أ ت ي
486ayette
549kez geçiyor
72/114surede
40farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 41
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
54 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
اٰتَيْنَا
29 yazım
|
İfal Babı | أَفْعَلْنَا | Verdik | 90 |
يَأْتِيَ
29 yazım
|
Feale-Yefilu | يَفْعِلَ | Gelir | 72 |
يَأْتِ
18 yazım |
Feale-Yefilu | يَفْعِلْ | Size gelir | 46 |
| اُو۫تُوا | İfal Babı | أُفْعِلُوا | Onlara verildi | 34 |
وَاٰتُوا
15 yazım |
İfal Babı | وَأَفْعِلُوا | Ve verin | 33 |
اٰتٰيهُمُ
16 yazım |
İfal Babı | أَفْعَلَهُمْ | Onlara verdi | 30 |
فَأْتُوا
12 yazım |
Feale-Yefilu | فَفْعِلُوا | Öyleyse getirin | 27 |
| تَأْت۪يهِمْ | Feale-Yefilu | تَفْعِلُهِمْ | Onlara gelir | 27 |
اُو۫تِيَ
6 yazım |
İfal Babı | أُفْعِلَ | Ona verildi | 25 |
وَيُؤْتُونَ
11 yazım |
İfal Babı | وَيُفْعِلُونَ | Ve verirler | 24 |
اٰت۪يكُمْ
14 yazım |
Feale-Yefilu | فَعَلَ | Geldi | 23 |
اَتٰيكَ
8 yazım |
Feale-Yefilu | فَعَلَكَ | Sana geldi | 21 |
| لَتَأْتُونَ | Feale-Yefilu | لَتَفْعِلُونَ | Gelirsiniz | 18 |
يُؤْت۪ي
11 yazım |
İfal Babı | يُفْعِلُ | Verir | 13 |
| ائْتِنَا | Feale-Yefilu | اِفْعِلْنَا | Bize getir | 11 |
وَتُؤْتُوهَا
5 yazım |
İfal Babı | وَتُفْعِلُوهَا | Ve ona verirsiniz | 5 |
اَتَتْكُمُ
5 yazım |
Feale-Yefilu | فَعَلَتْكُمُ | Size geldi | 5 |
نَأْتِي
4 yazım |
Feale-Yefilu | نَفْعِلُ | Geliriz | 5 |
نُؤْتِه۪
2 yazım |
İfal Babı | نُفْعِلْهُ | Ona veririz | 4 |
نُؤْت۪يهِ
3 yazım |
İfal Babı | نُفْعِلُهُ | Ona veririz | 4 |
لَاٰتِيَةٌ
2 yazım |
İsim | لَفَاعِلَةٌ | Gelen | 4 |
| فَاٰتَتْ | İfal Babı | فَأَفْعَلَتْ | Hemen verdi | 3 |
| اٰت۪يهِمْ | İsim | فَاعِلُهُمْ | Onlara gelen | 3 |
| تُؤْتِي | İfal Babı | تُفْعِلُ | Verirsin | 2 |
| وَاٰتَيْنَاهُمْ | İfal Babı | وَأَفْعَلْنَاهُمْ | Ve onlara verdik | 2 |
| لَاٰتٍۙ | İsim | لَفَاعِلٌ | Gelen | 2 |
| ائْتُون۪ي | Feale-Yefilu | اِفْعِلُونِي | Bana getirin | 2 |
وَا۪يتَٓاءَ
2 yazım |
İsim | وَإِفْعَالَ | Ve vermek | 2 |
| فَأْتُوا | Feale-Yefilu | فَفْعِلُوا | Öyleyse getirin | 1 |
| يَأْتُوكُمْ | Feale-Yefilu | يَفْعِلُوكُمْ | Size gelirler | 1 |
| نَأْتِ | Feale-Yefilu | نَفْعِلْ | Getiririz | 1 |
| فَاٰتُوهُمْ | İfal Babı | فَأَفْعِلُوهُمْ | Hemen onlara verin | 1 |
| وَالْمُؤْتُونَ | İsim | وَالْمُفْعِلُونَ | Ve verenler | 1 |
| لَاٰتِيَنَّهُمْ | Feale-Yefilu | لَأَفْعِلَنَّهُمْ | Kesinlikle onlara geleceğim | 1 |
| يَأْتِيَنَّكُمْ | Feale-Yefilu | يَفْعِلَنَّكُمْ | Kesinlikle size gelecek | 1 |
