. inen: Hicr — 5 kez (binde 7.6) 55. inen: En’âm — 27 kez (binde 8.9) 56. inen: Sâffât — 6 kez (binde 7) 57. inen: Lokman — 2 kez (binde 3.7) 58. inen: Sebe’ — 1 kez (binde 1.1) 59. inen: Zümer — 12 kez (binde 10.2) 60. inen: Mü’min — 10 kez (binde 8.2) 61. inen: Fussilet — 5 kez (binde 6.3) 62. inen: Şûrâ — 6 kez (binde 7) 63. inen: Zuhruf — 13 kez (binde 15.7) 64. inen: Duhân — 6 kez (binde 17.3) 65. inen: Câsiye — 9 kez (binde 18.4) 66. inen: Ahkâf — 11 kez (binde 17.1) 67. inen: Zâriyât — 6 kez (binde 16.7) 68. inen: Gâşiye — 0 kez (binde 0) 69. inen: Kehf — 10 kez (binde 6.3) 70. inen: Nahl — 17 kez (binde 9.2) 71. inen: Nûh — 4 kez (binde 17.7) 72. inen: İbrahim — 10 kez (binde 12) 73. inen: Enbiyâ — 9 kez (binde 7.7) 74. inen: Mü’minûn — 13 kez (binde 12.4) 75. inen: Secde — 2 kez (binde 5.4) 76. inen: Tûr — 2 kez (binde 6.4) 77. inen: Mülk — 1 kez (binde 3) 78. inen: Hâkka — 1 kez (binde 3.9) 79. inen: Me’âric — 1 kez (binde 4.6) 80. inen: Nebe’ — 1 kez (binde 5.8) 81. inen: Nâzi’ât — 1 kez (binde 5.6) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 0 kez (binde 0) 84. inen: Rûm — 15 kez (binde 18.4) 85. inen: Ankebût — 13 kez (binde 13.3) 86. inen: Mutaffifîn — 1 kez (binde 5.9) 87. inen: Bakara — 33 kez (binde 5.4) 88. inen: Enfâl — 5 kez (binde 4.1) 89. inen: Âl-i İmrân — 20 kez (binde 5.7) 90. inen: Ahzâb — 2 kez (binde 1.6) 91. inen: Mümtehine — 3 kez (binde 8.6) 92. inen: Nisâ — 26 kez (binde 6.9) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 1 kez (binde 1.7) 95. inen: Muhammed — 1 kez (binde 1.9) 96. inen: Ra’d — 7 kez (binde 8.2) 97. inen: Rahmân — 2 kez (binde 5.7) 98. inen: İnsan — 0 kez (binde 0) 99. inen: Talâk — 1 kez (binde 3.5) 100. inen: Beyyine — 3 kez (binde 31.9) 101. inen: Haşr — 3 kez (binde 6.7) 102. inen: Nûr — 3 kez (binde 2.3) 103. inen: Hac — 12 kez (binde 9.4) 104. inen: Münâfikûn — 1 kez (binde 5.6) 105. inen: Mücâdele — 4 kez (binde 8.5) 106. inen: Hucurât — 3 kez (binde 8.6) 107. inen: Tahrîm — 1 kez (binde 4) 108. inen: Teğâbun — 0 kez (binde 0) 109. inen: Saff — 4 kez (binde 18.1) 110. inen: Cum’a — 3 kez (binde 17.1) 111. inen: Fetih — 4 kez (binde 7.1) 112. inen: Mâide — 34 kez (binde 12.1) 113. inen: Tevbe — 30 kez (binde 12) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

