ظ ل م
290ayette
315kez geçiyor
59/114surede
27farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %68 · Medenî %32
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 29
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
31 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| الظَّالِم۪ينَ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Zalimler | 69 |
ظَلَمُوا
13 yazım |
Feale-Yefilu | فَعَلُوا | Zulmettiler | 60 |
الظَّالِمُونَ
5 yazım |
İsim | الْفَاعِلُونَ | Zalimler | 32 |
الظُّلُمَاتِ
6 yazım |
İsim | الْفُعُلَاتِ | Karanlıklar | 22 |
الظَّالِم۪ينَ
2 yazım |
Sıfat | الْفَاعِلِينَ | Zalimler | 22 |
يَظْلِمُونَ
5 yazım |
Feale-Yefilu | يَفْعِلُونَ | Zulmederler | 21 |
| اَظْلَمُ | İsim | أَفْعَلُ | Daha zalim | 16 |
يُظْلَمُونَ
2 yazım |
Feale-Yefilu | يُفْعَلُونَ | Zulmedilirler | 15 |
بِظُلْمٍ
8 yazım |
İsim | بِفُعْلٍ | Onların zulmü için | 12 |
| ظُلْماً | İsim | فُعْلًا | Zulüm | 8 |
تُظْلَمُونَ
2 yazım |
Feale-Yefilu | تُفْعَلُونَ | Size zulmedilir | 6 |
| بِظَلَّامٍ | İsim | بِفَعَّالٍ | Zalim | 5 |
| ظُلِمُواۜ | Feale-Yefilu | فُعِلُوا | Onlara zulmedildi | 4 |
| ظَالِمَةٌ | İsim | فَاعِلَةٌ | Zalim | 4 |
ظَالِمٌ
3 yazım |
İsim | فَاعِلٌ | Zalim | 4 |
تَظْلِمُونَ
3 yazım |
Feale-Yefilu | تَفْعِلُونَ | Zulmedersiniz | 3 |
| ظَالِم۪ٓي | İsim | فَاعِلِي | Zalimler | 2 |
| اَظْلَمَ | İfal Babı | أَفْعَلَ | Karanlık çöktüğü | 1 |
| الظَّالِمِ | Sıfat | الْفَاعِلِ | Zalim | 1 |
| الظَّالِمُونَ | Sıfat | الْفَاعِلُونَ | Zalimler | 1 |
| مُظْلِماًۜ | İsim | مُفْعِلًا | Kararan | 1 |
| ظَلَمَتْ | Feale-Yefilu | فَعَلَتْ | Zulmetti | 1 |
| لَظَلُومٌ | İsim | لَفَعُولٌ | Zalim | 1 |
| مَظْلُوماً | İsim | مَفْعُولًا | Zulmedilen | 1 |
| ظُلُمَاتٌ | Sıfat | فُعُلَاتٌ | Karanlıklar | 1 |
| ظَلُوماً | İsim | فَعُولًا | Zalim | 1 |
| مُظْلِمُونَۙ | İsim | مُفْعِلُونَ | Kararanlar | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Zalimler 109
Zulmettiler 40
Karanlıklar 22
Daha zalim 16
Zulmedilirler 15
Zalim 15
Zulmederler 13
Zulüm 9
Zalimler için 8
Zulmeder 6
Zalimleri 5
Zulmetti 5
Size zulmedilir 4
Onlara zulmetmek 3
Diğer 30 anlam
Onlara zulmettik 3
Onlara zulmedildi 3
Zalimlere 3
Zulmettiniz 2
Bize zulmettiler 2
Onlara zulmetti 2
Onların zulmü için 2
Ve zulmettiler 2
Onun zulmü 2
Zulüm yardımıyla 2
Zulmedilir 2
Zulmettim 2
Karanlık çöktüğü 1
Zulmedersiniz 1
Ve zulüm 1
Ona zulmedildi 1
Zulüm için 1
Zulüme 1
Zulmettik 1
Hemen zulmettiler 1
Zulmetmeyin 1
Kararan 1
Onların zulmü 1
Zulmedilen 1
zalimlerden 1
Zulüm ile 1
Karanlıklar gibi 1
Kararanlar 1
Ve zalim 1
Sana zulmetti 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
ظَلَمُوا ✕ Süzgeci kaldır
57 ayet
وَاِذْ
قَالَ
مُوسٰى
لِقَوْمِه۪
يَا قَوْمِ
اِنَّكُمْ
ظَلَمْتُمْ
اَنْفُسَكُمْ
بِاتِّخَاذِكُمُ
الْعِجْلَ
فَتُوبُٓوا
اِلٰى
بَارِئِكُمْ
فَاقْتُلُٓوا
اَنْفُسَكُمْۜ
ذٰلِكُمْ
خَيْرٌ
لَكُمْ
عِنْدَ
بَارِئِكُمْۜ
فَتَابَ
عَلَيْكُمْۜ
اِنَّهُ
هُوَ
التَّوَّابُ
الرَّح۪يمُ
