ف س ق
54ayette
54kez geçiyor
23/114surede
11farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %37 · Medenî %63
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
A’râf 102
39. inen sure
En çok geçtiği sure
Mâide
8 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
الْفَاسِقُونَ
3 yazım |
İsim | الْفَاعِلُونَ | Yoldan çıkanlar | 17 |
الْفَاسِق۪ينَ
4 yazım |
Sıfat | الْفَاعِلِينَ | Yoldan çıkanlar | 13 |
الْفَاسِق۪ينَ
3 yazım |
İsim | الْفَاعِلِينَ | Yoldan çıkanlar | 5 |
يَفْسُقُونَ
2 yazım |
Feale-Yefulu | يَفْعُلُونَ | Yoldan çıkarlar | 5 |
فُسُوقَ
4 yazım |
İsim | فُعُولَ | Yoldan çıkmak | 4 |
فَسَقُٓوا
4 yazım |
Feale-Yefulu | فَعَلُوا | Yoldan çıktılar | 4 |
| فِسْقٌۜ | İsim | فِعْلٌ | Yoldan çıkmak | 2 |
| فِسْقاً | İsim | فِعْلًا | Yoldan çıkmak | 1 |
| فَاسِقاًۜ | İsim | فَاعِلًا | Yoldan çıkan | 1 |
| تَفْسُقُونَ۟ | Feale-Yefulu | تَفْعُلُونَ | Yoldan çıkarsınız | 1 |
| فَاسِقٌ | İsim | فَاعِلٌ | Yoldan çıkan | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“Yoldan çıkanlar” ✕ Süzgeci kaldır
35 ayet
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يَسْتَحْـي۪ٓ
اَنْ
يَضْرِبَ
مَثَلاً
مَا
بَعُوضَةً
فَمَا
فَوْقَهَاۜ
فَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
فَيَعْلَمُونَ
اَنَّهُ
الْحَقُّ
مِنْ
رَبِّهِمْۚ
وَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
فَيَقُولُونَ
مَاذَٓا
اَرَادَ
اللّٰهُ
بِهٰذَا
مَثَلاًۢ
يُضِلُّ
بِه۪
كَث۪يراً
وَيَهْد۪ي
بِه۪
كَث۪يراًۜ
وَمَا
يُضِلُّ
بِه۪ٓ
اِلَّا
الْفَاسِق۪ينَۙ
Allah sivrisineği ve onun üstününü misal olarak vermekten çekinmez. İnananlar bunun Rablerinden bir gerçek olduğunu bilirler. İnkar edenler ise «Allah bu misalle neyi murad etti?» derler, O, bu misalle birçoğunu saptırır, birçoğunu da yola getirir. Onunla saptırdığı yalnız fasıklardır ki onlar Allah’la yapılan sözleşmeyi kabulden sonra bozarlar. Allah’ın birleştirilmesini buyurduğu şeyi ayırırlar ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar; zarara uğrayanlar işte onlardır.[26-27]
وَلَقَدْ
اَنْزَلْـنَٓا
اِلَيْكَ
اٰيَاتٍ
بَيِّنَاتٍۚ
وَمَا
يَكْفُرُ
بِهَٓا
اِلَّا
الْفَاسِقُونَ
And olsun ki, sana apaçık ayetler indirdik. Onları sadece yoldan çıkmışlar inkar eder.[99]
فَمَنْ
تَوَلّٰى
بَعْدَ
ذٰلِكَ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْفَاسِقُونَ
Bunun ardından yüz çeviren var ya, işte onlar fasık olanlardır.[82]
كُنْتُمْ
خَيْرَ
اُمَّةٍ
اُخْرِجَتْ
لِلنَّاسِ
تَأْمُرُونَ
بِالْمَعْرُوفِ
وَتَنْهَوْنَ
عَنِ
الْمُنْكَرِ
وَتُؤْمِنُونَ
بِاللّٰهِۜ
وَلَوْ
اٰمَنَ
اَهْلُ
الْكِتَابِ
لَكَانَ
خَيْراً
لَهُمْۜ
مِنْهُمُ
الْمُؤْمِنُونَ
وَاَكْثَرُهُمُ
الْفَاسِقُونَ
Siz, insanlar için ortaya çıkarılan, doğruluğu emreden, fenalıktan alıkoyan, Allah’a inanan hayırlı bir ümmetsiniz. Kitap ehli inanmış olsalardı, kendileri için daha hayırlı olurdu; içlerinde inananlar olmakla beraber, çoğu yoldan çıkmıştır.[110]
قَالَ
رَبِّ
اِنّ۪ي
لَٓا
اَمْلِكُ
اِلَّا
نَفْس۪ي
وَاَخ۪ي
فَافْرُقْ
بَيْنَنَا
وَبَيْنَ
الْقَوْمِ
الْفَاسِق۪ينَ