| وَا۪يتَٓائِ | İsim | وَإِفْعَالِ | Ve vermek | 1 |
| مَأْتِياًّ | İsim | مَفْعُولًا | Getirilen | 1 |
| فَأْتِيَاهُ | Feale-Yefilu | فَفْعِلَاهُ | İkiniz ona gelin | 1 |
| وَاُو۫تِيَتْ | İfal Babı | وَأُفْعِلَتْ | Ve ona verildi | 1 |
| ائْتِيَا | Feale-Yefilu | اِفْعِلَا | İkiniz gelin | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Onlara gelir 34
Onlara verildi 32
Gelir 23
Verdik 19
Onlara verdik 16
Ona verildi 14
Ve verdik 13
Ve verin 12
Getirir 10
Size gelir 10
Onlara verdi 9
Getirirler 9
Gelen 7
Geldi 7
Diğer 174 anlam
Sana geldi 7
Öyleyse getirin 6
Verir 6
Ona verir 6
Ona veririz 6
Size verdi 6
Ve verirler 6
Onlara geldi 6
Size getirir 6
Ona verdik 6
Ona gelir 6
Gelirsiniz 5
(Size) verildi 5
Gelirler 5
Bana getirin 5
Kesinlikle size gelecek 4
Ve verdi 4
Bize ver 4
Onlara verdiniz 4
Ona verilir 4
Hemen getir 4
Ve verdiler 4
Verirler 4
Ve onlara verdik 4
Ve ona verdik 4
Size geldi 4
Size verir 4
Size verdik 3
Verdiniz 3
Ona verdi 3
Sana gelirler 3
Geldiler 3
Ve onlara verin 3
Ve getirir 3
Öyleyse bize getir 3
Bize getir 3
Gelir misiniz? 3
Sana getirirler 3
Ona geldi 3
Ve vermek 3
Size getiririm 3
Bize gelir 2
Gelin 2
Hemen getirin 2
Bize getirir 2
Ve verdiniz 2
Öyleyse onlara verin 2
Ve verir 2
Onlara verir 2
Ve size verdi 2
İkisine verdi 2
Onlara getirirsin 2
Verdin 2
Ve bana verdi 2
İkinize gelir 2
Bana getirir 2
Geliriz 2
Sana verdik 2
Sana gelir 2
Bana verin 2
Bana verdi 2
Onlara getirdik 2
Ve bize verildi 2
Sana getiririm 2
Hemen onlara geldi 2
Ve onlara verildi 1
Size gelirler 1
Getiririz 1
Getirdin 1
Onlara o verildi 1
Öyleyse onlara gidin 1
Hemen gelin 1
Ve ona verdi 1
Hemen verdi 1
Ve ona verirsiniz 1
Verirsin 1
Size verdim 1
Ve size gelirler 1
Ve bize ver 1
Vermeyin 1
İkisi ona gelir 1
Getirdiler 1
Hemen onlara verin 1
Öyleyse kesinlikle onlara verdik 1
Ve gelsin 1
Onlara verirsiniz 1
Ve verenler 1
Onlara vereceğiz 1
Ona verilirsiniz 1
Hemen onlara getirirsin 1
Bize gel 1
Bize verilir 1
Kesinlikle onlara geleceğim 1
Hemen onlara ver 1
Bize gelirsin 1
Bize getirirsin 1
Hemen geldiler 1
Sana verdim 1
Bize verdin 1
Bize verecek 1
Bize verdi 1
Sana geldiler 1
Getir 1
Onlara gelen 1
Bana getirirsiniz 1
Bana verirsiniz 1
Kesinlikle bana getireceksiniz 1
Ona verdiler 1
Ve bana getirin 1
Bana verdin 1
Öyleyse bize getirin 1
Size getiririz 1
Ve ona gelir 1
Bize getir- 1
Ve sana getirdik 1
Hemen geldi 1
Ve onlara geldi 1
Ve ver 1
Getirirsin 1