Musa milletine «Ey milletim! Buzağıyı tanrı olarak benimsemekle kendinize yazık ettiniz. Yaratanınıza tevbe edin ve nefislerinizi öldürün, bu Yaratanınız katında sizin için hayırlı olur; O daima tevbeleri kabul ve merhamet eden olduğu için tevbenizi kabul eder» demişti.[54]
وَظَلَّلْنَا
عَلَيْكُمُ
الْغَمَامَ
وَاَنْزَلْنَا
عَلَيْكُمُ
الْمَنَّ
وَالسَّلْوٰىۜ
كُلُوا
مِنْ
طَيِّبَاتِ
مَا
رَزَقْنَاكُمْۜ
وَمَا
ظَلَمُونَا
وَلٰكِنْ
كَانُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
يَظْلِمُونَ
Bulutla sizi gölgelendirdik, kudret helvası ve bıldırcın indirdik, «Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin» dedik. Onlar Bize değil, fakat kendilerine yazık ediyorlardı.[57]
فَبَدَّلَ
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُوا
قَوْلاً
غَيْرَ
الَّذ۪ي
ق۪يلَ
لَهُمْ
فَاَنْزَلْنَا
عَلَى
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُوا
رِجْزاً
مِنَ
السَّمَٓاءِ
بِمَا
كَانُوا
يَفْسُقُونَ۟
Ama zulmedenler, kendilerine söylenmiş olan sözü başka sözle değiştirdiler. Biz de, zalimlere, yoldan çıkmalarından dolayı gökten azab indirdik.[59]
وَمِنْ
حَيْثُ
خَرَجْتَ
فَوَلِّ
وَجْهَكَ
شَطْرَ
الْمَسْجِدِ
الْحَرَامِۜ
وَحَيْثُ
مَا
كُنْتُمْ
فَوَلُّوا
وُجُوهَكُمْ
شَطْرَهُۙ
لِئَلَّا
يَكُونَ
لِلنَّاسِ
عَلَيْكُمْ
حُجَّةٌۗ
اِلَّا
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُوا
مِنْهُمْ
فَلَا
تَخْشَوْهُمْ
وَاخْشَوْن۪ي
وَلِاُتِمَّ
نِعْمَت۪ي
عَلَيْكُمْ
وَلَعَلَّكُمْ
تَهْتَدُونَۙ
Her nereden çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir. İnsanların zulmedenlerinden başkalarının size karşı gösterecekleri bir hüccet olmaması için, her nerede olursanız, yüzlerinizi oranın semtine çevirin, bu hususta onlardan korkmayın. Benden korkun da size olan nimetimi tamamlayayım. Böylece doğru yolu bulursunuz.[150]
وَمِنَ
النَّاسِ
مَنْ
يَتَّخِذُ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
اَنْدَاداً
يُحِبُّونَهُمْ
كَحُبِّ
اللّٰهِۜ
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اَشَدُّ
حُباًّ
لِلّٰهِۜ
وَلَوْ
يَرَى
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُٓوا
اِذْ
يَرَوْنَ
الْعَذَابَۙ
اَنَّ
الْقُوَّةَ
لِلّٰهِ
جَم۪يعاًۙ
وَاَنَّ
اللّٰهَ
شَد۪يدُ
الْعَذَابِ
İnsanlar arasında, Allah’ı bırakıp, O’na koştukları eşleri tanrı olarak benimseyenler ve onları, Allah’ı severcesine sevenler vardır. Müminlerin Allah’ı sevmesi ise hepsinden kuvvetlidir. Zalimler azabı gördükleri zaman, bütün kuvvetin Allah’a aid bulunacağını ve Allah’ın azabının şiddetli olduğunu keşke bilselerdi![165]
وَاِذَا
طَلَّقْتُمُ
النِّسَٓاءَ
فَبَلَغْنَ
اَجَلَهُنَّ
فَاَمْسِكُوهُنَّ
بِمَعْرُوفٍ
اَوْ
سَرِّحُوهُنَّ
بِمَعْرُوفٍۖ
وَلَا
تُمْسِكُوهُنَّ
ضِرَاراً
لِتَعْتَدُواۚ
وَمَنْ
يَفْعَلْ
ذٰلِكَ
فَقَدْ
ظَلَمَ
نَفْسَهُۜ
وَلَا
تَتَّخِذُٓوا
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
هُزُواًۘ
وَاذْكُرُوا
نِعْمَتَ
اللّٰهِ
عَلَيْكُمْ
وَمَٓا
اَنْزَلَ
عَلَيْكُمْ
مِنَ
الْكِتَابِ
وَالْحِكْمَةِ
يَعِظُـكُمْ
بِه۪ۜ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَ
وَاعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ۟
