ف ت ح
33ayette
38kez geçiyor
25/114surede
14farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %63 · Medenî %37
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kamer 11
37. inen sure
En çok geçtiği sure
A’râf
4 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
فَتَحْنَا
5 yazım |
Feale-Yefalu | فَعَلْنَا | Açtık | 8 |
الْفَتْحِ
6 yazım |
İsim | الْفَعْلُ | Fetih | 8 |
فُتِحَتْ
3 yazım |
Feale-Yefalu | فُعِلَتْ | Açıldı | 4 |
| فَتْحاً | İsim | فَعْلًا | Fetih | 4 |
مَفَاتِـحُ
3 yazım |
İsim | مَفَاعِلَهُ | Onun anahtarları | 3 |
| افْتَحْ | Feale-Yefalu | افْعَلْ | Aç | 2 |
| يَفْتَحُ | Feale-Yefalu | يَفْعَلُ | Açar | 2 |
| يَسْتَفْتِحُونَ | İstifal | يَسْتَفْعِلُونَ | Fetih isterler | 1 |
| تُفَتَّحُ | Tef'il Babı | تُفَعَّلُ | Açılır | 1 |
| الْفَاتِح۪ينَ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Açanlar | 1 |
| تَسْتَفْتِحُوا | İstifal | تَسْتَفْعِلُوا | Fetih istersiniz | 1 |
| وَاسْتَفْتَحُوا | İstifal | وَاسْتَفْعَلُوا | Ve fetih istediler | 1 |
| الْفَتَّاحُ | İsim | الْفَعَّالُ | Açan | 1 |
| مُفَتَّحَةً | İsim | مُفَعَّلَةً | Açılan | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
فَتَحْنَا ✕ Süzgeci kaldır
8 ayet
وَاِذَا
لَقُوا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
قَالُٓوا
اٰمَنَّاۚ
وَاِذَا
خَلَا
بَعْضُهُمْ
اِلٰى
بَعْضٍ
قَالُٓوا
اَتُحَدِّثُونَهُمْ
بِمَا
فَتَحَ
اللّٰهُ
عَلَيْكُمْ
لِيُحَٓاجُّوكُمْ
بِه۪
عِنْدَ
رَبِّكُمْۜ
اَفَلَا
تَعْقِلُونَ
İnananlarla karşılaştıkları zaman, «İnandık» derlerdi; birbirleriyle yalnız kaldıklarında, «Rabbinizin katında size karşı hüccet göstersinler diye mi Allah’ın size açıkladığını onlara anlatıyorsunuz? Bunu akletmiyor musunuz?» derlerdi.[76]
فَلَمَّا
نَسُوا
مَا
ذُكِّرُوا
بِه۪
فَتَحْنَا
عَلَيْهِمْ
اَبْوَابَ
كُلِّ
شَيْءٍۜ
حَتّٰٓى
اِذَا
فَرِحُوا
بِمَٓا
اُو۫تُٓوا
اَخَذْنَاهُمْ
بَغْتَةً
فَاِذَا
هُمْ
مُبْلِسُونَ
Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, onlara her şeyin kapısını açtık; kendilerine verilene sevinince ansızın onları yakaladık da umutsuz kalıverdiler.[44]
وَلَوْ
اَنَّ
اَهْلَ
الْقُرٰٓى
اٰمَنُوا
وَاتَّقَوْا
لَفَتَحْنَا
عَلَيْهِمْ
بَرَكَاتٍ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
وَالْاَرْضِ
وَلٰكِنْ
كَذَّبُوا
فَاَخَذْنَاهُمْ
بِمَا
كَانُوا
يَكْسِبُونَ
Eğer kentlerin halkı inanmış ve Bize karşı gelmekten sakınmış olsalardı, onlara göğün ve yerin bolluklarını verirdik. Ama yalanladılar; bu yüzden onları, yaptıklarına karşılık yakalayıverdik.[96]
وَلَمَّا
فَتَحُوا
مَتَاعَهُمْ
وَجَدُوا
بِضَاعَتَهُمْ
رُدَّتْ
اِلَيْهِمْۜ
قَالُوا
يَٓا اَبَانَا
مَا
نَبْغ۪يۜ
هٰذِه۪
بِضَاعَتُنَا
رُدَّتْ
اِلَيْنَاۚ
وَنَم۪يرُ
اَهْلَنَا
وَنَحْفَظُ
اَخَانَا
وَنَزْدَادُ
كَيْلَ
بَع۪يرٍۜ
ذٰلِكَ
كَيْلٌ
يَس۪يرٌ
Yüklerini açınca karşılık olarak götürdükleri mallarının kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler. «Ey babamız! Daha ne isteriz; işte mallarımız da bize iade edilmiş; ailemize onunla yine yiyecek getirir, kardeşimizi de korur ve bir deve yükü de artırmış oluruz; esasen bu az bir şeydir» dediler.[65]
وَلَوْ
فَتَحْنَا
عَلَيْهِمْ
بَاباً
مِنَ
السَّمَٓاءِ
فَظَلُّوا
ف۪يهِ
يَعْرُجُونَۙ
Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: «Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik» derler.[14-15]
حَتّٰٓى
اِذَا
فَتَحْنَا
عَلَيْهِمْ
بَاباً
ذَا
عَذَابٍ
شَد۪يدٍ
اِذَا
هُمْ
ف۪يهِ
مُبْلِسُونَ۟
Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman ümitsiz kalıverdiler.[77]
اِنَّا
فَتَحْنَا
لَكَ
فَتْحاً
مُب۪يناًۙ
Doğrusu Biz sana apaçık bir zafer sağlamışızdır.[1]
فَفَتَحْنَٓا
اَبْوَابَ
السَّمَٓاءِ
بِمَٓاءٍ
مُنْهَمِرٍۘ
Biz de bunun üzerine gök kapılarını boşanan sularla açtık.[11]
Yükleniyor...