Hemen size getirsin 1
Verdi 1
Bana verir 1
İkisi geldi 1
Getirdi 1
Bize gelirler 1
Getirilen 1
Kesinlikle bana verilecek 1
Ve bize gelir 1
Ona gelen 1
(Sana) verildi 1
İkiniz ona gelin 1
Kesinlikle sana getireceğiz 1
Hemen gelir misiniz? 1
Hemen bize getirsin 1
Getirdik 1
Verdiler 1
Hemen onlara gelecek 1
Git 1
Hemen ikiniz gelin 1
Hemen onlara gelir 1
Size getireceğim 1
Kesinlikle bana getirecek 1
Ve ona verildi 1
Ve bana gelin 1
Kesinlikle onlara getireceğiz 1
Bana gelirler 1
Ona geldiler 1
Onlara verilir 1
Sana verdi 1
Ona verildim 1
Ve gelirsiniz 1
Ve kesinlikle onlara gelecek 1
Ver 1
Öyleyse kesinlikle verdik 1
Öyleyse kesinlikle ona verdiler 1
Onlara verdin 1
Onlara ver 1
Bize gelirsiniz 1
Bana o verildi 1
İkiniz gelin 1
Geldik 1
Size getiren 1
Getirin 1
Ve onlara verdi 1
Öyleyse ona verecek 1
Getirsinler 1
Öyleyse getirsin 1
Hemen verdik 1
Öyleyse verin 1
-mak 1
Öyleyse getirsinler 1
Bana verilir 1
Bize geldi 1
Hemen gelirsiniz 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
وَيُؤْتُونَ ✕ Süzgeci kaldır
24 ayet
وَقَالَ
لَهُمْ
نَبِيُّهُمْ
اِنَّ
اللّٰهَ
قَدْ
بَعَثَ
لَكُمْ
طَالُوتَ
مَلِكاًۜ
قَالُٓوا
اَنّٰى
يَكُونُ
لَهُ
الْمُلْكُ
عَلَيْنَا
وَنَحْنُ
اَحَقُّ
بِالْمُلْكِ
مِنْهُ
وَلَمْ
يُؤْتَ
سَعَةً
مِنَ
الْمَالِۜ
قَالَ
اِنَّ
اللّٰهَ
اصْطَفٰيهُ
عَلَيْكُمْ
وَزَادَهُ
بَسْطَةً
فِي
الْعِلْمِ
وَالْجِسْمِۜ
وَاللّٰهُ
يُؤْت۪ي
مُلْكَهُ
مَنْ
يَشَٓاءُۜ
وَاللّٰهُ
وَاسِعٌ
عَل۪يمٌ
Peygamberleri onlara «Allah size şüphesiz, Talut’u hükümdar olarak gönderdi» dedi. «Biz hükümdarlığa ondan layık iken ve ona malca da bir bolluk verilmemişken bize hükümdar olmağa o nasıl layık olabilir?» dediler, «Doğrusu Allah size onu seçti, bilgice ve vücutça gücünü artırdı» dedi. Allah mülkü dilediğine verir. Allah her şeyi kaplar ve bilir.[247]
يُؤْتِي
الْحِكْمَةَ
مَنْ
يَشَٓاءُۚ
وَمَنْ
يُؤْتَ
الْحِكْمَةَ
فَقَدْ
اُو۫تِيَ
خَيْراً
كَث۪يراًۜ
وَمَا
يَذَّكَّرُ
اِلَّٓا
اُو۬لُوا
الْاَلْبَابِ
Hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse şüphesiz ona çokça hayır verilmiştir. Bundan ancak akıl sahipleri ibret alır.[269]
وَلَا
تُؤْمِنُٓوا
اِلَّا
لِمَنْ
تَبِـعَ
د۪ينَكُمْۜ
قُلْ
اِنَّ
الْهُدٰى
هُدَى
اللّٰهِۙ
اَنْ
يُؤْتٰٓى
اَحَدٌ
مِثْلَ
مَٓا
اُو۫ت۪يتُمْ
اَوْ
يُحَٓاجُّوكُمْ
عِنْدَ
رَبِّكُمْۜ
قُلْ
اِنَّ
الْفَضْلَ
بِيَدِ
اللّٰهِۚ
يُؤْت۪يهِ
مَنْ
يَشَٓاءُۜ
وَاللّٰهُ
وَاسِعٌ
عَل۪يمٌۚ