Musa: «Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum; artık bizimle bu yoldan çıkmış milletin arasını ayır» dedi.[25]
قَالَ
فَاِنَّهَا
مُحَرَّمَةٌ
عَلَيْهِمْ
اَرْبَع۪ينَ
سَنَةًۚ
يَت۪يهُونَ
فِي
الْاَرْضِ
فَلَا
تَأْسَ
عَلَى
الْقَوْمِ
الْفَاسِق۪ينَ۟
Allah: «Orası onlara kırk yıl haram kılındı; yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış millet için tasalanma» dedi.[26]
وَلْيَحْكُمْ
اَهْلُ
الْاِنْج۪يلِ
بِمَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
ف۪يهِۜ
وَمَنْ
لَمْ
يَحْكُمْ
بِمَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْفَاسِقُونَ
İncil sahibleri Allah’ın onda indirdikleri ile hükmetsinler. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar fasık olanlardır.[47]
وَاَنِ
احْكُمْ
بَيْنَهُمْ
بِمَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
وَلَا
تَتَّبِـعْ
اَهْوَٓاءَهُمْ
وَاحْذَرْهُمْ
اَنْ
يَفْتِنُوكَ
عَنْ
بَعْضِ
مَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
اِلَيْكَۜ
فَاِنْ
تَوَلَّوْا
فَاعْلَمْ
اَنَّمَا
يُر۪يدُ
اللّٰهُ
اَنْ
يُص۪يبَهُمْ
بِبَعْضِ
ذُنُوبِهِمْۜ
وَاِنَّ
كَث۪يراً
مِنَ
النَّاسِ
لَفَاسِقُونَ
O halde, Allah’ın indirdiği Kitap ile aralarında hükmet, Allah’ın sana indirdiği Kuran’ın bir kısmından seni vazgeçirmelerinden sakın, heveslerine uyma; eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kısım günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. İnsanların çoğu gerçekten fasıktırlar.[49]
قُلْ
يَٓا اَهْلَ
الْكِتَابِ
هَلْ
تَنْقِمُونَ
مِنَّٓا
اِلَّٓا
اَنْ
اٰمَنَّا
بِاللّٰهِ
وَمَٓا
اُنْزِلَ
اِلَيْنَا
وَمَٓا
اُنْزِلَ
مِنْ
قَبْلُۙ
وَاَنَّ
اَكْثَرَكُمْ
فَاسِقُونَ
De ki, «Ey kitap ehli! Allah’a, bize indirilene ve daha önce indirilene inanmamızdan ve çoğunuzun fasık olmasından ötürü mü bizden hoşlanmıyorsunuz?»[59]
وَلَوْ
كَانُوا
يُؤْمِنُونَ
بِاللّٰهِ
وَالنَّبِيِّ
وَمَٓا
اُنْزِلَ
اِلَيْهِ
مَا
اتَّخَذُوهُمْ
اَوْلِيَٓاءَ
وَلٰكِنَّ
كَث۪يراً
مِنْهُمْ
فَاسِقُونَ
Eğer Allah’a, Peygambere ve ona indirilen Kuran’a inanmış olsalardı, onları dost edinmezlerdi, fakat onların çoğu fasıktır.[81]
ذٰلِكَ
اَدْنٰٓى
اَنْ
يَأْتُوا
بِالشَّهَادَةِ
عَلٰى
وَجْهِهَٓا
اَوْ
يَخَافُٓوا
اَنْ
تُرَدَّ
اَيْمَانٌ
بَعْدَ
اَيْمَانِهِمْۜ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَ
وَاسْمَعُواۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الْفَاسِق۪ينَ۟
Bu, şahidliği gerektiği gibi yapmalarını veya yeminlerinden sonra yeminlerin kabul edilmemesinden korkmalarını daha iyi sağlar. Allah’tan sakının, dinleyin. Allah fasık kimselere yol göstermez.[108]
وَمَا
وَجَدْنَا
لِاَكْثَرِهِمْ
مِنْ
عَهْدٍۚ
وَاِنْ
وَجَدْنَٓا
اَكْثَرَهُمْ
لَفَاسِق۪ينَ
Onların çoğunda ahde bağlılık görmedik, çoğunu fasık kimseler olarak bulduk.[102]
وَكَتَبْنَا
لَهُ
فِي
الْاَلْوَاحِ
مِنْ
كُلِّ
شَيْءٍ
مَوْعِظَةً
وَتَفْص۪يلاً
لِكُلِّ
شَيْءٍۚ
فَخُذْهَا
بِقُوَّةٍ
وَأْمُرْ
قَوْمَكَ
يَأْخُذُوا
بِاَحْسَنِهَاۜ
سَاُر۪يكُمْ
دَارَ
الْفَاسِق۪ينَ
