ع د و
92ayette
106kez geçiyor
34/114surede
24farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %44 · Medenî %56
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 12
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
20 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
عَدُوٌّ
11 yazım |
İsim | فَعُولٌ | Düşman | 32 |
| عَدُواًّ | İsim | فَعُولًا | Düşman | 10 |
اعْتَدٰى
4 yazım |
İftial Babı | افْتَعَلَ | Sınırı aştı | 7 |
وَالْعُدْوَانِ
2 yazım |
İsim | وَالْفُعْلَانِ | Ve düşmanlık | 7 |
اَعْدَٓاءً
4 yazım |
İsim | أَفْعَالًا | Düşmanlar | 6 |
الْعَدَاوَةَ
4 yazım |
İsim | الْفَعَالَةَ | Düşmanlık | 6 |
تَعْتَدُواۜ
3 yazım |
İftial Babı | تَفْتَعِلُوا | Sınırı aşmayın | 5 |
الْمُعْتَد۪ينَ
2 yazım |
İsim | الْمُفْتَعِلِينَ | Sınırı aşanlar | 5 |
يَعْتَدُونَ۟
3 yazım |
İftial Babı | يَفْتَعِلُونَ | Sınırı aşarlar | 3 |
| عَادٍ | İsim | فَعَلٍ | Saldıran | 3 |
يَتَعَدَّ
2 yazım |
Tefe'ale Babı | يَتَفَعَّلْ | Aşar | 3 |
الْعَادُونَۚ
2 yazım |
İsim | الْفَاعِلُونَ | Saldıranlar | 3 |
| تَعْدُوا | Feale-Yefulu | تَفْعُلُوا | Saldırmayın | 2 |
| عَدْواً | İsim | فَعْلًا | Saldırmak | 2 |
| بِالْعُدْوَةِ | İsim | بِالْفُعْلَةِ | Vadide | 2 |
| مُعْتَدٍ | İsim | مُفْتَعِلٍ | Sınırı aşan | 2 |
| عُدْوَاناً | İsim | فُعْلَانًا | Düşmanlık | 1 |
| بِاَعْدَٓائِكُمْۜ | İsim | بِأَفْعَالِكُمْ | Düşmanlarınızı | 1 |
| عَدُوٍّ | Sıfat | فَعُولٍ | Düşman | 1 |
| يَعْدُونَ | Feale-Yefulu | يَفْعُلُونَ | Saldırırlar | 1 |
| الْمُعْتَدُونَ | İsim | الْمُفْتَعِلُونَ | Sınırı aşanlar | 1 |
| عَادَيْتُمْ | Faale Babı | فَاعَلْتُمْ | Düşman oldunuz | 1 |
| مُعْتَدٍ | Sıfat | مُفْتَعِلٍ | Sınırı aşan | 1 |
| وَالْعَـادِيَاتِ | İsim | وَالْفَاعِلَاتِ | Andolsun ki saldıranlar | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Düşman 34
Düşmanlık 9
Düşmanlar 6
Ve düşmanlık 5
Sınırı aşanlar 5
Sınırı aştı 4
Sınırı aşarlar 3
Saldıranlar 3
Sınırı aşan 3
Saldıran 2
Sınırı aşmayın 2
Aşar 2
Düşmanınız 2
Vadide 2
Diğer 22 anlam
Ve sizin düşmanlığınız 2
Onun düşmanı 2
Sınırı aştılar 1
Öyleyse sınırı aşın 1
Onun sınırını aşmayın 1
Sınırı aşmanız için 1
Ve aşar 1
Düşmanlarınızı 1
Saldırmayın 1
Sınırı aşarsınız 1
Sınırı aştık 1
Saldırmak 1
Sınırı aşanları 1
Saldırırlar 1
Ve saldırmak 1
Ve dönen 1
Ayırma 1
Ve düşman 1
Düşmanım 1
Düşman oldunuz 1
Onların düşmanı 1
Andolsun ki saldıranlar 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“Düşman” ✕ Süzgeci kaldır
32 ayet
قَالَ
اهْبِطَا
مِنْهَا
جَم۪يعاً
بَعْضُكُمْ
لِبَعْضٍ
عَدُوٌّۚ
فَاِمَّا
يَأْتِيَنَّكُمْ
مِنّ۪ي
هُدًى
فَمَنِ
اتَّـبَعَ
هُدَايَ
فَلَا
يَضِلُّ
وَلَا
يَشْقٰى
Onlara şöyle dedi: «Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Elbet size Benden bir yol gösteren gelir; Benim yoluma uyan ne sapar ve ne de bedbaht olur.»[123]
وَكَذٰلِكَ
جَعَلْنَا
لِكُلِّ
نَبِيٍّ
عَدُواًّ
مِنَ
الْمُجْرِم۪ينَۜ
وَكَفٰى
بِرَبِّكَ
هَادِياً
وَنَص۪يراً
Her peygamber için, böylece suçlulardan bir düşman ortaya koyarız. Doğruyu gösterici ve yardımcı olarak, Rabbin yeter.[31]
فَاِنَّهُمْ
عَدُوٌّ
ل۪ٓي
اِلَّا
رَبَّ
الْعَالَم۪ينَۙ
İbrahim: «Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O’dur. Beni yediren de, içiren de O’dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O’dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O’dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.[75-83]