Kitap ehlinden bir takımı şöyle dedi: «İnananlara indirilene günün başında inanın, sonunda inkar edin ki, belki dönerler ve dininize uyanlardan başkasına inanmayın». De ki: «Doğru yol Allah’ın yoludur». Ve yine başkasına da verildiğine veya Rabbinizin katında Müslümanların karşı delil getirip sizi alt edeceğine inanmayın, derler. De ki: «Doğrusu bol nimet Allah’ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah’ın fazlı her şeyi kaplar, O her şeyi bilir».[72-73]
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يَظْلِمُ
مِثْقَالَ
ذَرَّةٍۚ
وَاِنْ
تَكُ
حَسَنَةً
يُضَاعِفْهَا
وَيُؤْتِ
مِنْ
لَدُنْهُ
اَجْراً
عَظ۪يماً
Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz, zerre kadar iyilik olsa onu kat kat arttırır ve yapana büyük ecir verir.[40]
اَمْ
لَهُمْ
نَص۪يبٌ
مِنَ
الْمُلْكِ
فَاِذاً
لَا
يُؤْتُونَ
النَّاسَ
نَق۪يراًۙ
Yoksa onların hükümranlıktan bir payı mı var? O zaman insanlara bir çekirdek parçası bile vermezler.[53]
اِلَّا
الَّذ۪ينَ
تَابُوا
وَاَصْلَحُوا
وَاعْتَصَمُوا
بِاللّٰهِ
وَاَخْلَصُوا
د۪ينَهُمْ
لِلّٰهِ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
مَعَ
الْمُؤْمِن۪ينَۜ
وَسَوْفَ
يُؤْتِ
اللّٰهُ
الْمُؤْمِن۪ينَ
اَجْراً
عَظ۪يماً
Ancak tevbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah’ın Kitap’ına sarılanlar ve dinlerine Allah için candan bağlananlar müstesnadır. Onlar inananlarla beraberdirler. Allah müminlere büyük ecir verecektir.[146]
وَاِذْ
قَالَ
مُوسٰى
لِقَوْمِه۪
يَا قَوْمِ
اذْكُرُوا
نِعْمَةَ
اللّٰهِ
عَلَيْكُمْ
اِذْ
جَعَلَ
ف۪يكُمْ
اَنْبِيَٓاءَ
وَجَعَلَكُمْ
مُلُوكاًۗ
وَاٰتٰيكُمْ
مَا
لَمْ
يُؤْتِ
اَحَداً
مِنَ
الْعَالَم۪ينَ
Musa, milletine: «Ey milletim! Allah’ın size olan nimetini anın: içinizden peygamberler çıkarmış ve sizi hükümdar yapmıştır, dünyalarda kimseye vermediğini size vermiştir».[20]
اِنَّمَا
وَلِيُّكُمُ
اللّٰهُ
وَرَسُولُهُ
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
الَّذ۪ينَ
يُق۪يمُونَ
الصَّلٰوةَ
وَيُؤْتُونَ
الزَّكٰوةَ
وَهُمْ
رَاكِعُونَ
Sizin dostunuz ancak Allah, O’nun Peygamberi ve namaz kılan, zekat veren ve rüku eden müminlerdir.[55]
وَاكْتُبْ
لَنَا
ف۪ي
هٰذِهِ
الدُّنْيَا
حَسَنَةً
وَفِي
الْاٰخِرَةِ
اِنَّا
هُدْنَٓا
اِلَيْكَۜ
قَالَ
عَذَاب۪ٓي
اُص۪يبُ
بِه۪
مَنْ
اَشَٓاءُۚ
وَرَحْمَت۪ي
وَسِعَتْ
كُلَّ
شَيْءٍۜ
فَسَاَكْتُبُهَا
لِلَّذ۪ينَ
يَتَّقُونَ
وَيُؤْتُونَ
الزَّكٰوةَ
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
بِاٰيَاتِنَا
يُؤْمِنُونَۚ