Kadınları boşadığınızda, müddetleri sona ererken, onları güzellikle tutun, ya da güzellikle bırakın, haklarına tecavüz etmek için onlara zararlı olacak şekilde tutmayın; böyle yapan şüphesiz kendisine yazık etmiş olur. Allah’ın ayetlerini de alaya almayın; Allah’ın üzerinize olan nimetini, öğüt vermek üzere size indirdiği Kitap ve hikmeti anın, Allah’tan sakının, Allah’ın her şeyi bildiğini bilin.[231]
مَثَلُ
مَا
يُنْفِقُونَ
ف۪ي
هٰذِهِ
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَا
كَمَثَلِ
ر۪يحٍ
ف۪يهَا
صِرٌّ
اَصَابَتْ
حَرْثَ
قَوْمٍ
ظَلَمُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
فَاَهْلَكَتْهُۜ
وَمَا
ظَلَمَهُمُ
اللّٰهُ
وَلٰكِنْ
اَنْفُسَهُمْ
يَظْلِمُونَ
Bu dünya hayatında sarfettiklerinin durumu, kendilerine zulmeden kimselerin ekinlerine isabetle kavurup mahveden soğuk bir rüzgarın durumu gibidir. Allah onlara zulmetmedi, onlar kendilerine yazık ettiler.[117]
وَالَّذ۪ينَ
اِذَا
فَعَلُوا
فَاحِشَةً
اَوْ
ظَلَمُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
ذَكَرُوا
اللّٰهَ
فَاسْتَغْفَرُوا
لِذُنُوبِهِمْۖ
وَمَنْ
يَغْفِرُ
الذُّنُوبَ
اِلَّا
اللّٰهُۖ
وَلَمْ
يُصِرُّوا
عَلٰى
مَا
فَعَلُوا
وَهُمْ
يَعْلَمُونَ
Onlar fena bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı anarlar, günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah’tan başka bağışlayan kim vardır? Onlar, yaptıklarında bile bile direnmezler.[135]
وَمَٓا
اَرْسَلْنَا
مِنْ
رَسُولٍ
اِلَّا
لِيُطَاعَ
بِاِذْنِ
اللّٰهِۜ
وَلَوْ
اَنَّهُمْ
اِذْ
ظَلَمُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
جَٓاؤُ۫كَ
فَاسْتَغْفَرُوا
اللّٰهَ
وَاسْتَغْفَرَ
لَهُمُ
الرَّسُولُ
لَوَجَدُوا
اللّٰهَ
تَـوَّاباً
رَح۪يماً
Biz her peygamberi ancak, Allah’ın izniyle, itaat olunması için gönderdik. Onlar, kendilerine yazık ettiklerinde, sana gelip Allah’tan mağfiret dileseler ve Peygamber de onlara mağfiret dileseydi, Allah’ın tevbeleri daima kabul ve merhamet eden olduğunu görürlerdi.[64]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
وَظَلَمُوا
لَمْ
يَكُنِ
اللّٰهُ
لِيَغْفِرَ
لَهُمْ
وَلَا
لِيَهْدِيَهُمْ
طَر۪يقاًۙ
İnkar edenleri ve zalimleri Allah şüphesiz bağışlamaz, onları içinde temelli ve ebediyyen kalacakları cehennem yolundan başka bir yola eriştirmez. Bu, Allah’a kolaydır.[168-169]
فَقُطِـعَ
دَابِرُ
الْقَوْمِ
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُواۜ
وَالْحَمْدُ
لِلّٰهِ
رَبِّ
الْعَالَم۪ينَ
Zulmeden milletin kökü böylece kesildi. Hamd, Alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.[45]
قَالَا
رَبَّـنَا
ظَلَمْنَٓا
اَنْفُسَنَا
وَاِنْ
لَمْ
تَغْفِرْ
لَنَا
وَتَرْحَمْنَا
لَنَكُونَنَّ
مِنَ
الْخَاسِر۪ينَ
Her ikisi, «Rabbimiz! Kendimize yazık ettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz kaybedenlerden oluruz» dediler.[23]
ثُمَّ
بَعَثْنَا
مِنْ
بَعْدِهِمْ
مُوسٰى
بِاٰيَاتِنَٓا
اِلٰى
فِرْعَوْنَ
وَمَلَا۬ئِه۪
فَظَلَمُوا
بِهَاۚ
فَانْظُرْ
كَيْفَ
كَانَ
عَاقِبَةُ
الْمُفْسِد۪ينَ
Sonra peygamberlerin ardından Musa’yı ayetlerimizle Firavun ve erkanına gönderdik. Ayetlerimize karşı haksızlık ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak.[103]