Ona levhalarda her şeyden bir öğüt yazdık ve her şeyi uzun uzadıya açıkladık; onlara sıkıca sarıl, milletine de emret en güzel şekilde tutsunlar. Size Allah’a karşı gelenlerin yurdunu göstereceğim.[145]
كَيْفَ
وَاِنْ
يَظْهَرُوا
عَلَيْكُمْ
لَا
يَرْقُبُوا
ف۪يكُمْ
اِلاًّ
وَلَا
ذِمَّةًۜ
يُرْضُونَكُمْ
بِاَفْوَاهِهِمْ
وَتَأْبٰى
قُلُوبُهُمْۚ
وَاَكْثَرُهُمْ
فَاسِقُونَۚ
Nasıl olabilir ki, size üstün gelselerdi ne bir yakınlık, ne de bir ahd gözetirlerdi. Kalpleriyle istemezlerken sizi ağızlarıyla hoşnut etmeye uğraşırlar; çokları fasıktırlar.[8]
قُلْ
اِنْ
كَانَ
اٰبَٓاؤُ۬كُمْ
وَاَبْنَٓاؤُ۬كُمْ
وَاِخْوَانُكُمْ
وَاَزْوَاجُكُمْ
وَعَش۪يرَتُكُمْ
وَاَمْوَالٌۨ
اقْتَرَفْتُمُوهَا
وَتِجَارَةٌ
تَخْشَوْنَ
كَسَادَهَا
وَمَسَاكِنُ
تَرْضَوْنَـهَٓا
اَحَبَّ
اِلَيْكُمْ
مِنَ
اللّٰهِ
وَرَسُولِه۪
وَجِهَادٍ
ف۪ي
سَب۪يلِه۪
فَتَرَبَّصُوا
حَتّٰى
يَأْتِيَ
اللّٰهُ
بِاَمْرِه۪ۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الْفَاسِق۪ينَ۟
De ki: «Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabanız, elde ettiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden evler sizce Allah’tan, Peygamberinden ve Allah yolunda savaşmaktan daha sevgili ise, Allah’ın buyruğu gelene kadar bekleyin. Allah fasık kimseleri doğru yola eriştirmez.»[24]
قُلْ
اَنْفِقُوا
طَوْعاً
اَوْ
كَرْهاً
لَنْ
يُتَقَبَّلَ
مِنْكُمْۜ
اِنَّكُمْ
كُنْتُمْ
قَوْماً
فَاسِق۪ينَ
De ki: «İstekli yahut isteksiz olarak verin, nasıl olsa kabul edilmeyecektir. Siz şüphesiz fasık bir topluluksunuz.»[53]
اَلْمُنَافِقُونَ
وَالْمُنَافِقَاتُ
بَعْضُهُمْ
مِنْ
بَعْضٍۢ
يَأْمُرُونَ
بِالْمُنْكَرِ
وَيَنْهَوْنَ
عَنِ
الْمَعْرُوفِ
وَيَقْبِضُونَ
اَيْدِيَهُمْۜ
نَسُوا
اللّٰهَ
فَنَسِيَهُمْۜ
اِنَّ
الْمُنَافِق۪ينَ
هُمُ
الْفَاسِقُونَ
İkiyüzlü erkek ve kadınlar da birbirlerindendir: Kötülüğü emreder, iyiliğe engel olurlar; elleri de sıkıdır; Allah’ı unuttular, bu yüzden Allah da onları unuttu. Doğrusu ikiyüzlüler fasıktırlar.[67]
اِسْتَغْفِرْ
لَهُمْ
اَوْ
لَا
تَسْتَغْفِرْ
لَهُمْۜ
اِنْ
تَسْتَغْفِرْ
لَهُمْ
سَبْع۪ينَ
مَرَّةً
فَلَنْ
يَغْفِرَ
اللّٰهُ
لَهُمْۜ
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمْ
كَفَرُوا
بِاللّٰهِ
وَرَسُولِه۪ۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الْفَاسِق۪ينَ۟
Onların ister bağışlanmasını dile, ister dileme, birdir. Onlara yetmiş defa bağışlanma dilesen Allah onları bağışlamayacaktır. Bu, Allah’ı ve Peygamberini inkar etmelerinden ötürüdür. Allah fasık topluluğu doğru yola eriştirmez.[80]
وَلَا
تُصَلِّ
عَلٰٓى
اَحَدٍ
مِنْهُمْ
مَاتَ
اَبَداً
وَلَا
تَقُمْ
عَلٰى
قَبْرِه۪ۜ
اِنَّهُمْ
كَفَرُوا
بِاللّٰهِ
وَرَسُولِه۪
وَمَاتُوا
وَهُمْ
فَاسِقُونَ
Onlardan ölen kimsenin namazını sakın kılma, mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah’ı ve peygamberini inkar ettiler, fasık olarak öldüler.[84]
يَحْلِفُونَ
لَكُمْ
لِتَرْضَوْا
عَنْهُمْۚ
فَاِنْ
تَرْضَوْا
عَنْهُمْ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يَرْضٰى
عَنِ
الْقَوْمِ
الْفَاسِق۪ينَ
Kendilerinden hoşnut olasınız diye, size and verirler. Siz onlardan hoşnut olsanız bile, Allah, yoldan çıkmış kimselerden razı olmaz.[96]
Yükleniyor...