«Bu dünyada ve ahirette bizim için güzel olanı yaz; biz Sana yöneldik» dedi. Allah: «Azabıma dilediğim kimseyi uğratırım, rahmetim herşeyi kaplamıştır; bunu Allah’a karşı gelmekten sakınanlara, zekat verenlere, ayetlerimize inanıp, yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılı buldukları, okuyup yazması olmayan peygambere uyanlara yazacağız. O peygamber, onlara, uygun olanı emreder ve fenalıktan meneder, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılar, onların ağır yüklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir. Bu peygambere inanan, hürmet eden, yardım eden, onunla gönderilen nura uyanlar yok mu? İşte onlar saadete erenlerdir» dedi.[156-157]
يَٓا اَيُّهَا
النَّبِيُّ
قُلْ
لِمَنْ
ف۪ٓي
اَيْد۪يكُمْ
مِنَ
الْاَسْرٰٓىۙ
اِنْ
يَعْلَمِ
اللّٰهُ
ف۪ي
قُلُوبِكُمْ
خَيْراً
يُؤْتِكُمْ
خَيْراً
مِمَّٓا
اُخِذَ
مِنْكُمْ
وَيَغْفِرْ
لَكُمْۜ
وَاللّٰهُ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Elinizde bulunan esirlere, «Allah kalblerinizde bir iyilik bulursa, size sizden alınanın daha hayırlısını verir, sizi bağışlar, Allah bağışlayandır, merhamet edendir» de.[70]
وَالْمُؤْمِنُونَ
وَالْمُؤْمِنَاتُ
بَعْضُهُمْ
اَوْلِيَٓاءُ
بَعْضٍۢ
يَأْمُرُونَ
بِالْمَعْرُوفِ
وَيَنْهَوْنَ
عَنِ
الْمُنْكَرِ
وَيُق۪يمُونَ
الصَّلٰوةَ
وَيُؤْتُونَ
الزَّكٰوةَ
وَيُط۪يعُونَ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
سَيَرْحَمُهُمُ
اللّٰهُۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
عَز۪يزٌ
حَك۪يمٌ
Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir; iyiyi emreder kötülükten alıkorlar; namaz kılarlar, zekat verirler, Allah’a ve Peygamberine itaat ederler. İşte Allah bunlara rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.[71]
وَاَنِ
اسْتَغْفِرُوا
رَبَّكُمْ
ثُمَّ
تُوبُٓوا
اِلَيْهِ
يُمَتِّعْكُمْ
مَتَاعاً
حَسَناً
اِلٰٓى
اَجَلٍ
مُسَمًّى
وَيُؤْتِ
كُلَّ
ذ۪ي
فَضْلٍ
فَضْلَهُۜ
وَاِنْ
تَوَلَّوْا
فَاِنّ۪ٓي
اَخَافُ
عَلَيْكُمْ
عَذَابَ
يَوْمٍ
كَب۪يرٍ
Elif, Lam, Ra. Bu Kitap, hakim ve haberdar olan Allah tarafından, Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayetleri kesin kılınmış, sonra da uzun uzadıya açıklanmış bir Kitap’dır. Ben size, O’nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeciyim. Rabbinizden mağfiret dileyin ve O’na tevbe edin ki, belli bir süreye kadar sizi güzelce geçindirsin ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz o zaman ben doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkarım.[1-3]
وَالَّذ۪ينَ
يُؤْتُونَ
مَٓا
اٰتَوْا
وَقُلُوبُهُمْ
وَجِلَةٌ
اَنَّهُمْ
اِلٰى
رَبِّهِمْ
رَاجِعُونَۙ
Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine eş koşmayanlar, Rablerine dönecekleri için kalbleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler, o uğurda ileri geçerler.[57-61]