فَالْتَقَطَهُٓ
اٰلُ
فِرْعَوْنَ
لِيَكُونَ
لَهُمْ
عَدُواًّ
وَحَزَناًۜ
اِنَّ
فِرْعَوْنَ
وَهَامَانَ
وَجُنُودَهُمَا
كَانُوا
خَاطِـ۪ٔينَ
Firavun’un adamları onu almışlardı. Firavun, Haman ve askerleri, suçlu olduklarından, o onlara düşman ve başlarına da dert olacaktı.[8]
وَدَخَلَ
الْمَد۪ينَةَ
عَلٰى
ح۪ينِ
غَفْلَةٍ
مِنْ
اَهْلِهَا
فَوَجَدَ
ف۪يهَا
رَجُلَيْنِ
يَقْتَتِلَانِۘ
هٰذَا
مِنْ
ش۪يعَتِه۪
وَهٰذَا
مِنْ
عَدُوِّه۪ۚ
فَاسْتَغَاثَهُ
الَّذ۪ي
مِنْ
ش۪يعَتِه۪
عَلَى
الَّذ۪ي
مِنْ
عَدُوِّه۪ۙ
فَوَكَزَهُ
مُوسٰى
فَقَضٰى
عَلَيْهِۘ
قَالَ
هٰذَا
مِنْ
عَمَلِ
الشَّيْطَانِۜ
اِنَّهُ
عَدُوٌّ
مُضِلٌّ
مُب۪ينٌ
Musa, halkının haberi olmadığı bir zamanda, şehre girdi. Biri kendi adamlarından, diğeri de düşmanı olan iki adamı döğüşür buldu. Kendi tarafından olan kimse, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa, onun düşmanına bir yumruk vurdu; ölümüne sebep oldu. «Bu şeytanin işidir; çünkü o apaçık, saptıran bir düşmandır» dedi.[15]
فَلَمَّٓا
اَنْ
اَرَادَ
اَنْ
يَبْطِشَ
بِالَّذ۪ي
هُوَ
عَدُوٌّ
لَهُمَاۙ
قَالَ
يَا مُوسٰٓى
اَتُر۪يدُ
اَنْ
تَقْتُلَن۪ي
كَمَا
قَتَلْتَ
نَفْساً
بِالْاَمْسِۗ
اِنْ
تُر۪يدُ
اِلَّٓا
اَنْ
تَكُونَ
جَبَّاراً
فِي
الْاَرْضِ
وَمَا
تُر۪يدُ
اَنْ
تَكُونَ
مِنَ
الْمُصْلِح۪ينَ
Musa, ikisinin de düşmanı olan kimseyi yakalamak isteyince: «Ey Musa! Dün bir cana kıydığın gibi bana da mı kıymak istiyorsun? Sen ıslah edenlerden olmak değil, ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun» dedi.[19]
اِنَّ
الشَّيْطَانَ
لَكُمْ
عَدُوٌّ
فَاتَّخِذُوهُ
عَدُواًّۜ
اِنَّمَا
يَدْعُوا
حِزْبَهُ
لِيَكُونُوا
مِنْ
اَصْحَابِ
السَّع۪يرِۜ
Şeytan şüphesiz sizin düşmanınızdır; siz de onu düşman tutun; o, kendi taraftarlarını, çılgın alevli cehennem yaranı olmaya çağırır.[6]
اَلَمْ
اَعْهَدْ
اِلَيْكُمْ
يَا بَن۪ٓي
اٰدَمَ
اَنْ
لَا
تَعْبُدُوا
الشَّيْطَانَۚ
اِنَّهُ
لَكُمْ
عَدُوٌّ
مُب۪ينٌۙ
Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?[59-61]
وَلَا
يَصُدَّنَّكُمُ
الشَّيْطَانُۚ
اِنَّهُ
لَكُمْ
عَدُوٌّ
مُب۪ينٌ
Sakın şeytan sizi bu yoldan alıkoymasın; şüphesiz o size apaçık bir düşmandır.[62]
اَلْاَخِلَّٓاءُ
يَوْمَئِذٍ
بَعْضُهُمْ
لِبَعْضٍ
عَدُوٌّ
اِلَّا
الْمُتَّق۪ينَۜ۟
O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dost olanlar birbirine düşman olurlar.[67]
وَاِذَا
رَاَيْتَهُمْ
تُعْجِبُكَ
اَجْسَامُهُمْۜ
وَاِنْ
يَقُولُوا
تَسْمَعْ
لِقَوْلِهِمْۜ
كَاَنَّهُمْ
خُشُبٌ
مُسَنَّدَةٌۜ
يَحْسَبُونَ
كُلَّ
صَيْحَةٍ
عَلَيْهِمْۜ
هُمُ
الْعَدُوُّ
فَاحْذَرْهُمْۜ
قَاتَلَهُمُ
اللّٰهُۘ
اَنّٰى
يُؤْفَـكُونَ
Onlara baktığın zaman cüsseleri hoşuna gider; konuşurlarsa sözlerini dinlersin; tıpkı, sıralanmış kof kütük gibidirler; her çığlığı kendi aleyhlerine sayarlar; onlar düşmandır, onlardan çekin; Allah canlarını alsın, nasıl da aldatılıp döndürülüyorlar.[4]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِنَّ
مِنْ
اَزْوَاجِكُمْ
وَاَوْلَادِكُمْ
عَدُواًّ
لَكُمْ
فَاحْذَرُوهُمْۚ
وَاِنْ
تَعْفُوا
وَتَصْفَحُوا
وَتَغْفِرُوا
فَاِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Ey inananlar! Eşleriniz ve çocuklarınızdan size düşmanlık edenler olur, onlardan sakının; ama, siz affeder, suçlarını örter ve bağışlarsanız bilin ki Allah da bağışlar ve acır.[14]
Yükleniyor...