ع ق ل
49ayette
49kez geçiyor
30/114surede
4farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %63 · Medenî %37
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
A’râf 169
39. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
8 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
تَعْقِلُونَ
2 yazım |
Feale-Yefilu | تَفْعِلُونَ | Akledersiniz | 24 |
يَعْقِلُونَ
3 yazım |
Feale-Yefilu | يَفْعِلُونَ | Aklederler | 23 |
| عَقَلُوهُ | Feale-Yefilu | فَعَلُوهُ | Onu aklettiler | 1 |
| نَعْقِلُ | Feale-Yefilu | نَفْعِلُ | Aklederiz | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ب ي ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
8 ayet
Renkler türü, ton kökü gösterir — ع ق ل: koyu (isim, fiil) · ب ي ن: açık (isim, fiil)
اِنَّ
ف۪ي
خَلْقِ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَاخْتِلَافِ
الَّيْلِ
وَالنَّهَارِ
وَالْفُلْكِ
الَّت۪ي
تَجْر۪ي
فِي
الْبَحْرِ
بِمَا
يَنْفَعُ
النَّاسَ
وَمَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مِنْ
مَٓاءٍ
فَاَحْيَا
بِهِ
الْاَرْضَ
بَعْدَ
مَوْتِهَا
وَبَثَّ
ف۪يهَا
مِنْ
كُلِّ
دَٓابَّةٍۖ
وَتَصْر۪يفِ
الرِّيَاحِ
وَالسَّحَابِ
الْمُسَخَّرِ
بَيْنَ
السَّمَٓاءِ
وَالْاَرْضِ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يَعْقِلُونَ
Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde süzülen gemilerde, Allah’ın gökten indirip yeri ölümünden sonra dirilttiği suda, her türlü canlıyı orada yaymasında, rüzgarları ve yerle gök arasında emre amade duran bulutları döndürmesinde, düşünen kimseler için deliller vardır.[164]
كَذٰلِكَ
يُبَيِّنُ
اللّٰهُ
لَكُمْ
اٰيَاتِه۪
لَعَلَّكُمْ
تَعْقِلُونَ۟
Allah ayetlerini düşünesiniz diye böylece açıklamaktadır.[242]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَتَّخِذُوا
بِطَانَةً
مِنْ
دُونِكُمْ
لَا
يَأْلُونَكُمْ
خَبَالاًۜ
وَدُّوا
مَا
عَنِتُّمْۚ
قَدْ
بَدَتِ
الْبَغْضَٓاءُ
مِنْ
اَفْوَاهِهِمْۚ
وَمَا
تُخْف۪ي
صُدُورُهُمْ
اَكْـبَرُۜ
قَدْ
بَيَّنَّا
لَكُمُ
الْاٰيَاتِ
اِنْ
كُنْتُمْ
تَعْقِلُونَ
Ey İnananlar! Sizden olmayanı sırdaş edinmeyin, onlar sizi şaşırtmaktan geri durmazlar, sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların öfkesi ağızlarından taşmaktadır, kalblerinin gizlediği ise daha büyüktür. Eğer aklediyorsanız, şüphesiz size ayetleri açıkladık.[118]
لَيْسَ
عَلَى
الْاَعْمٰى
حَرَجٌ
وَلَا
عَلَى
الْاَعْرَجِ
حَرَجٌ
وَلَا
عَلَى
الْمَر۪يضِ
حَرَجٌ
وَلَا
عَلٰٓى
اَنْفُسِكُمْ
اَنْ
تَأْكُلُوا
مِنْ
بُيُوتِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
اٰبَٓائِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
اُمَّهَاتِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
اِخْوَانِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
اَخَوَاتِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
اَعْمَامِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
عَمَّاتِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
اَخْوَالِكُمْ
اَوْ
بُيُوتِ
خَالَاتِكُمْ
اَوْ
مَا
مَلَكْتُمْ
مَفَاتِحَهُٓ
اَوْ
صَد۪يقِكُمْۜ
لَيْسَ
عَلَيْكُمْ
جُنَاحٌ
اَنْ
تَأْكُلُوا
جَم۪يعاً
اَوْ
اَشْتَاتاًۜ
فَاِذَا
دَخَلْتُمْ
بُيُوتاً
فَسَلِّمُوا
عَلٰٓى
اَنْفُسِكُمْ
تَحِيَّةً
مِنْ
عِنْدِ
اللّٰهِ
مُبَارَكَةً
طَيِّبَةًۜ
كَذٰلِكَ
يُبَيِّنُ
اللّٰهُ
لَكُمُ
الْاٰيَاتِ
لَعَلَّكُمْ
تَعْقِلُونَ۟
Kör için bir sorumluluk yoktur. Topal için bir sorumluluk yoktur. Hastaya da bir sorumluluk yoktur. Evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya kahyası olup anahtarları elinde olan evlerde, ya da dostlarınızın evlerinde izinsiz yemek yemenizde bir sorumluluk yoktur. Bir arada veya ayrı ayrı yemenizde de bir sorumluluk yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, kendinize ehlinize Allah katından bereket, esenlik ve güzellik dileyerek selam verin. Allah size ayetleri, düşünesiniz diye böylece açıklar.[61]
قَالَ
رَبُّ
الْمَشْرِقِ
وَالْمَغْرِبِ
وَمَا
بَيْنَهُمَاۜ
اِنْ
كُنْتُمْ
تَعْقِلُونَ
Musa: «Eğer akledebilen kimselerseniz bilin ki O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir» dedi.[28]
وَلَقَدْ
تَرَكْنَا
مِنْهَٓا
اٰيَةً
بَيِّنَةً
لِقَوْمٍ
يَعْقِلُونَ
And olsun ki, Biz, düşünen kimseler için oradan apaçık bir belgeyi geride bırakmışızdır.[35]
اِعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
يُحْـيِ
الْاَرْضَ
بَعْدَ
مَوْتِهَاۜ
قَدْ
بَيَّنَّا
لَكُمُ
الْاٰيَاتِ
لَعَلَّكُمْ
تَعْقِلُونَ
Allah’ın, yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiğini bilin; size, akledesiniz diye açık açık deliller anlattık.[17]
لَا
يُقَاتِلُونَكُمْ
جَم۪يعاً
اِلَّا
ف۪ي
قُرًى
مُحَصَّنَةٍ
اَوْ
مِنْ
وَرَٓاءِ
جُدُرٍۜ
بَأْسُهُمْ
بَيْنَهُمْ
شَد۪يدٌۜ
تَحْسَبُهُمْ
جَم۪يعاً
وَقُلُوبُهُمْ
شَتّٰىۜ
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمْ
قَوْمٌ
لَا
يَعْقِلُونَۚ
Onlar sizinle toplu olarak, ancak surla çevrilmiş kasabalar içinde veya duvarlar arkasından savaşı kabul edebilirler. Kendi aralarındaki çekişmeleri ise serttir; onları birlik sanırsın, oysa kalbleri birbirinden ayrıdır. Bu, akletmeyen bir topluluk olmalarındandır.[14]
Yükleniyor...