وَلَا
يَأْتَلِ
اُو۬لُوا
الْفَضْلِ
مِنْكُمْ
وَالسَّعَةِ
اَنْ
يُؤْتُٓوا
اُو۬لِي
الْقُرْبٰى
وَالْمَسَاك۪ينَ
وَالْمُهَاجِر۪ينَ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِۖ
وَلْيَعْفُوا
وَلْيَصْفَحُواۜ
اَلَا
تُحِبُّونَ
اَنْ
يَغْفِرَ
اللّٰهُ
لَكُمْۜ
وَاللّٰهُ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
İçinizde lütuf ve servet sahibi olanlar, yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere, vermemek için yemin etmesinler, affetsinler, geçsinler. Allah’ın sizi bağışlamasından hoşlanmaz mısınız? Allah bağışlayandır, merhametli olandır.[22]
اَلَّذ۪ينَ
يُق۪يمُونَ
الصَّلٰوةَ
وَيُؤْتُونَ
الزَّكٰوةَ
وَهُمْ
بِالْاٰخِرَةِ
هُمْ
يُوقِنُونَ
Bunlar, namaz kılan, zekat veren ve ahirete de kesin olarak inanan müminlere doğruluk rehberi ve müjdedir.[2-3]
اُو۬لٰٓئِكَ
يُؤْتَوْنَ
اَجْرَهُمْ
مَرَّتَيْنِ
بِمَا
صَبَرُوا
وَيَدْرَؤُ۫نَ
بِالْحَسَنَةِ
السَّيِّئَةَ
وَمِمَّا
رَزَقْنَاهُمْ
يُنْفِقُونَ
İşte onlara, sabırlarından dolayı, ecirleri iki defa verilir; onlar kötülüğü iyilikle savarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan da sarfederler.[54]
اَلَّذ۪ينَ
يُق۪يمُونَ
الصَّلٰوةَ
وَيُؤْتُونَ
الزَّكٰوةَ
وَهُمْ
بِالْاٰخِرَةِ
هُمْ
يُوقِنُونَۜ
O kimseler namazı kılarlar, zekatı verirler; ahirete de yakinen inanırlar.[4]
اَلَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْتُونَ
الزَّكٰوةَ
وَهُمْ
بِالْاٰخِرَةِ
هُمْ
كَافِرُونَ
Onlar zekat vermezler; ahireti inkar edenler de yalnız onlardır.[7]
اِنَّمَا
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَا
لَعِبٌ
وَلَهْوٌۜ
وَاِنْ
تُؤْمِنُوا
وَتَتَّقُوا
يُؤْتِكُمْ
اُجُورَكُمْ
وَلَا
يَسْـَٔلْكُمْ
اَمْوَالَكُمْ
Doğrusu dünya hayatı oyun ve oyalanmadır. Eğer inanır ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, O, size ecirlerinizi verir; O, sizin mallarınızı tamamen sarfetmenizi istemez.[36]
قُلْ
لِلْمُخَلَّف۪ينَ
مِنَ
الْاَعْرَابِ
سَتُدْعَوْنَ
اِلٰى
قَوْمٍ
اُو۬ل۪ي
بَأْسٍ
شَد۪يدٍ
تُقَاتِلُونَهُمْ
اَوْ
يُسْلِمُونَۚ
فَاِنْ
تُط۪يعُوا
يُؤْتِكُمُ
اللّٰهُ
اَجْراً
حَسَناًۚ
وَاِنْ
تَتَوَلَّوْا
كَمَا
تَوَلَّيْتُمْ
مِنْ
قَبْلُ
يُعَذِّبْكُمْ
عَذَاباً
اَل۪يماً
Bedevilerden geri kalmış olanlara de ki: «güçlü kuvvetli bir millete karşı, onlar müslüman olana kadar savaşmaya çağrılacaksanız; eğer itaat ederseniz Allah size güzel ecir verir, ama daha önce döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız sizi can yakan bir azaba uğratır.»[16]
Yükleniyor...