وَقَطَّعْنَاهُمُ
اثْنَتَيْ
عَشْرَةَ
اَسْبَاطاً
اُمَماًۜ
وَاَوْحَيْنَٓا
اِلٰى
مُوسٰٓى
اِذِ
اسْتَسْقٰيهُ
قَوْمُهُٓ
اَنِ
اضْرِبْ
بِعَصَاكَ
الْحَجَرَۚ
فَانْبَجَسَتْ
مِنْهُ
اثْنَتَا
عَشْرَةَ
عَيْناًۜ
قَدْ
عَلِمَ
كُلُّ
اُنَاسٍ
مَشْرَبَهُمْۜ
وَظَلَّلْنَا
عَلَيْهِمُ
الْغَمَامَ
وَاَنْزَلْنَا
عَلَيْهِمُ
الْمَنَّ
وَالسَّلْوٰىۜ
كُلُوا
مِنْ
طَيِّبَاتِ
مَا
رَزَقْنَاكُمْۜ
وَمَا
ظَلَمُونَا
وَلٰكِنْ
كَانُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
يَظْلِمُونَ
Biz İsrailoğullarını oymaklar halinde on iki topluluğa ayırdık. Milleti Musa’dan su isteyince ona: «Asanla taşa vur» diye bildirdik; ondan on iki pınar fışkırdı. Herkes içeceği yeri öğrendi. Bulutla üzerlerine gölge yaptık, onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik, «Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin» dedik. Onlar, karşı gelmekle, Bize değil kendilerine zulmediyorlardı.[160]
فَبَدَّلَ
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُوا
مِنْهُمْ
قَوْلاً
غَيْرَ
الَّذ۪ي
ق۪يلَ
لَهُمْ
فَاَرْسَلْنَا
عَلَيْهِمْ
رِجْزاً
مِنَ
السَّمَٓاءِ
بِمَا
كَانُوا
يَظْلِمُونَ۟
Onların zulmedenleri, kendilerine söylenen sözü başkasiyle değiştirdiler. Biz de, o zalimlere, zulümlerinden ötürü gökten azab indirdik.[162]
فَلَمَّا
نَسُوا
مَا
ذُكِّرُوا
بِه۪ٓ
اَنْجَيْنَا
الَّذ۪ينَ
يَنْهَوْنَ
عَنِ
السُّٓوءِ
وَاَخَذْنَا
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُوا
بِعَذَابٍ
بَـ۪ٔيسٍ
بِمَا
كَانُوا
يَفْسُقُونَ
Kendilerine yapılan öğütleri unutunca, Biz fenalıktan menedenleri kurtardık ve zalimleri, Allah’a karşı gelmelerinden ötürü şiddetli azaba uğrattık.[165]
وَاتَّقُوا
فِتْنَةً
لَا
تُص۪يبَنَّ
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُوا
مِنْكُمْ
خَٓاصَّةًۚ
وَاعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
شَد۪يدُ
الْعِقَابِ
Aranızdan yalnız zalimlere erişmekle kalmayacak fitneden sakının, Allah’ın azabının şiddetli olduğunu bilin.[25]
وَلَقَدْ
اَهْلَكْنَا
الْقُرُونَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
لَمَّا
ظَلَمُواۙ
وَجَٓاءَتْهُمْ
رُسُلُهُمْ
بِالْبَيِّنَاتِ
وَمَا
كَانُوا
لِيُؤْمِنُواۜ
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْقَوْمَ
الْمُجْرِم۪ينَ
And olsun ki, sizden önce nice nesilleri, peygamberleri onlara belgeler getirmişken, haksızlık ederek inanmadıkları zaman yok etmiştik. İşte biz suçlu milleti böyle cezalandırırız.[13]
ثُمَّ
ق۪يلَ
لِلَّذ۪ينَ
ظَلَمُوا
ذُوقُوا
عَذَابَ
الْخُلْدِۚ
هَلْ
تُجْزَوْنَ
اِلَّا
بِمَا
كُنْتُمْ
تَكْسِبُونَ
Haksızlık edenlere de: «Sürekli azabı tadın, ancak yaptığınıza karşılık ceza çekiyorsunuz» denir.[52]
وَاصْنَعِ
الْفُلْكَ
بِاَعْيُنِنَا
وَوَحْيِنَا
وَلَا
تُخَاطِبْن۪ي
فِي
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُواۚ
اِنَّهُمْ
مُغْرَقُونَ
Nuh’a, «Senin milletinden, inanmış olanlardan başkası inanmayacaktır; onların yapageldiklerine üzülme; nezaretimiz altında, sana bildirdiğimiz gibi gemiyi yap. Haksızlık yapanlar için Bana baş vurma, çünkü onlar suda boğulacaklardır» diye Allah tarafından vahyolundu.[36-37]
Yükleniyor...