ع م ي
30ayette
33kez geçiyor
22/114surede
14farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %73 · Medenî %27
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Abese 2
24. inen sure
En çok geçtiği sure
İsrâ
3 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
الْاَعْمٰى
3 yazım |
İsim | الْأَفْعَلُ | Kör | 13 |
| عُمْيٌ | İsim | فُعْلٌ | Körler | 4 |
| فَعَمُوا | Feile-Yefalu | فَفَعِلُوا | Kör oldular | 2 |
| تَعْمَى | Feile-Yefalu | تَفْعَلُ | Kör olur | 2 |
| الْعُمْيِ | Sıfat | الْفُعْلِ | Körler | 2 |
| الْعَمٰى | İsim | الْفَعَلَ | Körlük | 2 |
| عَمِيَ | Feile-Yefalu | فَعِلَ | Kör oldu | 1 |
| عَم۪ينَ۟ | Sıfat | فَعِلِينَ | Körler | 1 |
| فَعُمِّيَتْ | Tef'il Babı | فَفُعِّلَتْ | Hemen kör edildi | 1 |
| عُمْياً | Sıfat | فُعْلًا | Körler | 1 |
| وَعُمْيَـاناً | İsim | وَفُعْلَانًا | Ve körler | 1 |
| عَمُونَ۟ | İsim | فَعِلُونَ | Körler | 1 |
| فَعَمِيَتْ | Feile-Yefalu | فَفَعِلَتْ | Kör oldu | 1 |
| وَاَعْمٰٓى | Feile-Yefalu | وَأَفْعَلَ | Ve kör etti | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
عُمْيٌ ✕ Süzgeci kaldır
4 ayet
صُمٌّ
بُكْمٌ
عُمْيٌ
فَهُمْ
لَا
يَرْجِعُونَۙ
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden doğru yola dönmezler.[18]
وَمَثَلُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
كَمَثَلِ
الَّذ۪ي
يَنْعِقُ
بِمَا
لَا
يَسْمَعُ
اِلَّا
دُعَٓاءً
وَنِدَٓاءًۜ
صُمٌّ
بُكْمٌ
عُمْيٌ
فَهُمْ
لَا
يَعْقِلُونَ
İnkar edenlerin durumu, çağırma ve bağırmadan başkasını duymayarak haykıran gibidir. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden akledemezler.[171]
وَمِنْهُمْ
مَنْ
يَنْظُرُ
اِلَيْكَۜ
اَفَاَنْتَ
تَهْدِي
الْعُمْيَ
وَلَوْ
كَانُوا
لَا
يُبْصِرُونَ
Aralarında sana bakan vardır. Sen körleri, görmezlerken doğru yola iletebilir misin?[43]
اَفَاَنْتَ
تُسْمِــعُ
الصُّمَّ
اَوْ
تَهْدِي
الْعُمْيَ
وَمَنْ
كَانَ
ف۪ي
ضَلَالٍ
مُب۪ينٍ
Sağırlara sen mi duyuracaksın? Yoksa körleri ve apaçık sapıklıkta olanları doğru yola sen mi eriştireceksin?[40]
Yükleniyor...