“Kavim” ✕ Süzgeci kaldır

172 ayet

وَنَصَرْنَاهُ مِنَ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاَغْرَقْنَاهُمْ اَجْمَع۪ينَ
Ayetlerimizi yalanlayan millete karşı ona yardım ettik. Doğrusu onlar fena bir milletti, hepsini suda boğduk.[77]
وَدَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ اِذْ يَحْكُمَانِ فِي الْحَرْثِ اِذْ نَفَشَتْ ف۪يهِ غَنَمُ الْقَوْمِۚ وَكُنَّا لِحُكْمِهِمْ شَاهِد۪ينَۙ
Davud ve Süleyman da milletin koyunlarının yayıldığı bir ekin hakkında hüküm veriyorlarken, Biz onların hükmüne şahiddik.[78]
وَاِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَثَمُودُۙ
Seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh milleti, Ad, Semud, İbrahim milleti, Lut milleti ve Medyen halkı da peygamberlerini yalancı saymış ve Musa da yalanlanmıştı. Ama Ben, kafirlere önce mehil verdim, sonra da onları yakalayıverdim; Beni tanımamak nasılmış görsünler.[42-44]
فَاِذَا اسْتَوَيْتَ اَنْتَ وَمَنْ مَعَكَ عَلَى الْفُلْكِ فَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي نَجّٰينَا مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ
Ey Nuh! Sen ve beraberindekiler gemiye yerleşince: «Bizi zalim milletten kurtaran Allah’a hamdolsun» de.[28]
اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَاسْتَكْـبَرُوا وَكَانُوا قَوْماً عَال۪ينَۚ
Sonra Musa ve kardeşi Harun’u, Firavun ve erkanına mucizelerimiz ve apaçık delille gönderdik. Büyüklük tasladılar. Zaten mağrur bir topluluktular.[45-46]
رَبِّ فَلَا تَجْعَلْن۪ي فِي الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ
De ki: «Rabbim! Onların tehdit olundukları şeyi bana mutlaka göstereceksen, o zaman beni zalim milletin içinde bulundurma Yarabbi.»[93-94]
قَالُوا رَبَّـنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْماً ضَٓالّ۪ينَ
Şöyle derler: «Rabbimiz! Bizi bedbahtlığımız yenmişti; sapık bir millet olmuştuk.»[106]
وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اِفْكٌۨ افْتَرٰيهُ وَاَعَانَهُ عَلَيْهِ قَوْمٌ اٰخَرُونَۚۛ فَقَدْ جَٓاؤُ۫ ظُلْماً وَزُوراًۚۛ
İnkar edenler: «Bu Kuran uydurmadır, ona başka bir topluluk yardım etmiştir» diyerek haksız ve asılsız bir söz uydurdular.[4]
قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنْبَغ۪ي لَـنَٓا اَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى نَسُوا الذِّكْرَۚ وَكَانُوا قَوْماً بُوراً
Onlar: «Haşa; Seni bırakıp başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat Sen onlara ve babalarına nimetler verdin de sonunda Seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir millet oldular» derler.[18]
فَقُلْنَا اذْهَبَٓا اِلَى الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ فَدَمَّرْنَاهُمْ تَدْم۪يراًۜ
«Ayetlerimizi yalanlayan millete gidin» dedik. Sonunda o milleti yerle bir ettik.[36]
وَقَوْمَ نُوحٍ لَمَّا كَذَّبُوا الرُّسُلَ اَغْرَقْنَاهُمْ وَجَعَلْنَاهُمْ لِلنَّاسِ اٰيَةًۜ وَاَعْتَدْنَا لِلظَّالِم۪ينَ عَـذَاباً اَل۪يماًۚ
Nuh milletini de, peygamberleri yalanladıkları zaman suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret kıldık. Zalimlere can yakıcı azap hazırlamışızdır.[37]
وَاِذْ نَادٰى رَبُّكَ مُوسٰٓى اَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۙ
Rabbin Musa’ya: «Haksızlık eden millete, Firavun’un milletine git» diye nida etmişti. «Haksızlıktan sakınmazlar mı?»[10-11]
قَوْمَ فِرْعَوْنَۜ اَلَا يَتَّقُونَ
Rabbin Musa’ya: «Haksızlık eden millete, Firavun’un milletine git» diye nida etmişti. «Haksızlıktan sakınmazlar mı?»[10-11]
كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ
Nuh’un milleti peygamberlerini yalanladı.[105]
كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ
Lut milleti de peygamberleri yalanladı.[160]
وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ
Kardeşleri Lut, onlara: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz» dedi.[161-166]
وَاَدْخِلْ يَدَكَ ف۪ي جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍ ف۪ي تِسْعِ اٰيَاتٍ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَقَوْمِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْماً فَاسِق۪ينَ
«Değneğini at!» Musa, değneğinin yılan gibi hareketler yaptığını görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. «Ey Musa! Korkma; Benim katımda peygamberler korkmaz; yalnız haksızlık eden bunun dışındadır. Kötü hali iyiliğe çeviren kimse bilsin ki Ben şüphesiz bağışlarım, merhamet ederim. Elini koynuna sok, Firavun ve milletine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak kusursuz, bembeyaz çıksın. Gerçekten onlar yoldan çıkmış bir millettir.»[10-12]
وَصَدَّهَا مَا كَانَتْ تَعْبُدُ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اِنَّهَا كَانَتْ مِنْ قَوْمٍ كَافِر۪ينَ
Melikeyi o zamana kadar alıkoyan, Allah’tan başka taptığı şeylerdi; çünkü kendisi inkarcı bir millettendi.[43]
قَالُوا اطَّيَّرْنَا بِكَ وَبِمَنْ مَعَكَۜ قَالَ طَٓائِرُكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تُفْتَنُونَ
«Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık» dediler. Salih: «Uğursuzluğunuz Allah katındandır; belki imtihana çekilen bir milletsiniz» dedi.[47]
اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ
«Kadınları bırakıp, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz; evet, siz cahil bir milletsiniz.»[55]
Yükleniyor...